‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/9152 K.2013/23723

Esas No: 2012/9152 · Karar No: 2013/23723 · Karar Tarihi: 27.11.2013
Özet: Uyuşmazlık, sanığın gece saatlerinde 1998 model bir otomobilin kapısını zorlayarak çaldığı hırsızlık eylemi ve bu eylemin zamanaşımı süresi ile ilgili hukuki değerlendirmeler üzerine kurulmuştur; mahkeme, sanığın suçun tüm unsurlarını oluşturduğunu kabul ederek hırsızlık suçu kapsamında mahkumiyet kararı vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Ümraniye 1. Asliye Ceza Mahkemesi)
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yakınanın kovuşturma aşamasındaki beyanları ve sanık anlatımları dikkate alındığında, sanığın olay tarihinde gece sayılan zaman diliminde 04:00'da yaşlarının küçük olması sebebiyle yargılamaları ayrı yapılan suç arkadaşları ile birlikte sokak üzerinde park halindeki suça konu kilitli 1998 model Kartal marka otomobilin kapısını spatula ile zorlayıp açarak düz kontak yapmak suretiyle çaldıkları olayda;

Sanığın eyleminin 765 sayılı Yasanın 493/1. maddesindeki hırsızlık suçunu oluşturduğu; bu suça ilişkin asli dava zamanaşımının, anılan Yasa'nın 102/3 ve 104/2. maddelerine göre asli zamanaşımı süresi 10 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 15 yıl olması ve bu sürelerinde suç, karar ve inceleme tarihleri itibari ile dolmaması; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 11.12.2012 günlü, 2012/1247 Esas ve 2012/1842 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCY'nın 143. maddesinde düzenlenen “Suçun gece vakti işlenmesi”nin suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olması nedeniyle de aynı Kanun'un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınacağı öngörüldüğünden, anılan yasa gereğince de zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından; sanık hakkında zamanaşımından düşme kararı isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş;

Eylemin 765 sayılı TCY'nın 493/1-son maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, lehe karşılaştırmanın aynı Yasa'nın 491/2. maddesi ile yapılması, 5252 sayılı Yasa'nın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile, 765 sayılı TCY’nın 493/1-son, 522. (pek fahiş) maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin 5237 sayılı Yasa'nın 142/1-b, 143. maddelerinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra anılan Yasa'nın 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçunu da oluşturduğu, mala zarar verme suçu yönünden taraflara uzlaşma önerisinde bulunulup sonucuna göre lehe yasanın tespiti gerekirken bu konuda değerlendirme ve uygulama yapılmaması, sonuç cezanın açıkça sanık lehine olması nedeniyle ve karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?