Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/690 K.2011/16562
5187 sayılı Basın Kanunu'na aykırılık suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 28.11.2006 tarihli ve 2006/17936-13130 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın süre yönünden reddine dair, mercii BOĞAZLIYAN Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 11.06.2007 tarihli ve 2007/300 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 30.11.2007 gün ve 60991 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2008 gün ve KYB. 2007-282727 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar müştekinin adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35.maddesi gereğince tebliğ edilmiş ise de; anılan Kanun'un 11.maddesi gereğince vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği, ayrıca aynı Kanun'un 35.maddesinin uygulanabilmesi için gerekli ön koşul olan kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre daha önce yapılmış bir tebliğ işleminin bulunması veya tebliğ yapılmamış ise 35.maddenin son fıkrasında gösterilen ayrıksı durumlardan birinin oluşmasının gerekli olması karşısında, Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 01.12.2004 gün ve 2004/20415-12070 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Tebligat Kanunu'nun 35/son ve Tebligat Tüzüğü'nün 55/son maddeleri uyarınca "Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenlemeye nazaran, söz konusu yasa hükmü uyarınca, daha önce adli mercilerce ve usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmasa bile, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen ya da anılan kurum ve kuruluşlara bildirilen adreslerdeki değişikliklerin bildirilmemesi durumunda da, Tebligat Kanunu'nun 35.maddesindeki hükümlerin uygulanacağı, dolayısıyla daha önce adli mercilerce usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmasa bile, belirtilen nitelikteki sözleşmelerde yer alan veya söz konusu kurum ve kuruluşlar tarafından bildirilen adrese, mahkemece, önce bu adresin değişip değişmediğinin bilinememesi nedeniyle anılan Yasanın 35.maddesi dışındaki maddeler uyarınca tebligat çıkarılması ve tebligatın yapılamayarak, tebligat memurunca sanığın adresinin değiştiğinin belirlenmesi ve Tebligat Tüzüğü'nün 55/2.maddesi yollamasıyla 28.maddesinde belirtilen usule uygun olarak yapacağı araştırma sonucunda yeni adresinin de tespit edilememesi durumunda, tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese (bilinen en son adrese) ait binanı kapısına asılması gerekeceği ve kapıya asma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı, bu tebligattan sonraki tebligatların da, adresinin halen bilinmemesi durumunda kapıya asma usulüyle yapılacağı, Tebligat Tüzüğü'nün 28.maddesi uyarınca, tebliğ memurunun adreste bulunmama nedenini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti kurulu veya meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından araştırarak, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imlazatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekeceği adres araştırmasına ilişkin söz konusu imzalı açıklamanın tebliğ tutanağında yer almasının, zorunlu şekil şartı olup; belirtilen usule uygun olarak araştırma yapılmaması ve bu nedenle mahkemece, en son bilinen bu adresten sanığın ayrıldığının ve yeni adresinin tespit edilemediğinin kolluk görevlileri aracılığı ile de belirlenmemesi durumunda, Tebligat Kanunu'nun 35.maddesinde belirtilen şekilde tebliğ evrakının kapıya asılması suretiyle tebligat yapılmasıın mümkün bulunmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın tebliğinin geçerli olmadığı cihetle, müşteki vekilinin itirazı üzerine esas hakkında inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde süre yönünden red kararı verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı emre dayanan ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin 11.06.2007 gün 2007/300 değişik iş sayılı kararının CMK.nın 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına 29.09.2011 günü oybirliğiyle karar verildi. ...
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar müştekinin adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35.maddesi gereğince tebliğ edilmiş ise de; anılan Kanun'un 11.maddesi gereğince vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği, ayrıca aynı Kanun'un 35.maddesinin uygulanabilmesi için gerekli ön koşul olan kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre daha önce yapılmış bir tebliğ işleminin bulunması veya tebliğ yapılmamış ise 35.maddenin son fıkrasında gösterilen ayrıksı durumlardan birinin oluşmasının gerekli olması karşısında, Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 01.12.2004 gün ve 2004/20415-12070 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Tebligat Kanunu'nun 35/son ve Tebligat Tüzüğü'nün 55/son maddeleri uyarınca "Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenlemeye nazaran, söz konusu yasa hükmü uyarınca, daha önce adli mercilerce ve usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmasa bile, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen ya da anılan kurum ve kuruluşlara bildirilen adreslerdeki değişikliklerin bildirilmemesi durumunda da, Tebligat Kanunu'nun 35.maddesindeki hükümlerin uygulanacağı, dolayısıyla daha önce adli mercilerce usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmasa bile, belirtilen nitelikteki sözleşmelerde yer alan veya söz konusu kurum ve kuruluşlar tarafından bildirilen adrese, mahkemece, önce bu adresin değişip değişmediğinin bilinememesi nedeniyle anılan Yasanın 35.maddesi dışındaki maddeler uyarınca tebligat çıkarılması ve tebligatın yapılamayarak, tebligat memurunca sanığın adresinin değiştiğinin belirlenmesi ve Tebligat Tüzüğü'nün 55/2.maddesi yollamasıyla 28.maddesinde belirtilen usule uygun olarak yapacağı araştırma sonucunda yeni adresinin de tespit edilememesi durumunda, tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese (bilinen en son adrese) ait binanı kapısına asılması gerekeceği ve kapıya asma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı, bu tebligattan sonraki tebligatların da, adresinin halen bilinmemesi durumunda kapıya asma usulüyle yapılacağı, Tebligat Tüzüğü'nün 28.maddesi uyarınca, tebliğ memurunun adreste bulunmama nedenini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti kurulu veya meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından araştırarak, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imlazatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekeceği adres araştırmasına ilişkin söz konusu imzalı açıklamanın tebliğ tutanağında yer almasının, zorunlu şekil şartı olup; belirtilen usule uygun olarak araştırma yapılmaması ve bu nedenle mahkemece, en son bilinen bu adresten sanığın ayrıldığının ve yeni adresinin tespit edilemediğinin kolluk görevlileri aracılığı ile de belirlenmemesi durumunda, Tebligat Kanunu'nun 35.maddesinde belirtilen şekilde tebliğ evrakının kapıya asılması suretiyle tebligat yapılmasıın mümkün bulunmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın tebliğinin geçerli olmadığı cihetle, müşteki vekilinin itirazı üzerine esas hakkında inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde süre yönünden red kararı verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı emre dayanan ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin 11.06.2007 gün 2007/300 değişik iş sayılı kararının CMK.nın 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına 29.09.2011 günü oybirliğiyle karar verildi. ...
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.