Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2016/4615 K.2016/6829
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan dolayı yerel mahkemece verilen hapis cezasının ve siyasi haklardan mahrum bırakılmasının hukuka uygunluğuna ilişkin temyiz başvurusudur. (2) Mahkeme, sanığın suçun işleniş biçimi ve kastı dikkate alınarak yasal gereklilikleri yerine getirdiğini kabul ederek hapis cezasını ve siyasi haklardan mahrum bırakılmasını bozmadığını, ancak bazı gerekçelerin eksik olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ: Yağma, 6136 sayılı Yasaya muhalefet Yerel Mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yasal süresinde ileri sürülmediği ve hükmedilen cezanın süresine göre de duruşmalı incelenmesi olanaklı bulunmadığı için sanık savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi gereğince REDDİNE, Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak; 1-"Değerin azlığının" 5237 sayılı Kanun'a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği, somut olayda, sanığın, olay günü para istediğinde herhangi bir miktar belirtmediği, yakınanların ayrı ayrı verdikleri 5.-TL ve 20.-TL ile yetinerek daha fazlası için üzerlerini aramaya kalkışmadığı anlaşıldığından, TCK'nın 150/2. maddesinin uygulama koşulları oluştuğu halde yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak, TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanması yönünden, (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; aynı Kanun'un 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1. maddesinin (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Ancak; 1-"Değerin azlığının" 5237 sayılı Kanun'a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği, somut olayda, sanığın, olay günü para istediğinde herhangi bir miktar belirtmediği, yakınanların ayrı ayrı verdikleri 5.-TL ve 20.-TL ile yetinerek daha fazlası için üzerlerini aramaya kalkışmadığı anlaşıldığından, TCK'nın 150/2. maddesinin uygulama koşulları oluştuğu halde yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak, TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanması yönünden, (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; aynı Kanun'un 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1. maddesinin (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.