Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/7150 K.2012/1507
Özet: Uyuşmazlık, 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanuna aykırı olarak belge alınmadan yapılan kazı ve kuyular nedeniyle verilen 694 TL idari para cezasının geçerliliğiyle ilgilidir. Mahkeme, kararın kanun yararına bozulmaması gerektiğine hükmederek, idari para cezasını onaylamış ve ilgili cezayı sürdürmüştür.
167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanuna aykırılıktan ...'nın 694 yeni Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına dair ... Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğünce düzenlenen 20.09.2006 tarihli ve 706 sayılı karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Tokat 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.10.2008 tarihli ve 2008/465 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Tokat Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2008 tarihli ve 2008/1068 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 09.03.2009 gün ve 13139 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2009 gün ve KYB. 2009-72043 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Tayin olunan idari para cezasının 2.000 yeni Türk lirasının altında olması nedeniyle, itiraz üzerine Tokat 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen kararın kesin olduğu cihetle, Tokat Ağır Ceza Mahkemesinin kararı kanun yararına bozmaya konu edilmeyerek, Sulh Ceza Mahkemesinin kararına yönelik olarak yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre;
167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanunun "Belge Alınması ve Bilgi Verilmesi Mecburiyeti" başlıklı 8. maddesinde; "Aşağıdaki (a) ve (b) fıkralarında beyan edilen kazıların yapılması veya kuyuların açılması için Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğünden belge alınması mecburidir: a) Su temini maksadıyla, kesitleri ne olursa olsun, tabii zemin üstünden itibaren derinliği Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından tespit ve ilgili bakanlığın onayından sonra ilan olunan haddi aşan her türlü çukur, sondaj ve kuyular (el ile açılan kuyular hariç), b) Su temini maksadıyla, boyları ve kesitleri ne olursa olsun, ufki veya meyilli her türlü galeriler ve tüneller. Bu kazıların yapılması ve kuyuların açılması su temini maksadını gütmemesi halinde, bunlar hakkında belge aranmamakla beraber, Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğünün talebi üzerine bilgi verilmesi mecburidir.",
"Ceza Hükümleri" başlıklı 18. maddesinin eylem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan (a) bendinde; "Belge almadan sekizinci maddedeki işleri yapanlar ile kasten yanlış bilgi verenler altıyüzdoksandörtmilyon lira idari para cezası ile cezalandırılırlar. Ceza alınmakla beraber, kuyunun açılıp işletilmesinde Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğünce bir mahzur görülmezse, sahibine gerekli belge verilir. Aksi halde, kuyu kapatılır ve masrafı kuyuyu açtırandan alınır. Tekerrürü halinde, ceza iki misli olur ve o kimseye belge verilmez, kuyu kapatılır ve masrafı kuyuyu açtırandan alınır.",
Yeraltı Suları Tüzüğü'nün, "El ile Açılan Kuyular" başlıklı 3. maddesinde; "a) Satıh alüvyonları içinde kazma, kürek, varyoz ve baramin gibi el kazısı aletleri ile kazılan her derinlikteki kuyularla, ilk su tabakası içinde en çok 10 metre derinliğe kadar, en çok 100 milimetre çapında boru çakılarak açılan kuyular, el ile açılan kuyu sayılır, b) El ile açılan kuyulardan en çok faydalı ihtiyaca yetecek kadar su çekilebilir. Yeraltı suyu deposu bu ihtiyacı karşılamayacak durumda ise, deponun normal verimi kadar su alınması gereklidir.
