Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/7804 K.2012/16378
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, şantaj ve özel belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz talepleridir; Mahkeme, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin onanmasını, bazı cezaların düzeltilmesini ve belirli temyiz itirazlarının reddini kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, şantaj, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...'ün süresinden sonra olan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
I-Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 14.4.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen Geçici Madde 2 gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından sanık ... savunmanının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,
II-Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklar ... ve ...'nün suçları işlemeye önceden karar vererek el ve işbirliği içinde eyleme katıldıklarının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCY'nın 37/1. maddesi yerine 39. Maddesi ile uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından; 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görüldüğünden; sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşme tarihinin 10.7.2007 yerine 13.10.2008 olarak yazılması yerinde düzeltilmesi olanaklı görüldüğünden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiriler dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin ONANMASINA,
III-Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 109/2. maddesine göre belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden, aynı Yasanın 109/3-b maddesi uyarınca 1 kat artırım yapılırken 4 yıl 12 ay yerine 5 yıl hapis olarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanığın, 5237 sayılı TCY'nın 109/2. maddesi uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden aynı Yasanın 109/3-b maddesiyle 1 kat artırım yapılarak sonuç olarak 4 yıl 12 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV-Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik; sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; sanıklar ..., ... ve ... hakkında şantaj; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yağma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCY.nın 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükümden sonra dosyaya eklenen ek temyiz dilekçesi ekindeki Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2011 tarih ve 2011/40445 esas sayılı iddianamesinden katılan ... hakkında sanık ...'den kardeşini sınıf geçirmek ve işe sokmak vaadiyle toplamda 68.000 TL aldığı, daha sonra 62.000 TL tutarında senet verdiği iddiası ile hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında; katılan ... hakkında açılan kamu davasının akıbeti araştırılarak sonucuna göre sanık ...'ün hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-Yağma suçunun gece vakti, birden fazla kişi ile birlikte, konutta işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (h) bendlerinin yanı sıra (d) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanıklar ... ve ...'nün suçları işlemeye önceden karar vererek el ve işbirliği içinde eyleme katıldıklarının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCY'nın 37/1. maddesi yerine 39. maddesi ile uygulama yapılması,
4-Sanık ... ve savunmanının mahkemeye ibraz etmiş oldukları 01.11.2011 tarihli dilekçeler ile “mağdura sorularak oluştuğu iddia olunan zararları verilecek sürede tazmin etmek istediklerini” beyan etmiş olduklarının anlaşılması karşısında; katılan ...'ye yağma suçu yönünden doğan zarar miktarı sorularak, tespit edilen zararı gidermesi hususunda sanığa süre verilip sonucuna göre, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yağma suçları yönünden 5237 sayılı TCY'nın 168. maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Sanıklar ..., ... ve ...'ın katılan ...'ı götürmüş oldukları evde darp edip cüzdanındaki paraları aldıkları, katılanı çırılçıplak soyduktan sonra bira şişesini altına koyup oturuyormuş gibi ve sanık ...'nin çıplak vaziyette katılanın arkasında bir vaziyette fotoğraflarını çektikleri, fotoğrafları yayınlamakla tehdit ederek kullandığı aracın devrini vermesi konusunda katılana baskı yaptıklarının anlaşılması karşısında; aynı zaman diliminde gerçekleşen eylemlerin bütün halinde yağma suçunu oluşturduğu, bu bağlamda şantaj suçundan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanıklar ..., ... ve ... hakkında hem yağma suçundan hem de şantaj suçundan ayrı ayrı mahkumiyet hükmünün kurulması,
6-Hükmün gerekçe kısmında sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan temel cezanın alt sınırdan belirlendiği belirtildiği halde, hüküm fıkrasında alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini suretiyle hükmün karıştırılması,
