‹ Ana sayfa
Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/7860 K.2012/16857

Esas No: 2012/7860 · Karar No: 2012/16857 · Karar Tarihi: 09.10.2012
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık

**HÜKÜM:** Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar savunmanları

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I- Sanık ... hakkında yakınan ...’na yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin ONANMASINA,

II- Sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...’na; sanık ... hakkında yakınan ...’e yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyları dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılıp, yerlerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle diğer yönleri, usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

III- Sanıklar hakkında yakınan ...’a; sanıklar ... ve ... hakkında yakınan İsmet Akça’ya; sanık ... hakkında yakınan ...’a yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre, yakınan Şerif Uysal’a yönelik eylemin sanıklar; yakınan İsmet Akça’ya yönelik eylemin sanıklar ... ve ...; yakınan ...’a yönelik eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanık ... ve kimliği belirlenemeyen bir erkek arkadaşının, araçla yakınan ...'ın yanına yaklaştıkları, “patates ve soğan var verelim evine götür” dedikleri, daha sonra da “sen yaşlısın biz evine bırakalım” diyerek yakınanla birlikte patates ve soğanı evin önüne kadar getirdikleri, 50 TL zekat vereceklerini bu nedenle 100 TL' yi bozmasını istedikleri, yakınanın, ihtiyacının olduğunu bildiği kiracısına verebileceğini düşünüp yardım ve parayı kabul ederek para çıkınını sanığa verdiği ve “buradan 50 TL al” dediği sırada sanık ve arkadaşının para çıkınında bulunan 1300 TL’yi alıp hızla olay yerinden kaçtıklarının;

Sanıklar ... ve ...’in, yakınan İsmet Akça'nın yanına araçla yaklaştıkları, sanık ...’in “gel seni gittiğin yere bırakalım diyerek araca bindirdiği, “sen hastasın biz sana 250 TL yardım edeceğiz ancak 300 TL var, 50 TL bize geri ver” diyerek yakınana 300 TL para verdiği, yakınanın 50 TL'yi çıkarmak için elini gömleğinin cebine soktuğu sırada “amca sen dur sen zahmet etme” diyerek gömleğinin cebindeki 2000 TL parayı alıp içerisinden 50 Lirasını alır gibi yaptığı ve kalan parayı kağıt içerisinde tekrar gömleğinin cebine koyduğu izlenimini verdiği ancak, 1500 TL’yi yerine koymadığı, yakınan araçtan inip cebini kontrol ettiğinde paranın alındığını anladığının;
Sanıkların, yakınanı ...’ı gideceği yer olan çarşıya bırakma bahanesiyle araçlarına aldıkları, sanık ...’in, “ben Hacı Mustafa’nın kızıyım, tanıdın mı? kızın ne yapıyor? bunu kızına ver” diyerek 40 TL parayı gösterip yakınanın gömlek cebine sokup koyar gibi yaparak cebindeki 400 TL parayı aldığı, yakınanı bakkalın önünde indirdiklerinde parasının çalındığını farkettiğinin anlaşılması karşısında; dolandırıcılık suçunun, sanıkların, yakınanları kandırabilecek hileli davranışlarla aldatıp kendi veya başkasının mal varlığı aleyhine bir işlemde bulunmaya yöneltmesi ve bu işlem sonucunda sanıkların kendilerine veya başkasına yarar sağlamasıyla oluşacağı, dolandırıcılık suçunda failin hileli hareketleri sonucu sakatlanmış irade neticesinde kişiye ait malvarlığının mülkiyetinin devrinin; buna karşılık hırsızlık suçunda ise, menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde yakınanın zilyetliğine son verilmesi, suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesinin gerektiği gözetildiğinde, sanıkların yakınanlara ait paraları fark ettirmeden almaları biçimindeki eylemlerinde, paranın alındığından yakınanların haberdar olmaması nedeniyle aldatma sonucu rızai bir teslim(mülkiyet devri) söz konusu olmadığından, sanıkların yakınan ...’a ve sanıklar ... ve ...’in yakınan İsmet Akça’ya yönelik eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nun 142/2-b bendine; sanık ...’ün yakınan ...’a yönelik eyleminin aynı yasanın 141/1. maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, unsurları bulunmayan dolandırıcılık suçundan yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmedilmesi,

Kabul ve uygulamaya göre de; Sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyları dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?