‹ Ana sayfa
Yargıtay6. Hukuk DairesiGayrimenkul ve Emlak Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/9777 K.2011/252

Esas No: 2010/9777 · Karar No: 2011/252 · Karar Tarihi: 19.01.2011
Özet: (1) Uyuşmazlık, mahalli mahkemeden gelen önalım davasının iptali ve tescil talebine ilişkin davalıların temyiz istemiyle ilgili olarak; (2) Mahkeme, ilanen tebligatın geçersiz olduğunu belirterek kararını bozalıp, dava dilekçesinin uygun şekilde tebliğ edilerek taraf teşkili yapılmasını ve işin esasına girilmesini hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Hüküm temyiz isteminde bulunan davalıya 06.07.2008 tarihinde ilanen tebliğ edilmiştir. Ancak ilanen tebligata ilişkin, Tebligat Kanununun 29/2 ve Tebligat Tüzüğünün 47/2. maddeleri hükmü gereği düzenlenmesi gereken askı tutanağı düzenlenmemiştir. Bu nedenle hükmün tebliğine ilişkin tebligat geçersiz olup, Tebligat Kanunu'nun 32. maddesine göre davalı vekilinin karardan haberdar olunduğunu beyan ettiği 20.05.2010 tarihi itibariyle temyiz isteminin süresinde olduğu görülmekle işin esasının incelenmesine geçildi. Dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava yasal önalım hakkı nedeniyle davalılar adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyaya celp edilen tapu kayıtlarından, davalılar ... ve ...’in 15.05.2003 tarihinde satın aldıkları önalım hakkına konu payları, dava açıldıktan sonra 01.07.2003 tarihinde ...’ya, keza adı geçen ...’nın da 2336 No’lu parseldeki 35/128 payını 15.08.2003 tarihinde ...’na sattığı anlaşılmıştır. Mahkemece dava dilekçesi dahili davalı ...’na ilanen tebliğ edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 73. maddesi hükmüne göre, kanunun gösterdiği istisnalar haricinde mahkemece, taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmeden hüküm verilemez. Davetin nasıl yapılacağı 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Tüzüğü'nde belirlenmiştir. Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine göre, tebligat muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. İlanen tebligata ilişkin Tebligat Kanununun 28. maddesi hükmüne göre, kendisine usulüne uygun olarak tebligat yapılamayan, ikametgahı, meskeni veya işyeri adresi bulunamayan kimsenin adresi meçhul sayılır. Adresin meçhul olması halinde keyfiyet tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tespit edilir. Bununla beraber tebliği çıkaran merci, muhatabın adresini resmi veya özel kuruluş ve dairelerden gerekli gördüklerine sorar ve zabta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettirir. Ayrıca ilan kendisine tebligat yapılacak kimsenin öğrenmesini teminen en uygun şekilde ulaşacağı umulan bir gazete ile yapılır ve tebliğ olunacak evrak ve ilan sureti tebliği çıkaran merciin herkesin kolayca görebileceği bir yerine asılarak bir ay süre ile ilan edilir.

Olayımızda; davacı vekilince her hangi bir adres bildirilmediğinden, dava dosyasında adresi mevcut olmayan davalı ...’nun adresi belediye, nüfus (Tapu Müdürlüğü hariç) vs. resmi kurum ve kuruluşlardan sorulmuş, kayıtlı adresin bulunamaması üzerine ilanen tebligat yoluna gidilmiştir. Ne var ki ilanen tebligatın geçerli olabilmesi, yukarıda açıklandığı üzere ilan metninin mahkeme divanhanesinde bir ay süre ile ilan edilmiş olması koşuluna bağlıdır. Dosyada buna ilişkin ilan tutanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle dava dilekçesinin davalı ...’na ilanen tebliğine ilişkin tebligat işlemi geçersizdir. Öte yandan adı geçen davalının temyiz dilekçesine eklediği belgeye göre satışa ilişkin 18.08.2003 tarihli noter ihtarı davacı asile 20.08.2003 tarihinde tebliğ edilmiştir. Söz konusu ihtarda davacının adresi belirtilmiş olup bu adres davacı tarafından bilinmektedir. Belirtilen nedenlerle ilanen tebligat işlemi hukuken geçersiz olup mahkemece dava dilekçesinin yöntemine uygun şekilde Davalı ...’na tebliğ edilmek ve buna göre taraf teşkili sağlanmak suretiyle işin esasına girilmesi gerekirken noksan taraf teşkili ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.1.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?