Yargıtay6. Hukuk DairesiAile Hukuku
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/14366 K.2012/2822
**MAHKEMESİ:**Asliye Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 1.12.1998 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesine göre kendisine ait büroda kiracı olduğunu senelik kiranın 22,91 TL olarak belirlendiğini ancak yenilenen dönem için kiranın taraflar arasında sözlü olarak artırıldığını buna göre 2005 yılı için 3.900 TL,2006 yılı için 4.200 TL,2007 yılı için 4.500 TL 2008 yılı için 4.750 TL 2009 yılı için 5.000 TL senelik kira paralarını ödememesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takip durduğundan itirazın iptalini ve davacı lehine %40 icra inkar tazminatı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde, taraflar arasında kira ilişkisi var ise de yıllık kira parasının davacının talep ettiği miktarda olmadığını kendisince kabul edilen kira parasını da ödediğini belirterek davanın reddini ve % 40 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.Mahkemece davalının kabul ettiği senelik kira miktarları üzerinden davanın kısmen kabul ile itirazın 4.460 TL alacak üzerinden iptaline ve bu miktar üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiş fazlaya ilişkin talep reddedilmiş reddedilen kısım üzerinden davalı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile aralarındaki yazılı kira akdine göre senelik kira parasını yıldan yıla sözlü olarak artırdıklarını ileri sürerek, 2005 ila 2009 yılları için beş senelik toplam ödenmeyen 22.350 TL kira alacağının işlemiş faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı, itirazında, istenen kira bedelinin sözleşmede yazılı olmadığını kira parasının daha az olduğunu ve ödendiğini belirterek borca, faize ve kira artış oranına itiraz ettiğini bildirmiştir. Davada kira parasının yıllık sözlü olarak, talep kadar arttırıldığı iddiası inkar edildiğine göre, kira sözleşmesinin bir unsuru olan kira miktarı davacı tarafından kanıtlanmalıdır. Davacı davalı ile yapılmış kira artış oranlarını gösterir yazılı bir belge sunamamıştır. H.U.M.K’nun 288.’nci maddesi gereğince davacı tarafından iddia edilen yıllık kira miktarına göre kira bedelininin kesin delillerle kanıtlanması lazımdır. Bu durumda mahkemece kira bedelini ispat amacıyla dava dilekçesinin deliller bölümünde sair deliller demek suretiyle yemin deliline de dayanan davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; mahkemece kiralayan alacaklı aleyhine kötüniyet ispatlanamadığı halde İİK 67.maddesine aykırı olarak kötüniyet (icra inkar ) tazminatına hükmedilmesi doğru değildir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 1.12.1998 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesine göre kendisine ait büroda kiracı olduğunu senelik kiranın 22,91 TL olarak belirlendiğini ancak yenilenen dönem için kiranın taraflar arasında sözlü olarak artırıldığını buna göre 2005 yılı için 3.900 TL,2006 yılı için 4.200 TL,2007 yılı için 4.500 TL 2008 yılı için 4.750 TL 2009 yılı için 5.000 TL senelik kira paralarını ödememesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takip durduğundan itirazın iptalini ve davacı lehine %40 icra inkar tazminatı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde, taraflar arasında kira ilişkisi var ise de yıllık kira parasının davacının talep ettiği miktarda olmadığını kendisince kabul edilen kira parasını da ödediğini belirterek davanın reddini ve % 40 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.Mahkemece davalının kabul ettiği senelik kira miktarları üzerinden davanın kısmen kabul ile itirazın 4.460 TL alacak üzerinden iptaline ve bu miktar üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiş fazlaya ilişkin talep reddedilmiş reddedilen kısım üzerinden davalı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile aralarındaki yazılı kira akdine göre senelik kira parasını yıldan yıla sözlü olarak artırdıklarını ileri sürerek, 2005 ila 2009 yılları için beş senelik toplam ödenmeyen 22.350 TL kira alacağının işlemiş faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı, itirazında, istenen kira bedelinin sözleşmede yazılı olmadığını kira parasının daha az olduğunu ve ödendiğini belirterek borca, faize ve kira artış oranına itiraz ettiğini bildirmiştir. Davada kira parasının yıllık sözlü olarak, talep kadar arttırıldığı iddiası inkar edildiğine göre, kira sözleşmesinin bir unsuru olan kira miktarı davacı tarafından kanıtlanmalıdır. Davacı davalı ile yapılmış kira artış oranlarını gösterir yazılı bir belge sunamamıştır. H.U.M.K’nun 288.’nci maddesi gereğince davacı tarafından iddia edilen yıllık kira miktarına göre kira bedelininin kesin delillerle kanıtlanması lazımdır. Bu durumda mahkemece kira bedelini ispat amacıyla dava dilekçesinin deliller bölümünde sair deliller demek suretiyle yemin deliline de dayanan davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; mahkemece kiralayan alacaklı aleyhine kötüniyet ispatlanamadığı halde İİK 67.maddesine aykırı olarak kötüniyet (icra inkar ) tazminatına hükmedilmesi doğru değildir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.