Yargıtay6. Hukuk Dairesiİcra ve İflas Hukuku
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2014/5357 K.2014/7159
Özet: Uyuşmazlık, davacı alacaklının sözlü kira sözleşmesine dayanan 8.500,00 TL asıl alacağın tahsilini talep etmesi ve davalı borçlusunun kiracılık ilişkisini reddetmesinden kaynaklanmaktadır; Mahkeme, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğini belirterek davayı reddettiği için karar bozulduğunu ve temyiz itirazının kabul edilerek kararın iptal edildiğini hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Rize İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 10/02/2014
NUMARASI: 2013/259-2014/31
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, sözlü kira sözleşmesine dayanarak davalı hakkında 02.10.2013 tarihinde başlattığı icra takibinde, 2013 yılına ait 8.500,00 TL asıl alacağın tahsilini istemiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesinde; işyeri sahibi tarafından kiralanan işyerine konulmadığını, sekiz ay boyunca işyerine girmediğinden aleyhine icra takibi başlatıldığını, kira borcunun bulunmadığını beyan etmiştir. İtirazın kaldırılması isteğiyle açılan iş bu dava sonucunda Mahkemece, davalının kiracı olup olmadığının, taşınmazı kullanıp kullanmadığının, davacı tarafından engellenip engellenmediği hususlarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı itirazında takipte dayanılan sözlü kira sözleşmesine ve kira bedeline açıkça itiraz etmediğinden kiracılık ilişkisi ve kira bedeli kesinleşmiştir. Davalı kiracı, kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini İİK.’nun 269/c maddesinde belirtilen belge ile ispat etmelidir. Mahkemece, işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
TARİHİ: 10/02/2014
NUMARASI: 2013/259-2014/31
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, sözlü kira sözleşmesine dayanarak davalı hakkında 02.10.2013 tarihinde başlattığı icra takibinde, 2013 yılına ait 8.500,00 TL asıl alacağın tahsilini istemiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesinde; işyeri sahibi tarafından kiralanan işyerine konulmadığını, sekiz ay boyunca işyerine girmediğinden aleyhine icra takibi başlatıldığını, kira borcunun bulunmadığını beyan etmiştir. İtirazın kaldırılması isteğiyle açılan iş bu dava sonucunda Mahkemece, davalının kiracı olup olmadığının, taşınmazı kullanıp kullanmadığının, davacı tarafından engellenip engellenmediği hususlarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı itirazında takipte dayanılan sözlü kira sözleşmesine ve kira bedeline açıkça itiraz etmediğinden kiracılık ilişkisi ve kira bedeli kesinleşmiştir. Davalı kiracı, kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini İİK.’nun 269/c maddesinde belirtilen belge ile ispat etmelidir. Mahkemece, işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.