Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2015/2109 K.2015/45708
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ... ve ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükmolunan cezaların süresine göre sanıklar ... ve ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318.maddesi uyarınca REDDİNE,
Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması; suça konu mağdur ...'e ait aracın ruhsatı ile kontak anahtarının sanıklar tarafından atıldığı yerde kolluk görevlileri tarafından yapılan araştırma neticesinde bulunup mağdura iade edildiği, bu bağlamda mağdur ...'e yönelik yağma suçu yönünden koşulları oluşmadığı halde, 5237 sayılı TCK'nın 168.maddesi ile uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I- Sanıklar ... ve ... hakkında, mağdurlar ... ve ...'ya yönelik yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Sanıkların, hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar TCK'nın 53/1-a-b-c-d-e maddesinde yazılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına; ancak, TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca koşullu salıverildikleri takdirde, kendi altsoyları üzerinde TCK'nın 53/1-c bendinde sayılan hakları kullanmaktan yoksunluklarının sona erdirilmesine karar verilmiş ise de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK'nın 53/1-b maddesinde yazılı, "seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" ibaresinin iptal edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK'nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, "Sanıkların, kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak, TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanması yönünden, (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına; aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1.maddesinin (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamalarına” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar ... ve ... hakkında, mağdur ...'a yönelik yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Mağdurlar ..., ... ve ...'ın, olay gecesi bir araç içerisinde oturup konuştukları, ilerleyen bir zaman dilimi içinde mağdur ...'ın uyku haline geçtiği, sanıklar ... ve ...'ün de yanlarında açık kimlik bilgileri tespit edilemediği için evrakı tefrik edilen 3.bir şahıs daha olduğu halde bir araçla mağdurların bulunduğu yere gelip bıçak tehdidi ile mağdurlar ... ve ...'i araçtan indirdikleri, sanıkların mağdur ...'nın cebinde bulunan cep telefonu ile araç içerisinden mağdur ...'e ait aracın kontak anahtarı ve ruhsatı ile araçta uyumakta olan mağdur ...'a ait cep telefonunu alarak olay yerinden ayrıldıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların, mağdur ...'a yönelik tehdit ve/veya cebir, şiddet teşkil edecek bir eylemde bulundukları ve/veya uyku halinde bulunan mağdur ...'a ait ve hangi konumda bulunduğu saptanamayan telefonun alınması sırasında diğer mağdurların müdahalesini engelleyen ne tür bir davranış ortaya koydukları ve/veya bu telefonun kime ait olduğu yönünde nasıl bir bilgiye sahip oldukları, duraksamaya yer
bırakmayacak şekilde saptanıp, karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, eksik inceleme iye yetinilip yerinde yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mağdur ...'a yönelik yağma suçundan da hükümlülüklerine karar verilmesi,
2- TCK'nın 53.maddesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, bu hususun yeniden değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Yağma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ... ve ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükmolunan cezaların süresine göre sanıklar ... ve ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318.maddesi uyarınca REDDİNE,
Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması; suça konu mağdur ...'e ait aracın ruhsatı ile kontak anahtarının sanıklar tarafından atıldığı yerde kolluk görevlileri tarafından yapılan araştırma neticesinde bulunup mağdura iade edildiği, bu bağlamda mağdur ...'e yönelik yağma suçu yönünden koşulları oluşmadığı halde, 5237 sayılı TCK'nın 168.maddesi ile uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I- Sanıklar ... ve ... hakkında, mağdurlar ... ve ...'ya yönelik yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Sanıkların, hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar TCK'nın 53/1-a-b-c-d-e maddesinde yazılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına; ancak, TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca koşullu salıverildikleri takdirde, kendi altsoyları üzerinde TCK'nın 53/1-c bendinde sayılan hakları kullanmaktan yoksunluklarının sona erdirilmesine karar verilmiş ise de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK'nın 53/1-b maddesinde yazılı, "seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" ibaresinin iptal edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK'nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, "Sanıkların, kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak, TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanması yönünden, (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına; aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1.maddesinin (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamalarına” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar ... ve ... hakkında, mağdur ...'a yönelik yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Mağdurlar ..., ... ve ...'ın, olay gecesi bir araç içerisinde oturup konuştukları, ilerleyen bir zaman dilimi içinde mağdur ...'ın uyku haline geçtiği, sanıklar ... ve ...'ün de yanlarında açık kimlik bilgileri tespit edilemediği için evrakı tefrik edilen 3.bir şahıs daha olduğu halde bir araçla mağdurların bulunduğu yere gelip bıçak tehdidi ile mağdurlar ... ve ...'i araçtan indirdikleri, sanıkların mağdur ...'nın cebinde bulunan cep telefonu ile araç içerisinden mağdur ...'e ait aracın kontak anahtarı ve ruhsatı ile araçta uyumakta olan mağdur ...'a ait cep telefonunu alarak olay yerinden ayrıldıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların, mağdur ...'a yönelik tehdit ve/veya cebir, şiddet teşkil edecek bir eylemde bulundukları ve/veya uyku halinde bulunan mağdur ...'a ait ve hangi konumda bulunduğu saptanamayan telefonun alınması sırasında diğer mağdurların müdahalesini engelleyen ne tür bir davranış ortaya koydukları ve/veya bu telefonun kime ait olduğu yönünde nasıl bir bilgiye sahip oldukları, duraksamaya yer
bırakmayacak şekilde saptanıp, karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, eksik inceleme iye yetinilip yerinde yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mağdur ...'a yönelik yağma suçundan da hükümlülüklerine karar verilmesi,
2- TCK'nın 53.maddesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, bu hususun yeniden değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.