Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/18341 K.2011/1978
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kaçakçılık
**HÜKÜM:** Sanıkların hükümlülüklerine ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 25.maddesi uyarınca duruşmalarda Cumhuriyet Savcısının bulunamayacağı gözetilmeden, 14.09.2006, 19.10.2006 ve 12.04.2007 günlü duruşmalarda yargılamanın Cumhuriyet Savcısının katılımıyla sürdürülmesi, duruşmalarda sanıkların hazır bulunmaması ve esaslı işlemler yapılmaması nedeniyle sonuca etkili görülmemiştir.
1-Toplu kaçakçılık suçunun sübutu halinde tek bir para cezası, nisbi harç ve vekalet ücretine hükmedilerek sanıklardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiği de gözetilerek, 5395 sayılı yasanın 17.maddesindeki koşullarda dikkate alınıp, yaşının büyük olması nedeniyle soruşturması ayrı yürütülen ... hakkında açılan dava ile bu dava birleştirilerek kanıtların birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-5395 sayılı yasanın 35.maddesi hükmüne aykırı olarak sanıklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması gerekçesinin kararda gösterilmemesi,
3-Hakkındaki soruşturma ayrı yürütülen ...'ın mahkumiyetine karar verilmesi halinde, para cezası, nisbi harç ve vekalet ücretinden sanıklarla birlikte müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğinin kararda belirtilmemesi,
4-Nisbi harç, dilekçe yazım ücreti ve yargılama giderinin sanıklardan müteselsilen tahsili yerine eşit olarak alınmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve,
5-4926 Sayılı yasanın 34.maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir" düzenlemesindeki "Gümrük İdaresince" ibaresinin hükümden sonra 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınarak yargılama aşamasında belirlenen lehe gümrüklenmiş değere göre ve toplu kaçakçılık suçunun sübutu halinde müteselsil sorumlulukları da belirtilerek sanıklara yeniden ödeme önerisi tebliğ edilip sonucuna göre bir hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 16.02.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Kaçakçılık
**HÜKÜM:** Sanıkların hükümlülüklerine ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 25.maddesi uyarınca duruşmalarda Cumhuriyet Savcısının bulunamayacağı gözetilmeden, 14.09.2006, 19.10.2006 ve 12.04.2007 günlü duruşmalarda yargılamanın Cumhuriyet Savcısının katılımıyla sürdürülmesi, duruşmalarda sanıkların hazır bulunmaması ve esaslı işlemler yapılmaması nedeniyle sonuca etkili görülmemiştir.
1-Toplu kaçakçılık suçunun sübutu halinde tek bir para cezası, nisbi harç ve vekalet ücretine hükmedilerek sanıklardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiği de gözetilerek, 5395 sayılı yasanın 17.maddesindeki koşullarda dikkate alınıp, yaşının büyük olması nedeniyle soruşturması ayrı yürütülen ... hakkında açılan dava ile bu dava birleştirilerek kanıtların birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-5395 sayılı yasanın 35.maddesi hükmüne aykırı olarak sanıklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması gerekçesinin kararda gösterilmemesi,
3-Hakkındaki soruşturma ayrı yürütülen ...'ın mahkumiyetine karar verilmesi halinde, para cezası, nisbi harç ve vekalet ücretinden sanıklarla birlikte müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğinin kararda belirtilmemesi,
4-Nisbi harç, dilekçe yazım ücreti ve yargılama giderinin sanıklardan müteselsilen tahsili yerine eşit olarak alınmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve,
5-4926 Sayılı yasanın 34.maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir" düzenlemesindeki "Gümrük İdaresince" ibaresinin hükümden sonra 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınarak yargılama aşamasında belirlenen lehe gümrüklenmiş değere göre ve toplu kaçakçılık suçunun sübutu halinde müteselsil sorumlulukları da belirtilerek sanıklara yeniden ödeme önerisi tebliğ edilip sonucuna göre bir hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 16.02.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.