Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/1845 K.2011/2136
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi, 1632 sayılı kanun ihlali suçundan 21 Temmuz 2004 tarihli 5219 sayılı kanunun 3/B maddesi uyarınca verilen hükmünü inceleyerek, 5320 sayılı yasa 8/1 maddesi gereğince okunmuş cezanın temyiz edilemez olduğunu kabul ettirerek 24.2.2011’de oyçokluğuyla reddetti.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: 1632 sayılı kanuna aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre 21 Temmuz 2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı kanunun 3/B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK.nun 305/1. maddesine göre hükmün temyizi kabil bulunmadığından 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddeleri uyarınca sanığın temyiz talebinin REDDİNE, 24.2.2011 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Her ne kadar Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2.5.1994/97-126; 19.9.2006/180-195; 21.6.2005/61-82 ve 24.3.2009/237-71 gün ve sayılı kararlarında belirtildiği üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığı hüküm tarihindeki yasal düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle belirlenmesinin gerektiği savunulabilirse de; Anayasa Mahkemesinin 7.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren 23.07.2009 tarihli ve 2006/65-2009/114 sayılı kararıyla 1412 sayılı CMUK.nun 305/1. maddesindeki temyiz edilebilirliğe sınır getirilmesine ilişkin kuralın iptal edilmesi nedeniyle iptal kararının yürürlüğe girdiği anda yürürlüğe giren usul kuralı nedeniyle temyiz yeteneğinin belirlenmesinin gerekmesi ve inceleme tarihindeki 1412 sayılı yasanın 305. maddesine göre mahkumiyet kararlarının temyiz edilebilirliği bakımından sınır bulunmadığından ve inceleme tarihine göre kararın verilebilecek cezanın nevi ve miktarına bakılmaksızın temyiz edilebilir olduğunu düşündüğümüzden sayın çoğunluğun kararına katılmamaktayız.
SUÇ: 1632 sayılı kanuna aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre 21 Temmuz 2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı kanunun 3/B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK.nun 305/1. maddesine göre hükmün temyizi kabil bulunmadığından 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddeleri uyarınca sanığın temyiz talebinin REDDİNE, 24.2.2011 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Her ne kadar Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2.5.1994/97-126; 19.9.2006/180-195; 21.6.2005/61-82 ve 24.3.2009/237-71 gün ve sayılı kararlarında belirtildiği üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığı hüküm tarihindeki yasal düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle belirlenmesinin gerektiği savunulabilirse de; Anayasa Mahkemesinin 7.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren 23.07.2009 tarihli ve 2006/65-2009/114 sayılı kararıyla 1412 sayılı CMUK.nun 305/1. maddesindeki temyiz edilebilirliğe sınır getirilmesine ilişkin kuralın iptal edilmesi nedeniyle iptal kararının yürürlüğe girdiği anda yürürlüğe giren usul kuralı nedeniyle temyiz yeteneğinin belirlenmesinin gerekmesi ve inceleme tarihindeki 1412 sayılı yasanın 305. maddesine göre mahkumiyet kararlarının temyiz edilebilirliği bakımından sınır bulunmadığından ve inceleme tarihine göre kararın verilebilecek cezanın nevi ve miktarına bakılmaksızın temyiz edilebilir olduğunu düşündüğümüzden sayın çoğunluğun kararına katılmamaktayız.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.