Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/9946 K.2013/13300
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusu. Mahkeme sonucu: Temyiz itirazları yerinde görülerek, sanığın hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen haklardan yoksun kılınması ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan mahkumiyetinin bozulmasına karar verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme, karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/03/2013 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Uyap kayıtlarına göre sanığın, 01.08.2008 tarihinde tahliye olduğu ve karar oturumunda cezaevinde olmadığının anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesi benimsenmemiş, adli sicil kaydına göre, Keşap Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/37-5 esas ve karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılıp, yerlerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle diğer yönleri, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-) Mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince; 1-) 5560 sayılı Yasanın 24 ve 25. maddeleri ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca konut dokunulmazlığını bozma suçundan uzlaştırma girişiminde bulunulması gerektiğinin düşünülmemesi, 2-) Yakınanın, kolluk ve mahkemedeki anlatımında şikayetçi olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında mala zarar verme suçundan düşme kararı verilmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi, 3-) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme, karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/03/2013 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Uyap kayıtlarına göre sanığın, 01.08.2008 tarihinde tahliye olduğu ve karar oturumunda cezaevinde olmadığının anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesi benimsenmemiş, adli sicil kaydına göre, Keşap Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/37-5 esas ve karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılıp, yerlerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle diğer yönleri, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-) Mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince; 1-) 5560 sayılı Yasanın 24 ve 25. maddeleri ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca konut dokunulmazlığını bozma suçundan uzlaştırma girişiminde bulunulması gerektiğinin düşünülmemesi, 2-) Yakınanın, kolluk ve mahkemedeki anlatımında şikayetçi olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında mala zarar verme suçundan düşme kararı verilmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi, 3-) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.