Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/1120 K.2012/43
Özet: (1) Sanığın nisan ve ağustos 2008’de bakaya kalması nedeniyle tek bir bakaya kalmak suçundan iki kez ayrı ayrı cezalandırılması; (2) Yargıtay, Zile Sulh Ceza Mahkemesi kararını bozarak sanığı 3 ay 10 gün hapis cezası ve 2000 TL adli para cezasıyla cezalandırdı.
Bakaya kalmak suçundan sanık ...'ün, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 63/1-A (2 defa), 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 (2 defa), 50 (2 defa), 52/2-4. (2 defa) maddeleri gereğince 2.000 ve 1.500 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Zile Sulh Ceza Mahkemesinin 24.06.2009 tarihli ve 2009/76-248 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 30.12.2009 gün ve 74831 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2010 gün ve KYB. 2010-6258 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; sanığın nisan 2008 ve ağustos 2008 tarihlerinde bakaya kaldığı anlaşılmakla, eylemin bu haliyle tek bir bakaya kalmak suçunu oluşturduğu cihetle, tek suçtan cezalandırılması gerekirken, iki kez atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Zile Sulh Ceza Mahkemesi'nin 24.06.2009 gün ve 2009/76 Esas, 2009/248 Karar sayılı kararının CMK'nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak, 1632 sayılı Yasa'nın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi uyarınca sanığın 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nun 62/1. maddesi uyarınca cezadan 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nun 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 1 günün karşılığı 20,00 TL'ndan paraya çevrilmesi suretiyle sanığın 2000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar adli para cezası üzerinden yapılmasına, TCK'nun 52/4. maddesi uyarınca hükmolunan adli para cezasının 10 eşit taksitte 10 ayda sanık tarafından ödenmesine, kararda kabul edildiği üzere 5,50 TL'ndan ibaret yargılama giderlerinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydedilmesine, 16.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; sanığın nisan 2008 ve ağustos 2008 tarihlerinde bakaya kaldığı anlaşılmakla, eylemin bu haliyle tek bir bakaya kalmak suçunu oluşturduğu cihetle, tek suçtan cezalandırılması gerekirken, iki kez atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Zile Sulh Ceza Mahkemesi'nin 24.06.2009 gün ve 2009/76 Esas, 2009/248 Karar sayılı kararının CMK'nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak, 1632 sayılı Yasa'nın 63/1-A maddesinin üç aydan sonra gelenler cümlesi uyarınca sanığın 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nun 62/1. maddesi uyarınca cezadan 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nun 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 1 günün karşılığı 20,00 TL'ndan paraya çevrilmesi suretiyle sanığın 2000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar adli para cezası üzerinden yapılmasına, TCK'nun 52/4. maddesi uyarınca hükmolunan adli para cezasının 10 eşit taksitte 10 ayda sanık tarafından ödenmesine, kararda kabul edildiği üzere 5,50 TL'ndan ibaret yargılama giderlerinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydedilmesine, 16.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.