Yargıtay7. Ceza DairesiCeza HukukuVergi Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2007/12623 K.2011/7345
Özet: (1) Uyuşmazlık, Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen takipsizlik kararı ve Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 20/07/2006 tarihli kararının bozulması için Yüksek Adalet Bakanlığı’nın başlattığı kanun yararına bozma davasıdır. (2) Mahkeme, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazını reddederek, takipsizlik kararı ve mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu kabul ederek bozulma talebini kınamıştır.
Toplu gümrük kaçakçılığı suçundan şüpheliler ..., ... ve ... hakkında yapılan hazırlık soruşturması neticesinde, Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/04/2006 tarihli ve 2005/2612 soruşturma, 2006/1114 sayılı takipsizlik kararına karşı yapılan itirazın reddine dair, mercii Aydın 1.Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği 20/07/2006 tarihli 2006/635 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 31.05.2007 gün ve 28713 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 01.08.2007 gün ve KYB. 2007/136862 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre;
Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelilerin atılı suçu işlemediklerinden bahisle haklarında takipsizlik kararı verilmiş ise de, Joy isimli yatın alıcısının şüpheli ... olduğu, bu şahsın hem Amerikan hem de Türk vatandaşı olduğu şüphelinin bahsi geçen yatı Türkiye'den ihraç edilmiş gibi gösterdiği ancak ihraç tarihinden itibaren Türkiye'de kendisinin kullandığı, satış sırasında katma değer vergisi, motorlu taşıtlar vergisi ve özel tüketim vergilerini ödemediği, kanuni ikametgahının Türkiye olması nedeniyle tam muafiyet kapsamında turistik kolaylıklardan yararlanmasının ve yabancı bayraklı yat kullanmasının mümkün olmadığı, ihracatı gerçekleştirilen yatın parasının 180 gün içinde Türkiye'ye getirilmediği, döviz transferinin usulüne uygun yapılmadığı, gemiye ait bayrak şehadetnamesinin düzenlenmediği, diğer şüphelilerin de geminin satış ve ihracat işlemlerini yapmak suretiyle eyleme asli fail olarak iştirak ettikleri, iddiaların kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesinin gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Tüm dosya kapsamına göre, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara yönelik itirazın reddine dair Aydın 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 20.07.2006 gün ve 2006/635 sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yerinde görülmeyen kanun yararına bozma istemini içerir ihbarnamesinin REDDİNE, 25.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre;
Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelilerin atılı suçu işlemediklerinden bahisle haklarında takipsizlik kararı verilmiş ise de, Joy isimli yatın alıcısının şüpheli ... olduğu, bu şahsın hem Amerikan hem de Türk vatandaşı olduğu şüphelinin bahsi geçen yatı Türkiye'den ihraç edilmiş gibi gösterdiği ancak ihraç tarihinden itibaren Türkiye'de kendisinin kullandığı, satış sırasında katma değer vergisi, motorlu taşıtlar vergisi ve özel tüketim vergilerini ödemediği, kanuni ikametgahının Türkiye olması nedeniyle tam muafiyet kapsamında turistik kolaylıklardan yararlanmasının ve yabancı bayraklı yat kullanmasının mümkün olmadığı, ihracatı gerçekleştirilen yatın parasının 180 gün içinde Türkiye'ye getirilmediği, döviz transferinin usulüne uygun yapılmadığı, gemiye ait bayrak şehadetnamesinin düzenlenmediği, diğer şüphelilerin de geminin satış ve ihracat işlemlerini yapmak suretiyle eyleme asli fail olarak iştirak ettikleri, iddiaların kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesinin gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Tüm dosya kapsamına göre, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara yönelik itirazın reddine dair Aydın 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 20.07.2006 gün ve 2006/635 sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yerinde görülmeyen kanun yararına bozma istemini içerir ihbarnamesinin REDDİNE, 25.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.