Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/15874 K.2011/7933
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi 20.01.2001 tarihli 1567 sayılı kanuna muhalefet suçundan sanık için 10.06.2005 hâkim kararını tefhim usule uygun olmadığından bozarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddeleri çerçevesinde zamanaşımı nedeniyle hükmün bozulmasını, kamu davasının ortadan kaldırılmasını karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 1567 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanığın hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık şirketin yokluğunda verilen 10.06.2005 günlü mahkumiyet kararında, yasa yoluna başvuru şekli ve süresinin gösterilmediği ve bu nedenle Yargıtay C.G.K.nın 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca tefhim usule uygun olmadığından kararın kesinleştirmesinin de usulsüz olduğu nazara alınarak hükmün kesinleşmesinden sonra vekaletname veren vekilin temyizinin 10.06.2005 günlü karara yönelik ve sonraki kararların yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Suç tarihi olan 20.01.2001 günü itibariyle, temyiz inceleme gününde sanık yararına olan, 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı tahakkuk etmiş bulunduğundan hükmün BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının ORTADAN KALDIRILMASINA, 09.06.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 1567 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanığın hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık şirketin yokluğunda verilen 10.06.2005 günlü mahkumiyet kararında, yasa yoluna başvuru şekli ve süresinin gösterilmediği ve bu nedenle Yargıtay C.G.K.nın 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca tefhim usule uygun olmadığından kararın kesinleştirmesinin de usulsüz olduğu nazara alınarak hükmün kesinleşmesinden sonra vekaletname veren vekilin temyizinin 10.06.2005 günlü karara yönelik ve sonraki kararların yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Suç tarihi olan 20.01.2001 günü itibariyle, temyiz inceleme gününde sanık yararına olan, 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı tahakkuk etmiş bulunduğundan hükmün BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının ORTADAN KALDIRILMASINA, 09.06.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.