Yargıtay7. Ceza DairesiCeza HukukuBankacılık ve Finans Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/1346 K.2011/8465
Özet: Uyuşmazlık, T.C. Ziraat Bankası şubesinde görev yapan sanığın, bankacılık işlemleri sırasında hesaplar arasında para transferi yaparak ve faiz giderlerini yanlış kaydederek tasarruf mevduatı hesabından kendi hesabına nakit çekmesiyle basit zimmet suçunu işlediği iddiasıdır. Mahkeme, delillerin takdirinde ve suç vasfının tayininde hatalı olduğunu belirterek, sanığın hapis cezasını bozmaya karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
T. C. Ziraat Bankası A. Ş. ... Şubesi'nde şef yardımcısı olarak görev yapan sanığa, virman ve bilgisayarda bilgi değişikliği yetkisi verilmiş olup, sanığın, bankada vadeli hesabı bulunan mudilerin hesaplarına vade sonlarında verilen miktarları faiz gideri hesaplarına masraf olarak kaydetmek ve borç bakiyelerini arttırmak suretiyle tasarruf mevduatı hesabında bu miktarları kullanıma hazır kaynak haline getirdiği, daha sonra virman işlemleri yaparak kendi tasarruf hesabı ile ilişkilendirip nakit olarak çekerek ve EFT havaleleri yaparak zimmetine geçirdiğinin olağan teftiş sırasında ortaya çıktığı anlaşılmakla, sanığa isnat edilen eylemin basit zimmet suçunu oluşturduğu gözetilerek, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ve 01.11.2005 gün 25983 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 168. maddesinin A fıkrası ile "bu kanunun geçici maddelerindeki düzenlemeler hariç olmak üzere 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile ek ve değişiklikleri" yürürlükten kaldırılmış olup, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu karşılaştırılıp lehe olan yasaların belirlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerektiği düşünülmeden, delillerin taktirinde ve suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.06.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
T. C. Ziraat Bankası A. Ş. ... Şubesi'nde şef yardımcısı olarak görev yapan sanığa, virman ve bilgisayarda bilgi değişikliği yetkisi verilmiş olup, sanığın, bankada vadeli hesabı bulunan mudilerin hesaplarına vade sonlarında verilen miktarları faiz gideri hesaplarına masraf olarak kaydetmek ve borç bakiyelerini arttırmak suretiyle tasarruf mevduatı hesabında bu miktarları kullanıma hazır kaynak haline getirdiği, daha sonra virman işlemleri yaparak kendi tasarruf hesabı ile ilişkilendirip nakit olarak çekerek ve EFT havaleleri yaparak zimmetine geçirdiğinin olağan teftiş sırasında ortaya çıktığı anlaşılmakla, sanığa isnat edilen eylemin basit zimmet suçunu oluşturduğu gözetilerek, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ve 01.11.2005 gün 25983 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 168. maddesinin A fıkrası ile "bu kanunun geçici maddelerindeki düzenlemeler hariç olmak üzere 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile ek ve değişiklikleri" yürürlükten kaldırılmış olup, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu karşılaştırılıp lehe olan yasaların belirlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerektiği düşünülmeden, delillerin taktirinde ve suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.06.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.