Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/3513 K.2011/17646
Özet: (1) Sanık, askerlik şubesine kendiliğinden gelerek yoklama yapması nedeniyle “bakaya kalıp yedi gün içinde kendiliğinden gelmek” suçundan 1.500 TL adli para cezasına çarptırıldı; (2) Mahkeme, Yüksek Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemini reddederek kararını sürdürdü.
Bakaya kalıp yedi gün içinde kendiliğinden gelmek suçundan sanık ...'in, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 63/1-A, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1, 50/1-a maddeleri gereğince 1.500,00 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Karaman 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.11.2007 tarihli ve 2007/398-432 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 04.02.2008 gün ve 7176 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2008 gün ve KYB. 2008-35162 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın üzerine atılı eylemden dolayı temel ceza olarak takdir edilen 3 ay hapis cezasının, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehine olan 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 59. maddesi gereğince indirilmesini müteakip, 647 sayılı Kanunun 4. maddesi uygulanarak 12,00 Yeni Türk lirasından paraya çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmek suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Dosyanın incelenmesinde, son yoklamanın yapılması amacıyla 10 Ağustos 2004 tarihinde askerlik şubesinde hazır bulunması gerektiğine ilişkin tebligatın 05.08.2004 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, emsallerinin şubesince sevk edildiği 21-27 Mayıs 2005 tarihinden sonra 15 Ağustos 2005 tarihinde sanığın kendiliğinden gelerek yoklamasını askerlik işlemlerini yaptırdığı anlaşılmış, temadinin kesildiği 14 Ağustos 2005 gününün suç tarihi olması nedeniyle yerel mahkemenin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca uygulama yapmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu itibarla;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden REDDİNE, 19.10.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın üzerine atılı eylemden dolayı temel ceza olarak takdir edilen 3 ay hapis cezasının, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehine olan 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 59. maddesi gereğince indirilmesini müteakip, 647 sayılı Kanunun 4. maddesi uygulanarak 12,00 Yeni Türk lirasından paraya çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmek suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Dosyanın incelenmesinde, son yoklamanın yapılması amacıyla 10 Ağustos 2004 tarihinde askerlik şubesinde hazır bulunması gerektiğine ilişkin tebligatın 05.08.2004 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, emsallerinin şubesince sevk edildiği 21-27 Mayıs 2005 tarihinden sonra 15 Ağustos 2005 tarihinde sanığın kendiliğinden gelerek yoklamasını askerlik işlemlerini yaptırdığı anlaşılmış, temadinin kesildiği 14 Ağustos 2005 gününün suç tarihi olması nedeniyle yerel mahkemenin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca uygulama yapmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu itibarla;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden REDDİNE, 19.10.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.