Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/2492 K.2011/16970
Özet: Uyuşmazlık, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na aykırı davranmak suçundan sanıkların hapis cezasının para cezasına çevrilmesiyle ilgiliydi. Mahkeme, kanun yararına bozma talebini reddederek hapis cezalarını 25 gün boyunca içkili yerlere gitmekten men tedbirine çevirdi.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na aykırı davranmak suçundan sanıklar ..., ... ve ...'un, anılan Kanun'un Ek-2/2 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/1, 52/2. maddeleri gereğince ayrı ayrı 600,00 ve 450,00 Yeni Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmalarına dair, ANTALYA 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.10.2007 tarihli ve 2007/839 esas, 2007/1277 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 18.01.2008 gün ve 3443 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 20.02.2008 gün ve KYB. 2008-26150 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
1163 sayılı Kanun'un 3476 sayılı Kanun'la değişik Ek 2/5. maddesinde hürriyeti bağlayıcı cezaların paraya çevrilemeyeceği öngörülmekte ise de, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmedikleri anlaşılan sanıklar hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 50/1-a bendi dışındaki diğer tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozma talebinin reddi gerektiğine ilişkin üyeler ... ve ...'ın görüşü oyçokluğu reddedilerek yapılan incelemeye göre;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Antalya 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.10.2007 gün ve 2007/1277 karar sayılı kararının, CMK.nun 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıklar hakkında tayin olunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK.nun 50/1-d maddesi gereğince 25 gün boyunca umuma mahsus içkili yerlere gitmekten men tedbirine çevrilmesine, 03.10.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Halen yürürlükte olan yasalara göre hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesi imkanı mevcut olup yerel mahkemede hürriyeti bağlayıcı cezayı para cezasına çevirmiş, çevirmese dahi 5728 sayılı yasanın 340. maddesi ile 1163 sayılı yasanın Ek 2/2'deki değişiklik ile para cezasına çevirme imaknı doğmuş olduğu gözetilerek ağır bir ihlal söz konusu olmadığından kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmesi düşüncesinde olduğumuzdan çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
Mezkür ihbarnamede;
1163 sayılı Kanun'un 3476 sayılı Kanun'la değişik Ek 2/5. maddesinde hürriyeti bağlayıcı cezaların paraya çevrilemeyeceği öngörülmekte ise de, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmedikleri anlaşılan sanıklar hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 50/1-a bendi dışındaki diğer tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozma talebinin reddi gerektiğine ilişkin üyeler ... ve ...'ın görüşü oyçokluğu reddedilerek yapılan incelemeye göre;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Antalya 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.10.2007 gün ve 2007/1277 karar sayılı kararının, CMK.nun 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıklar hakkında tayin olunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK.nun 50/1-d maddesi gereğince 25 gün boyunca umuma mahsus içkili yerlere gitmekten men tedbirine çevrilmesine, 03.10.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Halen yürürlükte olan yasalara göre hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesi imkanı mevcut olup yerel mahkemede hürriyeti bağlayıcı cezayı para cezasına çevirmiş, çevirmese dahi 5728 sayılı yasanın 340. maddesi ile 1163 sayılı yasanın Ek 2/2'deki değişiklik ile para cezasına çevirme imaknı doğmuş olduğu gözetilerek ağır bir ihlal söz konusu olmadığından kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmesi düşüncesinde olduğumuzdan çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.