Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/11208 K.2012/7386
Özet: (1) Sanığın 18.07.2007 tarihli mahkumiyet kararı için temyiz başvurusunun, başvuru süresi ve şeklinin belirtilmemesi nedeniyle kararın kesinleşmediği iddia edildi; (2) Mahkeme, 6222 sayılı yasanın yürürlükten kaldırılmasıyla birlikte 5149 sayılı kanun hükümlerinin geçersiz kılındığını kabul ederek sanığın mahkumiyet kararı bozup yeni hukuki durumunu yeniden değerlendirmeye karar verdi.
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5149 sayılı kanuna muhalefet
**HÜKÜM:** Hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay C.G.K.nın 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak mercii ve başvuru yönteminin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.
Sanık ...'ın gıyabında verilen 18.07.2007 tarihli mahkumiyete dair kararda başvuru süresinin başlangıcı ve başvuru şekilleri gösterilmediği bu nedenle kararın kesinleşmediği cihetle; bu tarihden sonra alınan tüm kararların hukuken geçersiz ve yok hükmünde bulunduğundan sanık müdafiinin 15.09.2008 tarihli başvurusunun 18.07.2007 tarihli mahkumiyet hükmüne karşı temyiz dilekçesi mahiyetinde bulunduğu kabul edilerek anılan karara yönelik yapılan incelemede,
Hükümden sonra 14.04.2011 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6222 sayılı yasanın 25. maddesi ile 5149 sayılı kanunun tüm hükümlerinin yürürlükten kaldırıldığı cihetle, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5149 sayılı yasanın 20/1. maddesi ile 6222 sayılı yasa hükümleri karşılaştırılıp, 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesi uyarınca lehe olan yasa belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 03.04.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : 5149 sayılı kanuna muhalefet
**HÜKÜM:** Hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay C.G.K.nın 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak mercii ve başvuru yönteminin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.
Sanık ...'ın gıyabında verilen 18.07.2007 tarihli mahkumiyete dair kararda başvuru süresinin başlangıcı ve başvuru şekilleri gösterilmediği bu nedenle kararın kesinleşmediği cihetle; bu tarihden sonra alınan tüm kararların hukuken geçersiz ve yok hükmünde bulunduğundan sanık müdafiinin 15.09.2008 tarihli başvurusunun 18.07.2007 tarihli mahkumiyet hükmüne karşı temyiz dilekçesi mahiyetinde bulunduğu kabul edilerek anılan karara yönelik yapılan incelemede,
Hükümden sonra 14.04.2011 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6222 sayılı yasanın 25. maddesi ile 5149 sayılı kanunun tüm hükümlerinin yürürlükten kaldırıldığı cihetle, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5149 sayılı yasanın 20/1. maddesi ile 6222 sayılı yasa hükümleri karşılaştırılıp, 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesi uyarınca lehe olan yasa belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 03.04.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.