‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/1320 K.2011/3292

Esas No: 2008/1320 · Karar No: 2011/3292 · Karar Tarihi: 04.04.2011
Özet: Uyuşmazlık konusu, 1918 sayılı yasa ve ilgili kanunlara aykırı olarak kaçakçılık suçunun teşekkül halinde işlenmesiyle ilgili bir hapis cezasının uygulanmasıdır. Mahkeme, zamanaşımı nedeniyle davayı ortadan kaldırarak kararın bozulmasına hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: 1918 sayılı yasaya aykırılık

HÜKÜM: Ortadan kaldırma

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklara atılı suçun sübutu halinde eylemin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı Yasanın 45, 27/1-3. maddeleri ile, hüküm tarihinden önce 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı Yasanın 3/1-2, 5/2 ve 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Yasanın 3/14 ve 4/1. maddelerinde düzenlenen teşekkül halinde kaçakçılık suçunu oluşturacağı, 5607 sayılı Yasanın 3/14. maddesinde ihracat gerçekleşmediği halde gerçekleşmiş gibi göstermek fiiline verilecek ceza "bir yıldan beş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası" olarak öngörülmüş ve teşekkülü düzenleyen anılan Yasanın 4/1. maddesinde de bu Kanunda tanımlanan suçların ve kabahatlerin, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek cezanın "iki kat artırılacağı"nın belirtildiğine göre, teşekkül halinde kaçakçılık fiilleri için 5607 sayılı Yasada öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırının 15 yıl olduğu ve teşekkül oluşturarak kaçakçılık suçunu işleyen failler hakkında, 1918 sayılı Yasanın 27/1. maddesinde "on seneden onbeş seneye kadar ağır hapis cezası"na hükmolunacağı ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 5/1. maddesinde de "iki yıldan altı yıla kadar ağır hapis cezası"na hükmolunacağı belirtilmiştir.

Açıklanan yasal düzenlemeler karşısında, her üç yasada öngörülen hürriyeti bağlayıcı ceza miktarlarına göre, 765 sayılı TCK.nın 102/3 ve 104/2. maddeleri uyarınca olağan dava zamanaşımı süresinin 10 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 15 yıl olduğu dikkate alındığında, olayda suç tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı ve 4926 sayılı Yasadaki düzenlemenin sanıklar lehine olduğu hususu da gözetilmeden, yazılı gerekçelerle 765 sayılı TCK.nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen sürenin dolduğundan söz edilerek davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 04.04.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?