Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2016/4378 K.2017/1244
Özet: (1) Mahkeme, üç sanığın mağduruna yönelik yağma ve bir sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından davayı açtı; (2) Yargıtay, TCK 168. maddesinin etkin pişmanlık hükmünü uygulamayı reddederek, sanıkların yağma suçlarından mahkumiyet kararını bozdu ve açılımı değiştirerek mahkumiyet türünü revize etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'a yönelik yağma, sanık ... hakkında ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 06.11.2013 gün, 2013/275E. 2013/343 sayılı mahkumiyet kararı açılan temyiz davası sonucu Dairemizin 22.06.2015 gün, 2015/1574 Esas, 2015/41655 sayılı düzeltilerek onama kararı ile kesinleştiği,
Dairemizin bu onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, tüm sanıklar için 5237 sayılı TCK'nın 168/4. madde ve fıkrası yollamasıyla, aynı maddenin 3. fıkrasının 1. cümlesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, gerekçesiyle mahkeme kararının bozulması istemi ile 30.09.2015 gün, 2015/308202 sayılı karar düzeltme talebinde bulunduğu,
Dairemizin 2015/7257 Esas, 2015/43773 sayılı kararı ile yağma suçundan "itirazın kabulüne, düzelterek onama kararının kaldırılmasına" karar verildiği,
Bu bozma kararına istinaden yapılan yargılama sonucunda Ankara 6. Ağır Ceza Dairesi 24.02.2016 gün, 2016/64 Esas, 2016/36 sayılı kararı ile, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30.09.2015 gün, 2015/308202 sayılı karar düzeltme talebinin sadece yağma suçuna yönelik olduğu gözetilmeden, sanık ...
hakkında yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulmasının anlaşılması karşısında, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen ilk hükmün kesinleştiği, bu haliyle verilen ikinci hükmün ise yok hükmünde olduğu kabul edilerek sanıklar hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdur ... ... bozmadan sonra yapılan 24.02.2016 tarihli duruşmada “... ... benim arkadaşımdır. ... (sanık), ... ... tanımaz. Benim banka hesabımda icra olduğu için O'nun adına (... ... adına) para gönderildi. Göndermesini de ben istedim. Parayı zaten ben aldım ... 2015 yılı Aralık sonu veya 2016 Ocak ayında tamamını ödedi ... Ortada herhangi bir borç yoktur. Borcum ödenmiştir” dediği ve iadeye muvafakat gösterdiğine yönelik iradesini ortaya koyduğu dikkate alınarak; yağma suçundan kurulan hükümde sanıklar hakkında TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması yerine yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanları ile sanık ... ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 17.04.2017 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'a yönelik yağma, sanık ... hakkında ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 06.11.2013 gün, 2013/275E. 2013/343 sayılı mahkumiyet kararı açılan temyiz davası sonucu Dairemizin 22.06.2015 gün, 2015/1574 Esas, 2015/41655 sayılı düzeltilerek onama kararı ile kesinleştiği,
Dairemizin bu onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, tüm sanıklar için 5237 sayılı TCK'nın 168/4. madde ve fıkrası yollamasıyla, aynı maddenin 3. fıkrasının 1. cümlesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, gerekçesiyle mahkeme kararının bozulması istemi ile 30.09.2015 gün, 2015/308202 sayılı karar düzeltme talebinde bulunduğu,
Dairemizin 2015/7257 Esas, 2015/43773 sayılı kararı ile yağma suçundan "itirazın kabulüne, düzelterek onama kararının kaldırılmasına" karar verildiği,
Bu bozma kararına istinaden yapılan yargılama sonucunda Ankara 6. Ağır Ceza Dairesi 24.02.2016 gün, 2016/64 Esas, 2016/36 sayılı kararı ile, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30.09.2015 gün, 2015/308202 sayılı karar düzeltme talebinin sadece yağma suçuna yönelik olduğu gözetilmeden, sanık ...
hakkında yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulmasının anlaşılması karşısında, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen ilk hükmün kesinleştiği, bu haliyle verilen ikinci hükmün ise yok hükmünde olduğu kabul edilerek sanıklar hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdur ... ... bozmadan sonra yapılan 24.02.2016 tarihli duruşmada “... ... benim arkadaşımdır. ... (sanık), ... ... tanımaz. Benim banka hesabımda icra olduğu için O'nun adına (... ... adına) para gönderildi. Göndermesini de ben istedim. Parayı zaten ben aldım ... 2015 yılı Aralık sonu veya 2016 Ocak ayında tamamını ödedi ... Ortada herhangi bir borç yoktur. Borcum ödenmiştir” dediği ve iadeye muvafakat gösterdiğine yönelik iradesini ortaya koyduğu dikkate alınarak; yağma suçundan kurulan hükümde sanıklar hakkında TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması yerine yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanları ile sanık ... ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 17.04.2017 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.