Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/55 K.2012/8046
**MAHKEMESİ:**Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
**HÜKÜM:**Kısmen Beraat, Kısmen Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 03.11.2010 tarihinden 3 hafta önce gerçekleştirdikleri yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre o yer C.Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA;
Tüm sanıklar hakkında 03.11.2010 tarihinde gerçekleştirdikleri yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
30.10.1995 doğumlu olup temyizden vazgeçme dilekçelerini sunduğu 04.11.2001, 14.11.2011 ve 13.01.2012 tarihlerinde 18 yaşını doldurmayan sanık ...’ın bu yöndeki iradesinin, yararına temyiz yasa yoluna başvuruda bulunan savunmanının iradesi ile çeliştiğinin anlaşılması ve 5271 sayılı CMK.nun 266/3. maddesindeki açık düzenleme karşısında; savunmanının temyiz başvurusu geçerli kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Ayrıntıları Dairemizin 07.03.2012 gün ve 2009/2162 – 2012/5171 sayılı ilamında açıkça belirtildiği üzere, Mahkemece 5271 sayılı Yasası’nın 150/3. maddesi uyarınca, Baroya yazı yazılarak 12-18 yaş grubunda bulunan sanıkların savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali geliri bulunmadığı anlaşılan sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükmün sanık ...’e ilişkin yargılama gideri bölümünden “ve zorunlu müdafii gideri olan 498 TL olmak üzere toplam 588” kelimeleri çıkartılıp yerine “olmak üzere toplam 90” kelimeleri yazılmak; sanıklar ..., ... ve ...’e ilişkin yargılama gideri bölümlerinin her birinden “ve zorunlu müdafii gideri olan 498 TL olmak üzere toplam 518” kelimeleri çıkartılıp yerlerine “olmak üzere toplam 20” kelimeleri yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ : Yağma
**HÜKÜM:**Kısmen Beraat, Kısmen Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 03.11.2010 tarihinden 3 hafta önce gerçekleştirdikleri yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre o yer C.Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA;
Tüm sanıklar hakkında 03.11.2010 tarihinde gerçekleştirdikleri yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
30.10.1995 doğumlu olup temyizden vazgeçme dilekçelerini sunduğu 04.11.2001, 14.11.2011 ve 13.01.2012 tarihlerinde 18 yaşını doldurmayan sanık ...’ın bu yöndeki iradesinin, yararına temyiz yasa yoluna başvuruda bulunan savunmanının iradesi ile çeliştiğinin anlaşılması ve 5271 sayılı CMK.nun 266/3. maddesindeki açık düzenleme karşısında; savunmanının temyiz başvurusu geçerli kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Ayrıntıları Dairemizin 07.03.2012 gün ve 2009/2162 – 2012/5171 sayılı ilamında açıkça belirtildiği üzere, Mahkemece 5271 sayılı Yasası’nın 150/3. maddesi uyarınca, Baroya yazı yazılarak 12-18 yaş grubunda bulunan sanıkların savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali geliri bulunmadığı anlaşılan sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükmün sanık ...’e ilişkin yargılama gideri bölümünden “ve zorunlu müdafii gideri olan 498 TL olmak üzere toplam 588” kelimeleri çıkartılıp yerine “olmak üzere toplam 90” kelimeleri yazılmak; sanıklar ..., ... ve ...’e ilişkin yargılama gideri bölümlerinin her birinden “ve zorunlu müdafii gideri olan 498 TL olmak üzere toplam 518” kelimeleri çıkartılıp yerlerine “olmak üzere toplam 20” kelimeleri yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.