Yargıtay6. Hukuk DairesiBorçlar Hukuku
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2014/10833 K.2014/12114
**MAHKEMESİ:** Keşan Sulh Hukuk Mahkemesi
**TARİHİ:** 24/06/2014
**NUMARASI:** 2014/21-2014/443
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava yeni malikin işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacının yeni malik olmadığı taşınmazda önceden pay sahibi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Konut ya da çatılı işyeri niteliğindeki bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda bir ay içinde, dilerse TBK.’nun 351. maddesi uyarınca edinme günü de dahil olmak üzere edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla edinme tarihinden itibaren altı ay sonra ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. İhtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde bu kanunun 328. maddesinde fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılması gerekir. TBK.’nun 353. maddesi uyarınca kiraya veren, daha önce veya en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava, bildirimi takip eden uzayan bir kira yılı sonuna kadar açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince; Dava dışı kiraya veren H..A...ile Davalı arasında düzenlenen 15/09/2012 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiralanan dükkan büro olarak kullanılmak üzere davalıya kiralanmıştır. Dosya arasında bulunan tapu kayıtlarına göre davaya konu taşınmaz daha önce M..T.. adına tapuda kayıtlı iken 28/01/2013 tarih ve 809 sayılı işlemle intikal edinme sebebi ile 1/2 şer pay olmak üzere dava dışı H..A.. ve davacı K.. T.. adlarına tescil edilmiş, daha sonra 28/01/2013 tarih ve 825 sayılı işlemle paylaşma sebebi ile davacı K.. T.. adına tescil edildiği görülmüştür. Davacı K.. T.. tarafından davalıya gönderilen ve 14/02/2013 tarihinde tebliğ edilen K..... Noterliğinin 11/02/2013 tarih ve 1501 sayılı ihtarnamesi ile, taşınmazın davacının mülkiyetine intikal ettiği, mesleki faaliyetini sürdürebileceği başka bir taşınmazın bulunmadığı belirtilerek kiralananın tahliye edilmesi istenmiştir. Davacı tarafından işyeri ihtiyacı sebebi ile kiralananın tahliyesi istemini içeren ihtarın davalıya 14/02/2013 tarihinde tebliği ile 15/09/2013-15/09/2014 tarihleri arasında işyeri ihtiyacı ile tahliye davası açma süresi korunmuş olup davacı vekili tarafından 10/01/2014 tarihinde açılan dava süresinde olduğundan mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
**SONUÇ:**Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
**TARİHİ:** 24/06/2014
**NUMARASI:** 2014/21-2014/443
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava yeni malikin işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacının yeni malik olmadığı taşınmazda önceden pay sahibi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Konut ya da çatılı işyeri niteliğindeki bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda bir ay içinde, dilerse TBK.’nun 351. maddesi uyarınca edinme günü de dahil olmak üzere edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla edinme tarihinden itibaren altı ay sonra ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. İhtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde bu kanunun 328. maddesinde fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılması gerekir. TBK.’nun 353. maddesi uyarınca kiraya veren, daha önce veya en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava, bildirimi takip eden uzayan bir kira yılı sonuna kadar açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince; Dava dışı kiraya veren H..A...ile Davalı arasında düzenlenen 15/09/2012 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiralanan dükkan büro olarak kullanılmak üzere davalıya kiralanmıştır. Dosya arasında bulunan tapu kayıtlarına göre davaya konu taşınmaz daha önce M..T.. adına tapuda kayıtlı iken 28/01/2013 tarih ve 809 sayılı işlemle intikal edinme sebebi ile 1/2 şer pay olmak üzere dava dışı H..A.. ve davacı K.. T.. adlarına tescil edilmiş, daha sonra 28/01/2013 tarih ve 825 sayılı işlemle paylaşma sebebi ile davacı K.. T.. adına tescil edildiği görülmüştür. Davacı K.. T.. tarafından davalıya gönderilen ve 14/02/2013 tarihinde tebliğ edilen K..... Noterliğinin 11/02/2013 tarih ve 1501 sayılı ihtarnamesi ile, taşınmazın davacının mülkiyetine intikal ettiği, mesleki faaliyetini sürdürebileceği başka bir taşınmazın bulunmadığı belirtilerek kiralananın tahliye edilmesi istenmiştir. Davacı tarafından işyeri ihtiyacı sebebi ile kiralananın tahliyesi istemini içeren ihtarın davalıya 14/02/2013 tarihinde tebliği ile 15/09/2013-15/09/2014 tarihleri arasında işyeri ihtiyacı ile tahliye davası açma süresi korunmuş olup davacı vekili tarafından 10/01/2014 tarihinde açılan dava süresinde olduğundan mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
**SONUÇ:**Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.