Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/1271 K.2011/16602
Özet: Uyuşmazlık, Şekerci’nin 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun’a aykırılık suçundan ve önceki ertelenmiş hapis cezasının infazına ilişkin mahkeme kararlarının bozulması talebine dayanmaktadır. Mahkeme, Şekerci’nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51/7. maddesi gereğince önceden ertelenmiş hapis cezasını yerine getirmesini ve ilgili para cezasının infazını bozma kararını kabul ederek Yargıtay’a gönderilmesini kararlaştırmıştır.
2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun'a aykırılık suçundan sanık ... Şekerci'nin anılan Kanun'un 23/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, evvelce işlemiş bulunduğu tedbirsiz1ik ve dikkatsizlik neticesi yaralanmaya sebebiyet vermek suçundan Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2006 tarihinde kesinleşmiş, 26/12/2005 tarihli ve 2003/675 esas, 2005/1049 sayılı kararı ile verilen erteli 214 Yeni Türk lirası adlı para cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51/7. maddesi gereğince aynen infazına dair, aynı Mahkemenin 19/03/2007 tarihli ve 2006/244 esas, 2007/110 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 13.12.2007 gün ve 64178 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2008 gün ve KYB.2007/294055 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 95/2. maddesinde yer alan "işlediği bir cürümden" ibaresinin iradi ve kasti suçlara delalet ettiği ve dava konusu suçun gayri kasti suçlardan bulunması sebebiyle olayımızda sanığın sonraki hükümlülüğünün iradı ve kasdi bir suça, önceki ertelenmiş hükümlülüğünün ise taksirli bir suça ilişkin olduğu gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 51/7. maddesi hükmün uygulanamayacağı gözetilmeden, önceki hükümlülüğün yerine getirilmesine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 6110 sayılı Kanun'la değişik 14. maddesinin son fıkrası ve 6110 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 2. fıkrası ile 02.06.2011 tarih ve 27952 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.07.2011 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Büyük Genel Kurulunun iş bölümüne ilişkin 12.05.2011 tarih ve 2011/1 sayılı kararı gereğince; bu dava dosyasının Yargıtay 10. Ceza Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 29.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 95/2. maddesinde yer alan "işlediği bir cürümden" ibaresinin iradi ve kasti suçlara delalet ettiği ve dava konusu suçun gayri kasti suçlardan bulunması sebebiyle olayımızda sanığın sonraki hükümlülüğünün iradı ve kasdi bir suça, önceki ertelenmiş hükümlülüğünün ise taksirli bir suça ilişkin olduğu gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 51/7. maddesi hükmün uygulanamayacağı gözetilmeden, önceki hükümlülüğün yerine getirilmesine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 6110 sayılı Kanun'la değişik 14. maddesinin son fıkrası ve 6110 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 2. fıkrası ile 02.06.2011 tarih ve 27952 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.07.2011 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Büyük Genel Kurulunun iş bölümüne ilişkin 12.05.2011 tarih ve 2011/1 sayılı kararı gereğince; bu dava dosyasının Yargıtay 10. Ceza Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 29.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.