Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/649 K.2011/16508
Özet: (1) Askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçundan şüpheli olan kişi hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3 ve 174/1 maddelerine uygun olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine ilişkin kararın bozulması talebi. (2) Siirt Ağır Ceza Mahkemesi’nin 25.09.2007 tarihli kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemiyle birlikte, 27.09.2011’de oybirliğiyle bozulmasına hükmedildi.
Askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Siirt Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12.09.2007 tarihli ve 2007/2530 soruşturma, 2007/789 esas, 2007/405 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170.maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı kanunun 174.maddesi gereğince iadesine dair, Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2007 tarihli ve 2007/33-33 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin 25.09.2007 tarihli ve 2007/874-874 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 15.11.2007 gün ve 58128 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2007 gün ve KYB. 2007-261542 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170/3.maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı kanunun 174/1.maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, 5271 sayılı kanunun 170/2.maddesinde yer alan "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü uyarınca Cumhuriyet Savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek diğer deliller değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilebileceği, şüpheli hakkında askerliğe elverişli olduğuna dair, Gülhane Askeri Hastanesi Başhekimliğinin 25.04.2007 tarihli ve 1493 sayılı sağlık raporu ile GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinin 09.07.2007 tarihli ve 2543 sayılı sağlık raporu bulunduğu nazara alındığında, itirazın bu yönden de kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin 25.09.2007 gün ve 2007/874 değişik iş esas sayılı kararının itirazın reddine ilişkin kısmının CMK.nın 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 27.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170/3.maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı kanunun 174/1.maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, 5271 sayılı kanunun 170/2.maddesinde yer alan "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü uyarınca Cumhuriyet Savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek diğer deliller değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilebileceği, şüpheli hakkında askerliğe elverişli olduğuna dair, Gülhane Askeri Hastanesi Başhekimliğinin 25.04.2007 tarihli ve 1493 sayılı sağlık raporu ile GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinin 09.07.2007 tarihli ve 2543 sayılı sağlık raporu bulunduğu nazara alındığında, itirazın bu yönden de kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin 25.09.2007 gün ve 2007/874 değişik iş esas sayılı kararının itirazın reddine ilişkin kısmının CMK.nın 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 27.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.