7-Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Yasanın 109/2. maddesine göre belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden, aynı Yasanın 109/3-b maddesi uyarınca 1 kat artırım yapılırken 4 yıl 12 ay yerine 5 yıl hapis olarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... savunmanları ile sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin kısmen istem gibi BOZULMASINA, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 01.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, şantaj, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...'ün süresinden sonra olan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
I-Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 14.4.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen Geçici Madde 2 gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından sanık ... savunmanının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,
II-Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklar ... ve ...'nün suçları işlemeye önceden karar vererek el ve işbirliği içinde eyleme katıldıklarının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCY'nın 37/1. maddesi yerine 39. Maddesi ile uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından; 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görüldüğünden; sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşme tarihinin 10.7.2007 yerine 13.10.2008 olarak yazılması yerinde düzeltilmesi olanaklı görüldüğünden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiriler dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin ONANMASINA,
III-Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 109/2. maddesine göre belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden, aynı Yasanın 109/3-b maddesi uyarınca 1 kat artırım yapılırken 4 yıl 12 ay yerine 5 yıl hapis olarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanığın, 5237 sayılı TCY'nın 109/2. maddesi uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden aynı Yasanın 109/3-b maddesiyle 1 kat artırım yapılarak sonuç olarak 4 yıl 12 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV-Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik; sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; sanıklar ..., ... ve ... hakkında şantaj; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yağma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCY.nın 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükümden sonra dosyaya eklenen ek temyiz dilekçesi ekindeki Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2011 tarih ve 2011/40445 esas sayılı iddianamesinden katılan ... hakkında sanık ...'den kardeşini sınıf geçirmek ve işe sokmak vaadiyle toplamda 68.000 TL aldığı, daha sonra 62.000 TL tutarında senet verdiği iddiası ile hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında; katılan ... hakkında açılan kamu davasının akıbeti araştırılarak sonucuna göre sanık ...'ün hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-Yağma suçunun gece vakti, birden fazla kişi ile birlikte, konutta işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (h) bendlerinin yanı sıra (d) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanıklar ... ve ...'nün suçları işlemeye önceden karar vererek el ve işbirliği içinde eyleme katıldıklarının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCY'nın 37/1. maddesi yerine 39. maddesi ile uygulama yapılması,
4-Sanık ... ve savunmanının mahkemeye ibraz etmiş oldukları 01.11.2011 tarihli dilekçeler ile “mağdura sorularak oluştuğu iddia olunan zararları verilecek sürede tazmin etmek istediklerini” beyan etmiş olduklarının anlaşılması karşısında; katılan ...'ye yağma suçu yönünden doğan zarar miktarı sorularak, tespit edilen zararı gidermesi hususunda sanığa süre verilip sonucuna göre, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yağma suçları yönünden 5237 sayılı TCY'nın 168. maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Sanıklar ..., ... ve ...'ın katılan ...'ı götürmüş oldukları evde darp edip cüzdanındaki paraları aldıkları, katılanı çırılçıplak soyduktan sonra bira şişesini altına koyup oturuyormuş gibi ve sanık ...'nin çıplak vaziyette katılanın arkasında bir vaziyette fotoğraflarını çektikleri, fotoğrafları yayınlamakla tehdit ederek kullandığı aracın devrini vermesi konusunda katılana baskı yaptıklarının anlaşılması karşısında; aynı zaman diliminde gerçekleşen eylemlerin bütün halinde yağma suçunu oluşturduğu, bu bağlamda şantaj suçundan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanıklar ..., ... ve ... hakkında hem yağma suçundan hem de şantaj suçundan ayrı ayrı mahkumiyet hükmünün kurulması,
6-Hükmün gerekçe kısmında sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan temel cezanın alt sınırdan belirlendiği belirtildiği halde, hüküm fıkrasında alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini suretiyle hükmün karıştırılması,
7-Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Yasanın 109/2. maddesine göre belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden, aynı Yasanın 109/3-b maddesi uyarınca 1 kat artırım yapılırken 4 yıl 12 ay yerine 5 yıl hapis olarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... savunmanları ile sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin kısmen istem gibi BOZULMASINA, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 01.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.