Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/5039 K.2012/8120
Özet: (1) Uyuşmazlık, yerel mahkemenin yağma suçundan dolayı verilen hüküm üzerine, sanığın zorunlu savunmanın tebliği ve temyiz sürecinin eksikliği nedeniyle temyiz başvurusunun geçerliliğiyle ilgilidir. (2) Mahkeme, sanığa zorunlu savunmanın temyizini kabul edip etmediğini bildirmesini şart koşarak kararını iptal etti ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31/01/2012 tarihli ek tebliğnameleri ile daireye gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman velev ki sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında; Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14/11/2008 günlü hükmünün mahkemenin istemi üzerine atanan savunman Av. ... ’e tebliğ edilip, adı geçen savunman tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği ancak atanan anılan savunmandan hükümlünün haberdar olmadığı ve yokluğunda verilen hükmün hükümlüye tebliğ edildiğine ilişkin belge dosya arasında bulunmadığından dairemizin 13/07/2011 günlü eksikliğin giderilmesine ilişkin iade yazısı doğrultusunda gerekçeli kararın hükümlü ...'a “zorunlu savunmanın temyizini kabul edip etmediğini bildirmeniz” açıklamasını içeren kayıt ile birlikte yöntemine uygun olarak tebliğ edildiği, adı geçen hükümlünün bu tebligata rağmen mahkemeye herhangi bir başvurusunun bulunmadığı ve temyiz dilekçesi vermediği anlaşılmış ise de; hükümlünün gönderilen gerekçeli kararın tebligat belgesinde hükümlünün savunmanının temyizini onaylamadığı veya kendisi temyiz etmediği takdirde sonucunun ne olacağının bildirilmemesi sebebi ile T.C. Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 232/6 ve 291. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak gerekli ihtaratların bulunmadığı anlaşıldığından; öncelikle hükümlü ...'a gerekçeli kararın T.C. Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 232/6 ve 291. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak ihtaratları taşıyacak biçimde tebliğ edilmesi ve sunduğu takdirde temyiz dilekçesi eklendikten ve zorunlu savunmanının temyizine onay verip vermediği de sorularak ya da bu konuda “7 gün içinde savunmanın temyiz dilekçesine onay verip vermediği veya kendisinin temyiz etmek isteyip istemediği hususunda dilekçeyle veya zabıt katibince tutanağa geçirilmek suretiyle bildirimde bulunması gerektiği eğer her hangi bir bildirimde bulunmaz ise savunmanın temyiz istemine onay verdiğinin kabul edeceği “ açıklamasını içerir biçimde ihtaratlı olarak tebligat yapıldıktan sonra incelenmek üzere gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 19.04.2012 tarihinde karar verildi.
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31/01/2012 tarihli ek tebliğnameleri ile daireye gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman velev ki sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında; Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14/11/2008 günlü hükmünün mahkemenin istemi üzerine atanan savunman Av. ... ’e tebliğ edilip, adı geçen savunman tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği ancak atanan anılan savunmandan hükümlünün haberdar olmadığı ve yokluğunda verilen hükmün hükümlüye tebliğ edildiğine ilişkin belge dosya arasında bulunmadığından dairemizin 13/07/2011 günlü eksikliğin giderilmesine ilişkin iade yazısı doğrultusunda gerekçeli kararın hükümlü ...'a “zorunlu savunmanın temyizini kabul edip etmediğini bildirmeniz” açıklamasını içeren kayıt ile birlikte yöntemine uygun olarak tebliğ edildiği, adı geçen hükümlünün bu tebligata rağmen mahkemeye herhangi bir başvurusunun bulunmadığı ve temyiz dilekçesi vermediği anlaşılmış ise de; hükümlünün gönderilen gerekçeli kararın tebligat belgesinde hükümlünün savunmanının temyizini onaylamadığı veya kendisi temyiz etmediği takdirde sonucunun ne olacağının bildirilmemesi sebebi ile T.C. Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 232/6 ve 291. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak gerekli ihtaratların bulunmadığı anlaşıldığından; öncelikle hükümlü ...'a gerekçeli kararın T.C. Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 232/6 ve 291. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak ihtaratları taşıyacak biçimde tebliğ edilmesi ve sunduğu takdirde temyiz dilekçesi eklendikten ve zorunlu savunmanının temyizine onay verip vermediği de sorularak ya da bu konuda “7 gün içinde savunmanın temyiz dilekçesine onay verip vermediği veya kendisinin temyiz etmek isteyip istemediği hususunda dilekçeyle veya zabıt katibince tutanağa geçirilmek suretiyle bildirimde bulunması gerektiği eğer her hangi bir bildirimde bulunmaz ise savunmanın temyiz istemine onay verdiğinin kabul edeceği “ açıklamasını içerir biçimde ihtaratlı olarak tebligat yapıldıktan sonra incelenmek üzere gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 19.04.2012 tarihinde karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.