Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2002/20607 K.2003/3581
Özet: Uyuşmazlık, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye aykırı olarak sahte marka kullanımı ve taklit ürün satışı nedeniyle Veli’nin hapis, işyeri kapatma ve ticaretten men cezası alması üzerine temyiz incelemesiydi. Mahkeme, eksik delil ve tanık dinlenmesi gibi usul hataları nedeniyle verilen hükmün ayıplı olduğunu tespit ederek kararı bozar, Veli’nin cezasını kaldırdı.
556 sayılı Kanun hükmünde kararnameye muhalefetten sanık Veli hakkında yapılan duruşma sonunda: Sanığın hükümlülüğüne ve işyerinin 1 yıl süreyle kapatılmasına ve aynı süre ile ticaretten men edilmesine, müsadereye dair (Bursa Üçüncü Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 11.9.2001 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama isteyen 10.10.2002 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Şekil ve yazı olarak müdahil adına tescilli olduğu anlaşılan markanın, bilirkişi raporunda "sanıkta yakalanan ürünler üzerinde sadece şekil baskıları, olduğu, bunun dışında bu markaya ait başka bir özelliğin ana etiketle, kartonlarda ve poşetler üzerinde bulunmadığı"nın belirtildiği ve sanıkta yakalanan ürünleri fatura ile aldığını belirterek faturayı düzenleyen firma yetkilisinin de dinlenilmesini istediği cihetle, fatura düzenleyicisi dinlenilerek sattığını kabul ettiğinde 556 sayılı KHK.'nın cezalandırdığı "markayı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı satmak..."fiilinin sanık bakımından ne şekilde gerçekleştiği araştırılıp tartışılarak hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Temyiz inceleme ve denetiminin sağlıklı yapılması bakımından el konulan taklit olduğu iddia olunan ürün ile orjinal ürünlerin bir suretlerinin, bunun mümkün olmaması veya külfetli olması halinde de renkli fotokopilerinin dosyaya konması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
3- Dinlenilmesine karar verilen tanığın dinlenilmesinden vazgeçme kararı verilmeden hüküm kurulması,
Yasaya aykırı sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme aykırı olarak (BOZULMASINA), 27.5.2003 günü oybirliğiyle karar verildi.
1- Şekil ve yazı olarak müdahil adına tescilli olduğu anlaşılan markanın, bilirkişi raporunda "sanıkta yakalanan ürünler üzerinde sadece şekil baskıları, olduğu, bunun dışında bu markaya ait başka bir özelliğin ana etiketle, kartonlarda ve poşetler üzerinde bulunmadığı"nın belirtildiği ve sanıkta yakalanan ürünleri fatura ile aldığını belirterek faturayı düzenleyen firma yetkilisinin de dinlenilmesini istediği cihetle, fatura düzenleyicisi dinlenilerek sattığını kabul ettiğinde 556 sayılı KHK.'nın cezalandırdığı "markayı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı satmak..."fiilinin sanık bakımından ne şekilde gerçekleştiği araştırılıp tartışılarak hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Temyiz inceleme ve denetiminin sağlıklı yapılması bakımından el konulan taklit olduğu iddia olunan ürün ile orjinal ürünlerin bir suretlerinin, bunun mümkün olmaması veya külfetli olması halinde de renkli fotokopilerinin dosyaya konması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
3- Dinlenilmesine karar verilen tanığın dinlenilmesinden vazgeçme kararı verilmeden hüküm kurulması,
Yasaya aykırı sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme aykırı olarak (BOZULMASINA), 27.5.2003 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.