Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/625 K.2011/2955
Özet: (1) Uyuşmazlık, kaçakçılık suçundan dolayı açılmış kamu davalarının zamanaşımı ve ceza miktarı konularında yerel mahkeme kararıyla ilgili; (2) Mahkeme, 765 sayılı TCK'nın 102/3 maddesine göre zamanaşımının tamamlandığını belirterek, sanıklar hakkında açılan kamu davalarını ortadan kaldırdı ve kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kaçakçılık
HÜKÜM: TCK'nun 102/4,104/2. maddeleri uyarınca kamu davasının ortadan kaldırılmasına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Müdahil idare vekilinin sanıklar, ..., ..., ... ve ... hakkındaki temyizine nazaran yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında teşekkül oluşturmak suretiyle kaçakçılık suçundan kamu davası açılmış olup, suçun sübutu halinde eylemlerinin 5607 sayılı Yasanın 3/2 ve 4/1 maddelerinde belirtilen suçu oluşturacağı ve yaptırımının üç yıldan onbeş yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza olarak öngörüldüğü, belirtilen eylemler için suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı Yasanın 27/1-3 maddesinde 10 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza ve 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı yasanın 5/1 maddesinde de 2 yıldan 6 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza gerektirdiği göz önüne alındığında, 4926 sayılı Yasada belirtilen ceza miktarının sanıklar lehine olduğu ve dava zamanaşımının da 765 sayılı TCK.nun 102/3 ve 104/2 maddelerinde öngörülen sürelere tabi bulunduğu ve karar tarihinde bu sürelerinde dolmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, ancak zamanaşımını kesen en son işlem olan sanıklar ..., ..., ... ve ...'in savunmasının alındığı 25.02.2000 tarihi itibariyle temyiz inceleme gününde sanıklar yararına hükümler içeren 765 sayılı TCK'nın 102/3 maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi tamamlanmış bulunduğundan adı geçen sanıklar hakkında açılmış bulunan kamu davasının anılan madde uyarınca zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA,
II) Müdahil idare vekilinin diğer sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki temyizine gelince;
Sanıklar hakkında teşekkül oluşturmak suretiyle kaçakçılık suçundan kamu davası açıldığı cihetle, suçun sübutu halinde eylemlerinin 5607 sayılı Yasanın 3/2 ve 4/1 maddelerinde belirtilen suçu oluşturacağı ve yaptırımının üç yıldan onbeş yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza olarak öngörüldüğü, belirtilen eylemler için suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı Yasanın 27/1-3 maddesinde 10 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza ve 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı yasanın 5/1 maddesinde de 2 yıldan 6 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza gerektirdiği göz önüne alındığında, 4926 sayılı Yasada belirtilen ceza miktarının sanıklar lehine olduğu ve dava zamanaşımının da 765 sayılı TCK.nun 102/3 ve 104/2 maddelerinde öngörülen sürelere tabi bulunduğu ve karar tarihinde bu sürelerinde dolmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/2. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, istem gibi BOZULMASINA, 28.03 2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kaçakçılık
HÜKÜM: TCK'nun 102/4,104/2. maddeleri uyarınca kamu davasının ortadan kaldırılmasına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Müdahil idare vekilinin sanıklar, ..., ..., ... ve ... hakkındaki temyizine nazaran yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında teşekkül oluşturmak suretiyle kaçakçılık suçundan kamu davası açılmış olup, suçun sübutu halinde eylemlerinin 5607 sayılı Yasanın 3/2 ve 4/1 maddelerinde belirtilen suçu oluşturacağı ve yaptırımının üç yıldan onbeş yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza olarak öngörüldüğü, belirtilen eylemler için suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı Yasanın 27/1-3 maddesinde 10 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza ve 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı yasanın 5/1 maddesinde de 2 yıldan 6 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza gerektirdiği göz önüne alındığında, 4926 sayılı Yasada belirtilen ceza miktarının sanıklar lehine olduğu ve dava zamanaşımının da 765 sayılı TCK.nun 102/3 ve 104/2 maddelerinde öngörülen sürelere tabi bulunduğu ve karar tarihinde bu sürelerinde dolmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, ancak zamanaşımını kesen en son işlem olan sanıklar ..., ..., ... ve ...'in savunmasının alındığı 25.02.2000 tarihi itibariyle temyiz inceleme gününde sanıklar yararına hükümler içeren 765 sayılı TCK'nın 102/3 maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi tamamlanmış bulunduğundan adı geçen sanıklar hakkında açılmış bulunan kamu davasının anılan madde uyarınca zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA,
II) Müdahil idare vekilinin diğer sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki temyizine gelince;
Sanıklar hakkında teşekkül oluşturmak suretiyle kaçakçılık suçundan kamu davası açıldığı cihetle, suçun sübutu halinde eylemlerinin 5607 sayılı Yasanın 3/2 ve 4/1 maddelerinde belirtilen suçu oluşturacağı ve yaptırımının üç yıldan onbeş yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza olarak öngörüldüğü, belirtilen eylemler için suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı Yasanın 27/1-3 maddesinde 10 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza ve 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı yasanın 5/1 maddesinde de 2 yıldan 6 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza gerektirdiği göz önüne alındığında, 4926 sayılı Yasada belirtilen ceza miktarının sanıklar lehine olduğu ve dava zamanaşımının da 765 sayılı TCK.nun 102/3 ve 104/2 maddelerinde öngörülen sürelere tabi bulunduğu ve karar tarihinde bu sürelerinde dolmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/2. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, istem gibi BOZULMASINA, 28.03 2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.