Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/6 K.2012/25740
Özet: Uyuşmazlık konusu, davacının geçmişte “korunmaya muhtaç çocuk” olarak kurumda kaldığının tespiti talebidir. Mahkeme, dosyayı aile mahkemesine veya bu sıfatla görevli asliye hukuk mahkemesine göndermeyi reddederek, kararını bozdu ve 17/10/2012’de oybirliğiyle karara vardı.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
DAVA: Tespit
HÜKÜM: Mahkemenin görevsizliğine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Ayrıntıları Yargıtay 2.Hukuk Dairesi'nin 05.04.2010 tarih ve 2009/2869 Esas - 2010/6583 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, "Korunmaya Muhtaç Çocukların İşe Yerleştirilmesine İlişkin Tüzük"ün 7. maddesinde, bu tüzük hükümlerinden yararlanmak isteyenlerin, onsekiz yaşını tamamladıkları tarihten itibaren kamu kurum ve kuruluşlarına kurum aracılığıyla başvuracakları, başvuru sahibinin geçmişte bir sosyal hizmet kuruluşunda kaldığının ve korunduğunun belgelenememesi halinde, bu hususun mahkeme kararıyla tespit olunacağı hükme bağlanmıştır.
Dosya kapsamına göre, tespiti istenen husus, davacının geçmişte 2828 sayılı Yasa kapsamında “korunmaya muhtaç çocuk” olarak kurumda kaldığının belirlenmesine ilişkindir.
15.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5395 sayılı Yasa'nın geçici 1/4. maddesi ile, koruma tedbirini alma görevi, suça sürüklenen korunmaya muhtaç çocuklar hakkında "çocuk mahkemelerine"; bunların dışındaki diğer korunmaya muhtaç çocuklar hakkında ise "aile mahkemelerine", aile mahkemesi kurulmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine verildiğine göre, bununla ilgili tespit kararı alma görevi de bu mahkemelere ait olacaktır.
Somut olayda, tespiti talep edilen hususta karar verme görevi, aile mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemelere, kurulmayan yerlerde ise bu sıfatla asliye hukuk mahkemelerine aittir. Davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığını da ancak görevli mahkeme beliryebilir.
Bu açıklamalar karşısında, dosyanın aile mahkemesine (ya da bu sıfatla görev yapan asliye hukuk mahkemesine) gönderilmesi için görevsizlik kararı verilmesi yerine, isabetsiz değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
DAVA: Tespit
HÜKÜM: Mahkemenin görevsizliğine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Ayrıntıları Yargıtay 2.Hukuk Dairesi'nin 05.04.2010 tarih ve 2009/2869 Esas - 2010/6583 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, "Korunmaya Muhtaç Çocukların İşe Yerleştirilmesine İlişkin Tüzük"ün 7. maddesinde, bu tüzük hükümlerinden yararlanmak isteyenlerin, onsekiz yaşını tamamladıkları tarihten itibaren kamu kurum ve kuruluşlarına kurum aracılığıyla başvuracakları, başvuru sahibinin geçmişte bir sosyal hizmet kuruluşunda kaldığının ve korunduğunun belgelenememesi halinde, bu hususun mahkeme kararıyla tespit olunacağı hükme bağlanmıştır.
Dosya kapsamına göre, tespiti istenen husus, davacının geçmişte 2828 sayılı Yasa kapsamında “korunmaya muhtaç çocuk” olarak kurumda kaldığının belirlenmesine ilişkindir.
15.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5395 sayılı Yasa'nın geçici 1/4. maddesi ile, koruma tedbirini alma görevi, suça sürüklenen korunmaya muhtaç çocuklar hakkında "çocuk mahkemelerine"; bunların dışındaki diğer korunmaya muhtaç çocuklar hakkında ise "aile mahkemelerine", aile mahkemesi kurulmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine verildiğine göre, bununla ilgili tespit kararı alma görevi de bu mahkemelere ait olacaktır.
Somut olayda, tespiti talep edilen hususta karar verme görevi, aile mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemelere, kurulmayan yerlerde ise bu sıfatla asliye hukuk mahkemelerine aittir. Davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığını da ancak görevli mahkeme beliryebilir.
Bu açıklamalar karşısında, dosyanın aile mahkemesine (ya da bu sıfatla görev yapan asliye hukuk mahkemesine) gönderilmesi için görevsizlik kararı verilmesi yerine, isabetsiz değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.