Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/6254 K.2011/2959
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların teşekkül halinde kaçakçılık suçunu işleyip işlemediği ve bu eylemin toplu suç olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusundaki hukuki yorumdan kaynaklanmaktadır. Mahkeme, sanıkların münferit kaçakçılık yaptığını kabul ederek, zamanaşımı nedeniyle kamu davasını ortadan kaldırmış ve sanıkların beraatini hükmüştür.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kaçakçılık
HÜKÜM: Sanıkların beraatlerine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1918 sayılı yasanın 27/1 ve 4926 sayılı yasanın 5/1 madde fıkralarında teşekkül halinde kaçakçılık suçunun oluşabilmesi için eylemin iki veya daha fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesinin yeterli olduğunun öngörülmesine karşın, hükümden önce 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nun 2. maddesinin l.fıkrasının (k) bendinde toplu suç "aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suçu" ifade eder şeklinde tanımlanmış olup, TCK.nun 7. maddesi de gözetilerek sanıkların teşekkül halinde kaçakçılık suçunu işledikleri kabul edilemeyeceğinden, sanıklara isnat edilen eylemin münferit kaçakçılık olarak değerlendirilerek, yapılan incelemede;
Zamanaşımını kesen en son işlem olan sanıların sorgusunun yapıldığı, 06.12.2005 günü itibariyle temyiz inceleme tarihinde, sanık yararına hükümler içeren 765 sayılı TCK'nın 102/4 maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi tahakkuk etmiş bulunduğundan hükmün BOZULMASINA, anılan madde uyarınca sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyler ORTADAN KALDIRILMASINA, 28.03.2011 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
4926 Sayılı Kaçakçılık Kanunu 2. maddesi tanımlar bölümünde teşekkül tarifini yaptığı halde toplu tarifini yapmamıştır. 5. madde son fıkrada ise "Bu kanunun suç saydığı fiillerin iki veya daha fazla kişi tarafından teşekkül oluşturmaksızın toplu olarak işlenmesi durumunda ilgili maddelerdeki cezalar yarısı kadar arttırılarak uygulanır" denmektedir. Burada toplu tabiri 1. fıkrada geçen teşekkül tabirinden ayırmak için kullanılmıştır. Asıl amaç iki veya daha fazla kişinin suç işlediğinde ilgili cezaların yarısı kadar arttırılmasıdır. Aksi halde iki kişinin devamlılık arz eden fiilleri de teşekkül sayılamayacaktır.
5271 sayılı yeni CMK 2. madde toplu tarifi yapıyor ise de; madde başlangıcı "Bu kanunun uygulanmasında "diye" başlayıp bilahare tanımları yapıp, (k) bendinde "toplu suç" tanımı yaptıktan sonra cümleyi "ifade eder" şeklinde bitirmektedir. Yani toplu suç tabiri sadece yeni CMK.da geçen yerler için yapılmıştır. Örneğin yeni CMK 91/3. fıkrada görüldüğü üzere toplu suçlarda ayrı bir düzenleme getirmiştir.
31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı yasanın 4/2. fıkrası ile "üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde toplu suç" oluşacağı, müeyyidesi ise 3. madde de hürriyeti bağlayıcı ceza olarak öngörülmektedir. 4926 sayılı yasanın 5/son fıkrası ise; yukarıda belirtildiği üzere, iki veya daha fazla kişinin kaçakçılık suçu işlemesi halinde 4. madde gereği para cezası olarak düzenlenmiştir. 5607 sayılı yasadaki üç veya daha fazla kişinin toplu suç oluşturacağı hükmünü uygulayamayız. 5607 sayılı yasayı kişi sayısı yönünden lehe kabul edip 4926 sayılı yasa yönünden ceza tayin edilirse karma uygulama yapılmış olur. 4926 sayılı yasaya göre para cezası öngörüldüğünden suçun en az iki kişi tarafından işlenmesi halinde yine toplu suç kabul edip para cezası vermek sanık lehine olacaktır. Zira 5607 sayılı yasada hürriyeti bağlayıcı ceza öngörülmüştür.
