Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/377 K.2011/1526
Özet: Uyuşmazlık, 2863 sayılı Yasaya Aykırılık kapsamında taşınır kültür varlıklarının tasnif ve tescili ile ilgili olarak bilirkişi raporunun yetersizliği nedeniyle ortaya çıktı; mahkeme, temyiz incelemesinde suç tarihine göre zamanaşımı süresinin dolduğunu ve 2863 sayılı Yasa kapsamındaki varlıkların korunması gerektiğini belirterek kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 2863 Sayılı Yasaya Aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülüklerine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi olan 15.07.2002 itibariyle temyiz inceleme gününde, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe hükümler içeren 765 sayılı TCK.nun 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresi dolmuş ise de, suç konusu eserler bakımından yapılan incelemede;
2863 sayılı Yasanın 25. maddesi, 4. madde uyarınca bakanlığa bildirilen ve 23. maddede belirlenen taşınır kültür ve tabiat varlıklarının tasnif ve tescile tabi tutulacağını öngörmüştür. Tasnif, incelenen taşınır kültür ve tabiat varlığının korunması gerekli olup olmadığının belirlenmesidir. Bu tasnif sonucunda gerekli görülenlerin belge ve envanter listeleri düzenlemek suretiyle tescili yapılır ve bunların birer nüshası müze dosyalarında muhafaza edilir. Devlet müzelerinde bulunması gerekli görülenler usulüne uygun biçimde ve 64. maddede yazılı koşullar uyarınca müzelere alınırlar, müzelere alınmasına gerek bulunmayanlar ise yukarıda açıklanan belgelerle sahiplerine iade olunur. Bu itibarla bir taşınır kültür varlığının hem tescil dışı olması ve hem de müzede korunması gerekli değer taşıması mümkün değildir. Zira tescil dışı bırakılan varlıklar, korunması gerekmeyen ve bu nedenle 2863 sayılı Yasanın kapsamı dışında kalan kültür varlıklarıdır.
Bu açıklamaların ışığı altında, 30.10.2002 havale tarihli bilirkişi raporunda "2863 sayılı Yasa kapsamına girer, ancak maddi değeri yoktur, etütlük niteliktedir" şeklinde açıklanan 1. sırada kayıtlı 70 adet sikke; "2863 sayılı Yasa kapsamındadır" şeklinde açıklanan 2. sırada kayıtlı 24 adet sikke, 3. sırada kayıtlı 8 adet sikke, 4. sırada kayıtlı 7 adet sikke ve 5. sırada kayıtlı 1 adet sikke; "taklittir, 2863 sayılı Yasa kapsamına girmez, ancak örnek teşkil etmesi amacıyla müzede korunabilir" şeklinde açıklanan 6. sırada kayıtlı 3 adet sikke üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, hali hazır durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, 2863 sayılı Yasa kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlıkları olup olmadıkları, tasnif ve tescik tabi olup olmadıkları, bildirim zorunluluğu olan eserlerden olup olmadıklarının tespit edilmesi ve sonucuna göre, eserlerin "Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıklarının Tasnif ve Tescili ile Müzelere Alınması Hakkındaki Yönetmelik" hükümleri uyarınca işlem yapılmak üzere müzeye tevdiine veya iadesine karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 2863 Sayılı Yasaya Aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülüklerine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi olan 15.07.2002 itibariyle temyiz inceleme gününde, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe hükümler içeren 765 sayılı TCK.nun 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresi dolmuş ise de, suç konusu eserler bakımından yapılan incelemede;
2863 sayılı Yasanın 25. maddesi, 4. madde uyarınca bakanlığa bildirilen ve 23. maddede belirlenen taşınır kültür ve tabiat varlıklarının tasnif ve tescile tabi tutulacağını öngörmüştür. Tasnif, incelenen taşınır kültür ve tabiat varlığının korunması gerekli olup olmadığının belirlenmesidir. Bu tasnif sonucunda gerekli görülenlerin belge ve envanter listeleri düzenlemek suretiyle tescili yapılır ve bunların birer nüshası müze dosyalarında muhafaza edilir. Devlet müzelerinde bulunması gerekli görülenler usulüne uygun biçimde ve 64. maddede yazılı koşullar uyarınca müzelere alınırlar, müzelere alınmasına gerek bulunmayanlar ise yukarıda açıklanan belgelerle sahiplerine iade olunur. Bu itibarla bir taşınır kültür varlığının hem tescil dışı olması ve hem de müzede korunması gerekli değer taşıması mümkün değildir. Zira tescil dışı bırakılan varlıklar, korunması gerekmeyen ve bu nedenle 2863 sayılı Yasanın kapsamı dışında kalan kültür varlıklarıdır.
Bu açıklamaların ışığı altında, 30.10.2002 havale tarihli bilirkişi raporunda "2863 sayılı Yasa kapsamına girer, ancak maddi değeri yoktur, etütlük niteliktedir" şeklinde açıklanan 1. sırada kayıtlı 70 adet sikke; "2863 sayılı Yasa kapsamındadır" şeklinde açıklanan 2. sırada kayıtlı 24 adet sikke, 3. sırada kayıtlı 8 adet sikke, 4. sırada kayıtlı 7 adet sikke ve 5. sırada kayıtlı 1 adet sikke; "taklittir, 2863 sayılı Yasa kapsamına girmez, ancak örnek teşkil etmesi amacıyla müzede korunabilir" şeklinde açıklanan 6. sırada kayıtlı 3 adet sikke üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, hali hazır durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, 2863 sayılı Yasa kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlıkları olup olmadıkları, tasnif ve tescik tabi olup olmadıkları, bildirim zorunluluğu olan eserlerden olup olmadıklarının tespit edilmesi ve sonucuna göre, eserlerin "Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıklarının Tasnif ve Tescili ile Müzelere Alınması Hakkındaki Yönetmelik" hükümleri uyarınca işlem yapılmak üzere müzeye tevdiine veya iadesine karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.