c) Artezyen sahalarda el ile açılan kuyular teknik yönetmelikte belirtildiği şekilde tercih ve teçhiz edilir. Artezyen yapan kuyulardan faydalı ihtiyaçtan fazla su alınmasını önleyecek tarzda ilgilinin gerekli bütün tedbirleri alması ve bu hususta Devlet Su İşlerince yapılacak tavsiyeleri yerine getirmesi mecburidir.",
"Belge Alınması Gerekli Kuyular" başlıklı 4. maddesinde; "a) Belge alınarak açılacak kuyu derinlikleri Devlet Su İşleri tarafından bölge bölge tesbit edilerek Bakanlar Kurulunun tasvibinden sonra ilan olunur, b) Yeraltı suyu araştırmaları ilerledikçe yeraltı suyu deposunun korunması bakımından zaruret hasıl olursa (a) fıkrasında tesbit ve ilan olunan derinlikler yer yer değiştirilir ve Bakanlar Kurulunun tasvibi alınmak suretiyle yeni kuyu derinlikleri ilan olunur",
Hükümlerinin yer aldığı cihetle;
Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden: Satıh alüvyonları içinde kazma, kürek, varyoz ve baramin gibi el kazısı aletleri ile kazılan her derinlikteki kuyular için Devlet Su işleri Müdürlüğünden belge alınmasının gerekmediği, elle açılmayan kuyular için; ilk su tabakası içinde en çok 10 metre derinliğe kadar, en çok 100 milimetre çapında boru çakılarak açılan kuyuların da el ile açılan kuyu sayılacağı ve Devlet Su İşleri Müdürlüğünden belge alınması gerekmediği, ancak su temini maksadıyla, kesitleri ne olursa olsun, tabii zemin üstünden itibaren derinliği Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından tespit ve ilgili bakanlığın onayından sonra ilan olunan haddi aşan her türlü çukur, sondaj ve kuyular için Devlet Su İşleri Müdürlüğünden belge alınmasının zorunlu olduğu,
Bu durumda; muterizin babası ve kardeşleriyle birlikte açtıkları kuyunun elle açılmadığı, su kanalı açmaya yarayan kepçe vasıtasıyla açıldığı, kuyunun derinliğinin 06.09.2006 tarihli tutanakla tespit edilmediği, elle açılmayan kuyular için Devlet Su İşleri Müdürlüğünden belge alınmasının zorunlu olup olmadığı hususunun kuyunun derinliğine göre belirleneceği, derinliği tespit edilmeyen söz konusu kuyu için belge alınmadığından bahisle tesis edilen idari para cezasının ise usulüne uygun olmadığı gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Tokat 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.10.2008 gün 2008/465 değişik iş sayılı kararının CMK.nın 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, cezanın kaldırılmasına, 09.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Muhalif
KARŞI OY
Araştırma eksikliğinden ve delil takdirinden dolayı kanun yararına bozma talebinde bulunulamayacağından talebin reddi yerine çoğunluk tarafından verilen bozma kararına katılmıyorum.
Mezkür ihbarnamede;
Tayin olunan idari para cezasının 2.000 yeni Türk lirasının altında olması nedeniyle, itiraz üzerine Tokat 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen kararın kesin olduğu cihetle, Tokat Ağır Ceza Mahkemesinin kararı kanun yararına bozmaya konu edilmeyerek, Sulh Ceza Mahkemesinin kararına yönelik olarak yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre;
167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanunun "Belge Alınması ve Bilgi Verilmesi Mecburiyeti" başlıklı 8. maddesinde; "Aşağıdaki (a) ve (b) fıkralarında beyan edilen kazıların yapılması veya kuyuların açılması için Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğünden belge alınması mecburidir: a) Su temini maksadıyla, kesitleri ne olursa olsun, tabii zemin üstünden itibaren derinliği Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından tespit ve ilgili bakanlığın onayından sonra ilan olunan haddi aşan her türlü çukur, sondaj ve kuyular (el ile açılan kuyular hariç), b) Su temini maksadıyla, boyları ve kesitleri ne olursa olsun, ufki veya meyilli her türlü galeriler ve tüneller. Bu kazıların yapılması ve kuyuların açılması su temini maksadını gütmemesi halinde, bunlar hakkında belge aranmamakla beraber, Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğünün talebi üzerine bilgi verilmesi mecburidir.",
"Ceza Hükümleri" başlıklı 18. maddesinin eylem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan (a) bendinde; "Belge almadan sekizinci maddedeki işleri yapanlar ile kasten yanlış bilgi verenler altıyüzdoksandörtmilyon lira idari para cezası ile cezalandırılırlar. Ceza alınmakla beraber, kuyunun açılıp işletilmesinde Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğünce bir mahzur görülmezse, sahibine gerekli belge verilir. Aksi halde, kuyu kapatılır ve masrafı kuyuyu açtırandan alınır. Tekerrürü halinde, ceza iki misli olur ve o kimseye belge verilmez, kuyu kapatılır ve masrafı kuyuyu açtırandan alınır.",
Yeraltı Suları Tüzüğü'nün, "El ile Açılan Kuyular" başlıklı 3. maddesinde; "a) Satıh alüvyonları içinde kazma, kürek, varyoz ve baramin gibi el kazısı aletleri ile kazılan her derinlikteki kuyularla, ilk su tabakası içinde en çok 10 metre derinliğe kadar, en çok 100 milimetre çapında boru çakılarak açılan kuyular, el ile açılan kuyu sayılır, b) El ile açılan kuyulardan en çok faydalı ihtiyaca yetecek kadar su çekilebilir. Yeraltı suyu deposu bu ihtiyacı karşılamayacak durumda ise, deponun normal verimi kadar su alınması gereklidir.