03.03.2009 gün 49 sayılı CGKK'da görüşümüzü doğrulamakta olduğundan sanıkların eylemi teşekkül kaçakçılığı suçunu oluşturduğu halde eylemin toplu kaçakçılık olarak kabulü ile ortadan kaldırma kararı verilmesine dair çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Muhalif Üye
SUÇ: Kaçakçılık
HÜKÜM: Sanıkların beraatlerine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1918 sayılı yasanın 27/1 ve 4926 sayılı yasanın 5/1 madde fıkralarında teşekkül halinde kaçakçılık suçunun oluşabilmesi için eylemin iki veya daha fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesinin yeterli olduğunun öngörülmesine karşın, hükümden önce 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nun 2. maddesinin l.fıkrasının (k) bendinde toplu suç "aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suçu" ifade eder şeklinde tanımlanmış olup, TCK.nun 7. maddesi de gözetilerek sanıkların teşekkül halinde kaçakçılık suçunu işledikleri kabul edilemeyeceğinden, sanıklara isnat edilen eylemin münferit kaçakçılık olarak değerlendirilerek, yapılan incelemede;
Zamanaşımını kesen en son işlem olan sanıların sorgusunun yapıldığı, 06.12.2005 günü itibariyle temyiz inceleme tarihinde, sanık yararına hükümler içeren 765 sayılı TCK'nın 102/4 maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi tahakkuk etmiş bulunduğundan hükmün BOZULMASINA, anılan madde uyarınca sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyler ORTADAN KALDIRILMASINA, 28.03.2011 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
4926 Sayılı Kaçakçılık Kanunu 2. maddesi tanımlar bölümünde teşekkül tarifini yaptığı halde toplu tarifini yapmamıştır. 5. madde son fıkrada ise "Bu kanunun suç saydığı fiillerin iki veya daha fazla kişi tarafından teşekkül oluşturmaksızın toplu olarak işlenmesi durumunda ilgili maddelerdeki cezalar yarısı kadar arttırılarak uygulanır" denmektedir. Burada toplu tabiri 1. fıkrada geçen teşekkül tabirinden ayırmak için kullanılmıştır. Asıl amaç iki veya daha fazla kişinin suç işlediğinde ilgili cezaların yarısı kadar arttırılmasıdır. Aksi halde iki kişinin devamlılık arz eden fiilleri de teşekkül sayılamayacaktır.
5271 sayılı yeni CMK 2. madde toplu tarifi yapıyor ise de; madde başlangıcı "Bu kanunun uygulanmasında "diye" başlayıp bilahare tanımları yapıp, (k) bendinde "toplu suç" tanımı yaptıktan sonra cümleyi "ifade eder" şeklinde bitirmektedir. Yani toplu suç tabiri sadece yeni CMK.da geçen yerler için yapılmıştır. Örneğin yeni CMK 91/3. fıkrada görüldüğü üzere toplu suçlarda ayrı bir düzenleme getirmiştir.
31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı yasanın 4/2. fıkrası ile "üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde toplu suç" oluşacağı, müeyyidesi ise 3. madde de hürriyeti bağlayıcı ceza olarak öngörülmektedir. 4926 sayılı yasanın 5/son fıkrası ise; yukarıda belirtildiği üzere, iki veya daha fazla kişinin kaçakçılık suçu işlemesi halinde 4. madde gereği para cezası olarak düzenlenmiştir. 5607 sayılı yasadaki üç veya daha fazla kişinin toplu suç oluşturacağı hükmünü uygulayamayız. 5607 sayılı yasayı kişi sayısı yönünden lehe kabul edip 4926 sayılı yasa yönünden ceza tayin edilirse karma uygulama yapılmış olur. 4926 sayılı yasaya göre para cezası öngörüldüğünden suçun en az iki kişi tarafından işlenmesi halinde yine toplu suç kabul edip para cezası vermek sanık lehine olacaktır. Zira 5607 sayılı yasada hürriyeti bağlayıcı ceza öngörülmüştür.
03.03.2009 gün 49 sayılı CGKK'da görüşümüzü doğrulamakta olduğundan sanıkların eylemi teşekkül kaçakçılığı suçunu oluşturduğu halde eylemin toplu kaçakçılık olarak kabulü ile ortadan kaldırma kararı verilmesine dair çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Muhalif Üye
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.