Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2007/6330 K.2010/4156
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi’nin 4926 s. y. M. hükümüne ilişkin ödeme süresini ve usulünü gereği sayarak süresinde kabul edilen temyiz, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ve 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca karara sahip olunarak karar bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4926 s.y M.
HÜKÜM: Hükümlülüğüne ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay C.G.K.nun 7.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 sayılı Kararında belirtildiği üzere Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak mercii ve başvuru şeklinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.
Kararda yasayolu şeklinin belirtilmemesi usulsüz olduğundan sanığın temyizi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede,
5271 sayılı CMK'nun 5560 sayılı yasa ile değişik 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında değişiklik yapan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 9.3.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 4926 s.y M.
HÜKÜM: Hükümlülüğüne ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay C.G.K.nun 7.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 sayılı Kararında belirtildiği üzere Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak mercii ve başvuru şeklinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.
Kararda yasayolu şeklinin belirtilmemesi usulsüz olduğundan sanığın temyizi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede,
5271 sayılı CMK'nun 5560 sayılı yasa ile değişik 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında değişiklik yapan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 9.3.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.