Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/5553 K.2011/4375
**MAHKEMESİ:**Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1632 sayılı kanuna muhalefet
**HÜKÜM:** Hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
647 sayılı kanunun 4.maddesinde "Uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen para cezası veya tedbirdir. Bu hükmün uygulanması, kanun yollarına başvurmada engel teşkil etmez" hükmünün yer aldığı ancak bu düzenlemenin 5237 sayılı TCK'da yer almaması nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 50/5.maddesinde öngörülen düzenleme nazara alınarak, hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre 21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı yasanın 3.maddesinin (B) bendi ile değişik olup 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 305/1 ve 317.maddeleri uyarınca hükmün temyizi kabil bulunmadığından sanığın temyiz isteminin REDDİNE, 13.04.2011 günü oyçokluğuyla karar verildi .
(Muhalif)
KARŞI OY
Her ne kadar Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.05.1994/97-126; 19.09.2006/180-195; 21.06.2005/61-82 ve 24.03.2009/237-71 gün ve sayılı kararlarında belirtildiği üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığının hüküm tarihindeki yasal düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle belirlenmesinin gerektiği savunulabilirse de;
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren 23.07.2009 tarihli ve 2006/65-2009/114 sayılı kararıyla 1412 sayılı CMUK.nun 305/1.maddesindeki temyiz edilebilirliğe sınır getirilmesine ilişkin kuralın iptal edilmesi nedeniyle iptal kararının yürürlüğe girdiği anda yürürlüğe giren usul kuralı nedeniyle temyiz yeteneğinin belirlenmesinin gerekmesi ve inceleme tarihindeki 1412 sayılı yasanın 305.maddesine göre mahkumiyet kararlarının temyiz edilebilirliği bakımından sınır bulunmadığından ve inceleme tarihine göre kararın verilebilecek cezanın nevi ve miktarına bakılmaksızın temyiz edilebilir olduğunu düşündüğümden sayın çoğunluğun kararına katılmamaktayım.
SUÇ : 1632 sayılı kanuna muhalefet
**HÜKÜM:** Hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
647 sayılı kanunun 4.maddesinde "Uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen para cezası veya tedbirdir. Bu hükmün uygulanması, kanun yollarına başvurmada engel teşkil etmez" hükmünün yer aldığı ancak bu düzenlemenin 5237 sayılı TCK'da yer almaması nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 50/5.maddesinde öngörülen düzenleme nazara alınarak, hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre 21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı yasanın 3.maddesinin (B) bendi ile değişik olup 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 305/1 ve 317.maddeleri uyarınca hükmün temyizi kabil bulunmadığından sanığın temyiz isteminin REDDİNE, 13.04.2011 günü oyçokluğuyla karar verildi .
(Muhalif)
KARŞI OY
Her ne kadar Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.05.1994/97-126; 19.09.2006/180-195; 21.06.2005/61-82 ve 24.03.2009/237-71 gün ve sayılı kararlarında belirtildiği üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığının hüküm tarihindeki yasal düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle belirlenmesinin gerektiği savunulabilirse de;
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren 23.07.2009 tarihli ve 2006/65-2009/114 sayılı kararıyla 1412 sayılı CMUK.nun 305/1.maddesindeki temyiz edilebilirliğe sınır getirilmesine ilişkin kuralın iptal edilmesi nedeniyle iptal kararının yürürlüğe girdiği anda yürürlüğe giren usul kuralı nedeniyle temyiz yeteneğinin belirlenmesinin gerekmesi ve inceleme tarihindeki 1412 sayılı yasanın 305.maddesine göre mahkumiyet kararlarının temyiz edilebilirliği bakımından sınır bulunmadığından ve inceleme tarihine göre kararın verilebilecek cezanın nevi ve miktarına bakılmaksızın temyiz edilebilir olduğunu düşündüğümden sayın çoğunluğun kararına katılmamaktayım.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.