Yargıtay6. Hukuk DairesiTicaret Hukuku
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/5877 K.2022/5449
**MAHKEMESİ:** İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
**MAHKEMESİ:** İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davalı vekilince duruşmalı temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle kesinlik sınırının altında kaldığından duruşma istemi reddedilerek incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı iken üyelikten ihraç edildiğini, müvekkilin çıkarma kararından sonra kendisine tahsis edilen daireyi davalı kooperatife teslim ettiğini, ancak müvekkilinin yaptığı ödemelerin ve teslim edilen daireye yaptığı masrafların iade edilmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı alacağından mahsup edilmesi gereken kalemler olduğunu, daireyi on yıldan fazla kullandığından faydalı masraf isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davacı tarafından 81.636,00 TL ödeme yapıldığının tarafların kabulünde olduğu, çıkan veya çıkarılan ortağa, yaptığı ödemelerin tamamını değil payına isabet eden giderlerin mahsup edilmesinden sonra bakiyesinin ödenmesi gerektiği, TBK’nın 120/2.maddesi uyarınca davacının kooperatife faiz borcunun 7.891,00 TL olduğu, davaya dayanak bağımsız bölümün davacıya kaba inşaat halinde teslim edildiği, bağımsız bölümün ince işlerinin davacı tarafından yapıldığı tarafların kabulünde olup dairenin davalı kooperatife teslim edildiği tarih olan 16.05.2014 tarih itibari ile davacının, dava konusu daireye yaptığı faydalı imalatların yıpranma bedelinin ve projeye aykırı olarak yaptığı imalatların projeye uygun hale getirilmesi bedelinin mahsubu sonucunda yaptığı faydalı faydalı imalat bedelinin 22.123,39 TL buna ilişkin gecikme faiz miktarının 1.061,92 TL olduğu , icra takip tarih itibari ile davacının davalı kooperatiften 69.995,93 TL ayrılma payı alacağı, 16.834,03 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 110.015,27 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline toplam 110.015,27 TL alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının tahsiline dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun düzenlenmesine, alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, verilen kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı,davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp bir isabetsizlik bulunmaksızın karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, çıkma payı alacağı ile faydalı masrafların tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK'nın 67/II. maddesi uyarınca davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalının icra takibine itirazında haksız ve alacağın likid olması gerekmektedir. Somut olayda , icra takibine konu faydalı masraflara ilişkin alacağın miktarı bilirkişi incelemesi sonucu belirlendiğinden, diğer bir anlatımla alacağın miktarının tespiti yargılamaya muhtaç olduğundan likid olduğu söylenemez. Bu sebeple bu kalem yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, mahkemece icra inkâr tazminatının asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden hesaplandığı anlaşılmaktadır. İtirazın iptâli davasında İİK'nın 67/II. maddesi uyarınca takip konusu asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir.
Kararın açıklanan bu nedenlerle bozulması gerekir ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın 370/2 maddesi uyarınca kararın aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
**SONUÇ:** Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 20.09.2021 tarih, 2018/2061Esas ve 2021/1015 Karar sayılı kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2 no.lu bendinde yer alan “ Kabul edilen 110.015,27 TL” ibaresinin karar metninden çıkarılarak yerine “ 69.995,93 TL” ibaresinin yazılması suretiyle kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 24.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İLK DERECE
**MAHKEMESİ:** İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davalı vekilince duruşmalı temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle kesinlik sınırının altında kaldığından duruşma istemi reddedilerek incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı iken üyelikten ihraç edildiğini, müvekkilin çıkarma kararından sonra kendisine tahsis edilen daireyi davalı kooperatife teslim ettiğini, ancak müvekkilinin yaptığı ödemelerin ve teslim edilen daireye yaptığı masrafların iade edilmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı alacağından mahsup edilmesi gereken kalemler olduğunu, daireyi on yıldan fazla kullandığından faydalı masraf isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davacı tarafından 81.636,00 TL ödeme yapıldığının tarafların kabulünde olduğu, çıkan veya çıkarılan ortağa, yaptığı ödemelerin tamamını değil payına isabet eden giderlerin mahsup edilmesinden sonra bakiyesinin ödenmesi gerektiği, TBK’nın 120/2.maddesi uyarınca davacının kooperatife faiz borcunun 7.891,00 TL olduğu, davaya dayanak bağımsız bölümün davacıya kaba inşaat halinde teslim edildiği, bağımsız bölümün ince işlerinin davacı tarafından yapıldığı tarafların kabulünde olup dairenin davalı kooperatife teslim edildiği tarih olan 16.05.2014 tarih itibari ile davacının, dava konusu daireye yaptığı faydalı imalatların yıpranma bedelinin ve projeye aykırı olarak yaptığı imalatların projeye uygun hale getirilmesi bedelinin mahsubu sonucunda yaptığı faydalı faydalı imalat bedelinin 22.123,39 TL buna ilişkin gecikme faiz miktarının 1.061,92 TL olduğu , icra takip tarih itibari ile davacının davalı kooperatiften 69.995,93 TL ayrılma payı alacağı, 16.834,03 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 110.015,27 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline toplam 110.015,27 TL alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının tahsiline dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun düzenlenmesine, alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, verilen kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı,davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp bir isabetsizlik bulunmaksızın karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, çıkma payı alacağı ile faydalı masrafların tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK'nın 67/II. maddesi uyarınca davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalının icra takibine itirazında haksız ve alacağın likid olması gerekmektedir. Somut olayda , icra takibine konu faydalı masraflara ilişkin alacağın miktarı bilirkişi incelemesi sonucu belirlendiğinden, diğer bir anlatımla alacağın miktarının tespiti yargılamaya muhtaç olduğundan likid olduğu söylenemez. Bu sebeple bu kalem yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, mahkemece icra inkâr tazminatının asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden hesaplandığı anlaşılmaktadır. İtirazın iptâli davasında İİK'nın 67/II. maddesi uyarınca takip konusu asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir.
Kararın açıklanan bu nedenlerle bozulması gerekir ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın 370/2 maddesi uyarınca kararın aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
**SONUÇ:** Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 20.09.2021 tarih, 2018/2061Esas ve 2021/1015 Karar sayılı kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2 no.lu bendinde yer alan “ Kabul edilen 110.015,27 TL” ibaresinin karar metninden çıkarılarak yerine “ 69.995,93 TL” ibaresinin yazılması suretiyle kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 24.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.