Yargıtay6. Hukuk DairesiBorçlar Hukuku
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/14375 K.2012/2741
**MAHKEMESİ:**Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile davalının tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz etmiştir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, davalının müvekkillerine ait taşınmazda 15.6.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşme ile kiracı olduğunu ödenmeyen kira borcu nedeniyle ihtar keşide edilmesine rağmen borcun ödenmediğini belirterek davalının temerrüt nedeniyle kiralanandan tahliyesini istemiştir. Davalı kiracı ise söz konusu kiraların ödendiğini, davanın reddini savunmuştur.
Borçlar Kanununun 260.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır.
Olayımıza gelince; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 15.6.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşme davalı ile davacılar ... ve ... arasında düzenlenmiştir. Bu sözleşmeye göre kiralayan iki kişi olup kiralayanlar arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Kiralayanlar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan temerrüt ihtarının birlikte gönderilmesi ve davanın da birlikte açılması gerekir. Her ne kadar dava her iki kiralayan tarafından açılmış ise de, davaya dayanak temerrüt ihtarlarının kiralayanlardan sadece ... tarafından keşide edildiği anlaşılmaktadır. Dava ikamesindeki noksanlığı gidermek mümkün ise de temerrüt ihtarındaki noksanlığın sonradan giderilmesi mümkün değildir. Temerrüt ihtarı tüm kiralayanlar tarafından gönderilmediğinden hukuki sonuç doğurmaz. Hukuki sonuç doğurmayan temerrüt ihtarına dayanılarak tahliye kararı verilemez. Bu nedenle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, kabule göre de, davada dayanılan temerrüt ihtarlarında borcun ödenmemesi halinde “tahliye” istenileceği hususu belirtilmemiş olup, dayanak ihtarlar bu yönüyle de yasal içerikli olmadığından söz konusu ihtarlara dayanılarak tahliyeye karar verilemez.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
**SONUÇ:** Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile davalının tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz etmiştir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, davalının müvekkillerine ait taşınmazda 15.6.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşme ile kiracı olduğunu ödenmeyen kira borcu nedeniyle ihtar keşide edilmesine rağmen borcun ödenmediğini belirterek davalının temerrüt nedeniyle kiralanandan tahliyesini istemiştir. Davalı kiracı ise söz konusu kiraların ödendiğini, davanın reddini savunmuştur.
Borçlar Kanununun 260.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır.
Olayımıza gelince; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 15.6.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşme davalı ile davacılar ... ve ... arasında düzenlenmiştir. Bu sözleşmeye göre kiralayan iki kişi olup kiralayanlar arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Kiralayanlar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan temerrüt ihtarının birlikte gönderilmesi ve davanın da birlikte açılması gerekir. Her ne kadar dava her iki kiralayan tarafından açılmış ise de, davaya dayanak temerrüt ihtarlarının kiralayanlardan sadece ... tarafından keşide edildiği anlaşılmaktadır. Dava ikamesindeki noksanlığı gidermek mümkün ise de temerrüt ihtarındaki noksanlığın sonradan giderilmesi mümkün değildir. Temerrüt ihtarı tüm kiralayanlar tarafından gönderilmediğinden hukuki sonuç doğurmaz. Hukuki sonuç doğurmayan temerrüt ihtarına dayanılarak tahliye kararı verilemez. Bu nedenle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, kabule göre de, davada dayanılan temerrüt ihtarlarında borcun ödenmemesi halinde “tahliye” istenileceği hususu belirtilmemiş olup, dayanak ihtarlar bu yönüyle de yasal içerikli olmadığından söz konusu ihtarlara dayanılarak tahliyeye karar verilemez.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
**SONUÇ:** Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.