c) Artezyen sahalarda el ile açılan kuyular teknik yönetmelikte belirtildiği şekilde tercih ve teçhiz edilir. Artezyen yapan kuyulardan faydalı ihtiyaçtan fazla su alınmasını önleyecek tarzda ilgilinin gerekli bütün tedbirleri alması ve bu hususta Devlet Su İşlerince yapılacak tavsiyeleri yerine getirmesi mecburidir.",
"Belge Alınması Gerekli Kuyular" başlıklı 4. maddesinde; "a) Belge alınarak açılacak kuyu derinlikleri Devlet Su İşleri tarafından bölge bölge tesbit edilerek Bakanlar Kurulunun tasvibinden sonra ilan olunur, b) Yeraltı suyu araştırmaları ilerledikçe yeraltı suyu deposunun korunması bakımından zaruret hasıl olursa (a) fıkrasında tesbit ve ilan olunan derinlikler yer yer değiştirilir ve Bakanlar Kurulunun tasvibi alınmak suretiyle yeni kuyu derinlikleri ilan olunur",
Hükümlerinin yer aldığı cihetle;
Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden: Satıh alüvyonları içinde kazma, kürek, varyoz ve baramin gibi el kazısı aletleri ile kazılan her derinlikteki kuyular için Devlet Su işleri Müdürlüğünden belge alınmasının gerekmediği, elle açılmayan kuyular için; ilk su tabakası içinde en çok 10 metre derinliğe kadar, en çok 100 milimetre çapında boru çakılarak açılan kuyuların da el ile açılan kuyu sayılacağı ve Devlet Su İşleri Müdürlüğünden belge alınması gerekmediği, ancak su temini maksadıyla, kesitleri ne olursa olsun, tabii zemin üstünden itibaren derinliği Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından tespit ve ilgili bakanlığın onayından sonra ilan olunan haddi aşan her türlü çukur, sondaj ve kuyular için Devlet Su İşleri Müdürlüğünden belge alınmasının zorunlu olduğu,
Bu durumda; muterizin babası ve kardeşleriyle birlikte açtıkları kuyunun elle açılmadığı, su kanalı açmaya yarayan kepçe vasıtasıyla açıldığı, kuyunun derinliğinin 06.09.2006 tarihli tutanakla tespit edilmediği, elle açılmayan kuyular için Devlet Su İşleri Müdürlüğünden belge alınmasının zorunlu olup olmadığı hususunun kuyunun derinliğine göre belirleneceği, derinliği tespit edilmeyen söz konusu kuyu için belge alınmadığından bahisle tesis edilen idari para cezasının ise usulüne uygun olmadığı gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Tokat 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.10.2008 gün 2008/465 değişik iş sayılı kararının CMK.nın 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, cezanın kaldırılmasına, 09.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Muhalif
KARŞI OY
Araştırma eksikliğinden ve delil takdirinden dolayı kanun yararına bozma talebinde bulunulamayacağından talebin reddi yerine çoğunluk tarafından verilen bozma kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.