Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/14616 K.2011/8458
4 kez atıf aldıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca nitelikli zimmet suçu işlediği iddiasıyla verilen adli para cezasının miktarı ve niteliğidir; Mahkeme, sanığın suçunun nitelikli zimmet olduğunu kabul ederek banka zararının üç katı tutarında adli para cezası koyma kararını bozmuş ve bu kararı iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5411 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kütahya 2.Ağır Ceza Mahkemesinin kurulduğu ancak fiilen göreve başlamadığı cihetle tebliğnamedeki görev yönüyle bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Tazminata karar verilen banka zararı miktarı üzerinden nisbi vekalet ücreti ve nisbi harca hükmolunmaması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosyanın suça konu tüm belgelerle birlikte Üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine, olayla ilgili banka kayıtları ve usulsüz işlemlerle ilgili tüm evrak incelettirilerek, suç tarihinden önce yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22/3.maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "..suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenirse ..." şeklindeki nitelikli zimmet suçunun belirlenmesinde kullanılan kriterlere göre fiiller, kurum içi rutin bir kontrolle ortaya çıkarılabilecek nitelikteyse basit zimmet olarak kabul edilebilir ise de; suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160/2.maddesinde basit ve nitelikli zimmet fiillerinin ayırımında "suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi" kriteri kabul edilerek, "bankayı aldatıcılık" unsuru kaldırıldığı cihetle, bu tarihten sonra eylemin basit bir inceleme ile ilk bakışta anlaşılması halinde basit zimmet, aksi takdirde eylemin nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı gözetilerek, sanığın fiillerinden basit ve nitelikli zimmet vasfında olanların ayrı ayrı tespiti yapıldıktan sonra hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun ve zimmetin niteliğinin değerlendirilmesi gerekirken anılan hususları içermeyen yetersiz bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kabule göre;
l-Sanığa 5411 sayılı yasanın 160/2.maddesinin ikinci cümlesinde öngörüldüğü şekilde hürriyeti bağlayıcı ceza tayin edilerek, takdir edilecek gün para cezasının, artırım ve indirime tabi tutulduktan sonra 5237 sayılı TCK.nun 52.maddesindeki esaslara göre tayin edilecek sonuç adli para cezasının nitelikli zimmet suçu nedeni ile oluşan banka zararının 3 katına çıkartılması gerekirken doğrudan banka zararının 3 katı tutarında adli para cezası tayini,
2-Nitelikli zimmet suçundan verilen ve banka zararının üç katı artırılan adli para cezasının, ayrıca 5237 sayılı TCK.nun 43.maddesi uyarınca arttırılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarı yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.06.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 5411 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kütahya 2.Ağır Ceza Mahkemesinin kurulduğu ancak fiilen göreve başlamadığı cihetle tebliğnamedeki görev yönüyle bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Tazminata karar verilen banka zararı miktarı üzerinden nisbi vekalet ücreti ve nisbi harca hükmolunmaması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosyanın suça konu tüm belgelerle birlikte Üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine, olayla ilgili banka kayıtları ve usulsüz işlemlerle ilgili tüm evrak incelettirilerek, suç tarihinden önce yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22/3.maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "..suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenirse ..." şeklindeki nitelikli zimmet suçunun belirlenmesinde kullanılan kriterlere göre fiiller, kurum içi rutin bir kontrolle ortaya çıkarılabilecek nitelikteyse basit zimmet olarak kabul edilebilir ise de; suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160/2.maddesinde basit ve nitelikli zimmet fiillerinin ayırımında "suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi" kriteri kabul edilerek, "bankayı aldatıcılık" unsuru kaldırıldığı cihetle, bu tarihten sonra eylemin basit bir inceleme ile ilk bakışta anlaşılması halinde basit zimmet, aksi takdirde eylemin nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı gözetilerek, sanığın fiillerinden basit ve nitelikli zimmet vasfında olanların ayrı ayrı tespiti yapıldıktan sonra hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun ve zimmetin niteliğinin değerlendirilmesi gerekirken anılan hususları içermeyen yetersiz bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kabule göre;
l-Sanığa 5411 sayılı yasanın 160/2.maddesinin ikinci cümlesinde öngörüldüğü şekilde hürriyeti bağlayıcı ceza tayin edilerek, takdir edilecek gün para cezasının, artırım ve indirime tabi tutulduktan sonra 5237 sayılı TCK.nun 52.maddesindeki esaslara göre tayin edilecek sonuç adli para cezasının nitelikli zimmet suçu nedeni ile oluşan banka zararının 3 katına çıkartılması gerekirken doğrudan banka zararının 3 katı tutarında adli para cezası tayini,
2-Nitelikli zimmet suçundan verilen ve banka zararının üç katı artırılan adli para cezasının, ayrıca 5237 sayılı TCK.nun 43.maddesi uyarınca arttırılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarı yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.06.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.