Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2016/974 K.2018/7603
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 21.12.2005 tarihinde mağdurun muayenehanesine girerek silahla tehdit ederek 500 TL almaya çalışmasıyla ortaya çıkan yağma ve tehdit eylemlerine ilişkin davadır; mahkeme, sanığın yağma suçundan mahkumiyet kararının onandığını ve tehdit suçundan ayrı bir hüküm konulamayacağını, ayrıca 12 yıllık kesintili zamanaşımının geçmiş olmasına dayanarak temyiz itirazlarını bozarak kararın iptalini ve boşaltılmasını hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında mağdur ...’a karşı yağma, mağdurlar ... ve ...’e karşı tehdit suçlarından açılan dava ile ilgili dosya incelendiğinde;
21.12.2005 günü sanık ve suç arkadaşları ... ile...’ın göz doktoru olan mağdur ...’a ait muayenehaneye gelip sanık ve suç arkadaşı ...’ın arkadaşları ...’yi bekleme odasında bırakıp muayene odasına girdikleri, mağdur ...’un sanığın suç arkadaşı...’ı muayene ettikten sonra sanığın mağdur ...’a silah çekip zorla 500 TL’sini alarak odadan çıktıkları, bu sırada dışarda bekleyen iş yeri çalışanı mağdur ... ile muayene olmak için gelen mağdur tanık ...’e sanığın silahını gösterip “Kıpırdamayın, yoksa vururum” deyip olaya müdahale etmelerini engelleyerek suç arkadaşları ile birlikte ayrıldıkları olayda; sanık ve suç arkadaşlarının eylemlerinin bir bütün halinde yağma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerekir.
Sanık hakkında yağma suçundan TCK'nin 149/1-a-c, 62. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükmünün onandığı düşünüldüğünde; sanık hakkında mağdurlar ... ve...'e karşı silahla tehdit suçundan ayrıca hüküm kurulamayacağı dikkate alınsa bile TCK’nin 106/2-a-c maddesinde düzenlenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı yasanın 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 21.12.2005 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’un temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 05/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında mağdur ...’a karşı yağma, mağdurlar ... ve ...’e karşı tehdit suçlarından açılan dava ile ilgili dosya incelendiğinde;
21.12.2005 günü sanık ve suç arkadaşları ... ile...’ın göz doktoru olan mağdur ...’a ait muayenehaneye gelip sanık ve suç arkadaşı ...’ın arkadaşları ...’yi bekleme odasında bırakıp muayene odasına girdikleri, mağdur ...’un sanığın suç arkadaşı...’ı muayene ettikten sonra sanığın mağdur ...’a silah çekip zorla 500 TL’sini alarak odadan çıktıkları, bu sırada dışarda bekleyen iş yeri çalışanı mağdur ... ile muayene olmak için gelen mağdur tanık ...’e sanığın silahını gösterip “Kıpırdamayın, yoksa vururum” deyip olaya müdahale etmelerini engelleyerek suç arkadaşları ile birlikte ayrıldıkları olayda; sanık ve suç arkadaşlarının eylemlerinin bir bütün halinde yağma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerekir.
Sanık hakkında yağma suçundan TCK'nin 149/1-a-c, 62. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükmünün onandığı düşünüldüğünde; sanık hakkında mağdurlar ... ve...'e karşı silahla tehdit suçundan ayrıca hüküm kurulamayacağı dikkate alınsa bile TCK’nin 106/2-a-c maddesinde düzenlenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı yasanın 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 21.12.2005 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’un temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 05/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.