Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2007/3283 K.2010/11751
Özet: Uyuşmazlık, Akbank A.Ş. personelinin 4389 sayılı Kanuna muhalefet suçlamalarıyla ilgili banka zararının hesaplanması ve sanıkların beraat/huküm kararlarının temyiz itirazlarıdır; Mahkeme, sanıkların bazılarını beraat ettirirken diğerlerini hükümlü tutarak, banka zararının belirli kısmını sanıklardan tazminata, nispi harç ve vekalet ücretini de ilgili sanıklardan tahsil etmeye karar vererek temyiz itirazlarını reddetti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4389 Sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM: Sanıklar ... ve ... haklarında beraatlerine, sanıklar ... ve ... haklarında hükümlülüklerine; Eyüp Ağır Ceza Mahkemesinde aynı sanıklar hakkında açılan ve bu davayla birleşen 2004/140 E. Sayılı davanın mükerrer olması nedeniyle reddine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Müdahil vekilinin sanıklar ... ve ... hakkındaki beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre müdahil vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar ... ve ... hakkındaki hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanıklar ... ve ... müdafiileri ile müdahil vekilinin bu sanıklar hakkındaki mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1-Kamu bankası olmayıp, özel banka niteliğinde bulunan Akbank A.Ş. personelinin 4389 sayılı Bankalar Kanununun yürürlüğe girdiği 23.06.1999 tarihinden önceki dönemde banka mal varlığına karşı işlenen fiillerinin zimmet suçunu oluşturmayıp anılan tarihten önceki bir zamanda mal edinilen miktarın emniyeti suistimal suçu kapsamında bulunması nedeniyle banka zararına dahil edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2-Akbank Alibeyköy şubesinin 14.05.2003 tarihli cevabi yazısında sanık tarafından zimmete geçirilen tüketici kredisi hesaplarına 14.109.443.250 TL ödeme yapıldığının bildirilmesi karşısında, anılan bu ödemelerin düşülmesi suretiyle toplam banka zararının belirlenmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
3-Dairemizin değişerek yerleşik görüşü haline geldiği üzere, sanığın zimmetine geçirdiği dövizlerin her birinin mal edinme tarihleri itibariyle geçerli olan TC.Merkez Bankası efektif satış kuru yerine son eylem tarihinde geçerli T.C. Merkez Bankası efektif satış kurunun esas alınması suretiyle banka zararı ile buna bağlı olarak hesaplanan nispi harç ve nispi vekalet ücretinin yazılı şekilde fazla tayini,
4-Sanık ... hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken lehe olduğu belirtilen 765 sayılı TCK.nın 80 ve 59/2. maddeleri uygulandığı halde, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesinde aykırı olarak anılan 765 sayılı TCK.nın 31 ve 33. maddeleri yerine, sanığın lehine olan 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğu tayini suretiyle karma uygulama yapılması,
5-Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceği düşünülmeden yazılı şekilde hapis cezalarının infazı süresince anılan maddedeki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ... müdafiileri ile müdahil vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK.nın 322. maddesi uyarınca, bankanın uğramış olduğu toplam 209.679,37 TL zararın 81.877,72 TL.ndan sanıklar ... ve ...'tan müteselsilen, kalan 127.801,64 TL.nın ise sanık ... 'den TAZMİNİNE; toplam 11.322,67 TL nispi harcın 4.421,39 TL.nın sanıklar ... ve ...'tan müteselsilen, kalan 6.901,28 TL.nın ise sanık ... 'den TAHSİL EDİLEREK HAZİNEYE İRAT KAYDINA; toplam 16.320 TL nispi vekalet ücretinin 6.782 TL.nın sanıklar ... ve ...'tan müteselsilen, kalan 9.538 TL.nın ise sanık ... 'den TAHSİLİNE; sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar ve sanık ... hakkında ise 765 sayılı TCK.nın 31 ve 33. maddelerinin uygulanmasına ve sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.07.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 4389 Sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM: Sanıklar ... ve ... haklarında beraatlerine, sanıklar ... ve ... haklarında hükümlülüklerine; Eyüp Ağır Ceza Mahkemesinde aynı sanıklar hakkında açılan ve bu davayla birleşen 2004/140 E. Sayılı davanın mükerrer olması nedeniyle reddine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Müdahil vekilinin sanıklar ... ve ... hakkındaki beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre müdahil vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar ... ve ... hakkındaki hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanıklar ... ve ... müdafiileri ile müdahil vekilinin bu sanıklar hakkındaki mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1-Kamu bankası olmayıp, özel banka niteliğinde bulunan Akbank A.Ş. personelinin 4389 sayılı Bankalar Kanununun yürürlüğe girdiği 23.06.1999 tarihinden önceki dönemde banka mal varlığına karşı işlenen fiillerinin zimmet suçunu oluşturmayıp anılan tarihten önceki bir zamanda mal edinilen miktarın emniyeti suistimal suçu kapsamında bulunması nedeniyle banka zararına dahil edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2-Akbank Alibeyköy şubesinin 14.05.2003 tarihli cevabi yazısında sanık tarafından zimmete geçirilen tüketici kredisi hesaplarına 14.109.443.250 TL ödeme yapıldığının bildirilmesi karşısında, anılan bu ödemelerin düşülmesi suretiyle toplam banka zararının belirlenmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
3-Dairemizin değişerek yerleşik görüşü haline geldiği üzere, sanığın zimmetine geçirdiği dövizlerin her birinin mal edinme tarihleri itibariyle geçerli olan TC.Merkez Bankası efektif satış kuru yerine son eylem tarihinde geçerli T.C. Merkez Bankası efektif satış kurunun esas alınması suretiyle banka zararı ile buna bağlı olarak hesaplanan nispi harç ve nispi vekalet ücretinin yazılı şekilde fazla tayini,
4-Sanık ... hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken lehe olduğu belirtilen 765 sayılı TCK.nın 80 ve 59/2. maddeleri uygulandığı halde, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesinde aykırı olarak anılan 765 sayılı TCK.nın 31 ve 33. maddeleri yerine, sanığın lehine olan 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğu tayini suretiyle karma uygulama yapılması,
5-Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceği düşünülmeden yazılı şekilde hapis cezalarının infazı süresince anılan maddedeki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ... müdafiileri ile müdahil vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK.nın 322. maddesi uyarınca, bankanın uğramış olduğu toplam 209.679,37 TL zararın 81.877,72 TL.ndan sanıklar ... ve ...'tan müteselsilen, kalan 127.801,64 TL.nın ise sanık ... 'den TAZMİNİNE; toplam 11.322,67 TL nispi harcın 4.421,39 TL.nın sanıklar ... ve ...'tan müteselsilen, kalan 6.901,28 TL.nın ise sanık ... 'den TAHSİL EDİLEREK HAZİNEYE İRAT KAYDINA; toplam 16.320 TL nispi vekalet ücretinin 6.782 TL.nın sanıklar ... ve ...'tan müteselsilen, kalan 9.538 TL.nın ise sanık ... 'den TAHSİLİNE; sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar ve sanık ... hakkında ise 765 sayılı TCK.nın 31 ve 33. maddelerinin uygulanmasına ve sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.07.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.