Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/4069 K.2012/17115
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2008-18.01.2012 tarihli kenar yazıları ile Dairemize gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.1996 tarih 1995/699-1996/590 sayılı kararı ile sanık hakkında birleştirilen 1995/695 sayılı dosyadan; TCK'nın 491/4, 61, 522, 55/3, 647 sayılı yasanın 4. maddesi uyarınca neticeten 530.000 TL ağır para cezasına, 1995/696 sayılı dosyadan; TCK'nın 493/1, 522, 55/3. maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl hapis cezasına, 1995/697 sayılı dosyadan; TCK'nın 491/4, 522, 55/3. maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 8 ay hapis cezasına, 1995/698 sayılı dosyadan; TCK'nın 492/1, 55/3, 647 sayılı yasanın 4. maddesi uyarınca neticeten 2.400.000 TL ağır para cezasına, 1995/700 sayılı dosyadan; TCK'nın 491/4, 522, 55/3, 647 sayılı yasanın 4. maddesi uyarınca neticeten 3.650.000 TL ağır para cezasına, 1995/709 sayılı dosyadan; TCK'nın 491/4, 522, 55/3, 647 sayılı yasanın 4. maddesi uyarınca neticeten 1.600.000 TL ağır para cezasına, 1995/726 sayılı dosyadan; TCK'nın 491/4, 522, 523, 55/3, 647 sayılı yasanın 4. maddesi uyarınca neticeten 530.000 TL ağır para cezasına, 1996/1 sayılı dosyadan; TCK'nın 491/4, 522, 55/3. maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 8 ay hapis cezasına, 1995/699 sayılı dosyadan; TCK'nın 493/1, 522, 55/3. maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl hapis cezasına mahkum edilerek TCK'nın 71 ve 72. maddeleri uyarınca sanık ...'un 12 yıl 12 hapis cezası ve 8.710.000 lira ağır para cezasına hükmedildiği,
Anılan mahkeme kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.08.1996 tarih 1996/8952 Esas 1996/8128 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği,
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 5237 sayılı yasaya göre lehe kanun değerlendirilmesi talebi üzerine ise; Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesince evrak üzerinden yapılan inceleme sonucunda 19.10.2005 tarih 1995/699-1996/590 sayılı ek kararı ile sanık hakkında;
"...1- Önceki hükmün iptaline
2-1995/700-709-726-695-696-698 esas sayılı dava dosyalarına konu eylemlerinden ötürü verilen önceki hükümlerin sanık lehine olduğuna,
3- 1995/697 esas sayılı eyleminden ötürü 5237 sayılı kanunun 142/1-b, 31/3. maddesine göre 2 yıl müddetle hapsine,
1995/699 esas sayılı birleşen eyleminden ötürü 5237 sayılı kanunun 142/1-b, 31/3. maddesine göre 3 yıl 4 ay müddetle hapsine,
1996/1 esas sayılı birleşen eyleminden ötürü 5237 sayılı kanunun 142/1-b, 31/3 maddesine göre 2 yıl müddetle hapsine indirilmesine ,
4- TCK'nın 72. maddesi gereğince lehine olan ve bu nedenle değiştirilemeyen eylemleri ile ilgili olarak tertip olunan hükümler ile yukarıda 3. maddede indirilmek suretiyle tertip olunan özgürlüğü bağlayıcı cezalar 72. maddesi gereğince toplanarak sanığın neticeten 11 yıl 4 ay müddetle hapsine,
5- 5237 sayılı Kanunun 63. maddesi gereğince sanığın tutuklulukta geçirdiği günlerin cezasından mahsubuna, infazın bu şekilde yaptırılmasına...”, karar verildiği
Yapılan değerlendirme sonucu verilen 19.10.2005 tarihli ek karar, sanığın 1995/699 esas sayılı dosyada savunmanı olan Av. ... Hepyılmaz'a tebliğ edildiği ve adı geçen savunman tarafından uyarlama kararının temyiz edildiği, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 17.09.2007 gün 2006/13730-2007/9003 sayılı kararı ile 07.07.2011 gün 2008/7070-2011/12415 sayılı ilamları ile hükümlünün bilgisi dışında atanan savunmanının temyizini kabul edip etmediği konusunda anlatımı saptanmak üzere dosyanın iadesine karar verildiği,
Kocaeli 1 Nolu T Tipi Ceza İnfaz Kurumunun 25.11.2011 tarih 2001/16978 sayılı yazısı ekinde sanığın '...Yargıtay'a giden dosyanın temyizini kabul ediyorum...' şeklinde beyanının tespit edilerek, dosyanın temyiz incelemesine tabi olmak üzere Yargıtay'a gönderildiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında belirtildiği üzere; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
1-) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunun yanı sıra konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturan eylemler de temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinde hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı Yasanın 61. maddesiyle cezanın belirlenmesinde, izlenmesi gereken yöntem açık ve denetime imkan tanıyacak bir biçimde ortaya konulmuştur. Buna göre somut olayda ilgili suç tanımında belirtilen cezanın alt ve üst sınırı arasında ceza tayin edilirken cezanın belirlenmesine ilişkin madde hükmündeki ölçütler dikkate alınacaktır. Bu düzenleme ile soyut gerekçelerle cezanın alt ve üst sınırdan belirlenmesi şeklindeki yanlış uygulamanın önüne geçilmek istenmiştir. Bu açıklamalar ışığında bir suçtan dolayı TCK’nın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurulacak ve somut gerekçeler de belirtilmek suretiyle kanundaki cezanın alt ve üst sınırı arasında takdir hakkı kullanılacaktır. Ayrıca temel ceza belirlenirken aynı Yasanın 3. maddesinin birinci fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki hüküm de gözetilmek zorundadır.
Hakimin temel cezayı belirlerken değindiği gerekçesi suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçları, işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksirine dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik ile dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde yerinde ve yeterli olmalıdır. Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan cezanın şahsileştirilmesi kuralının da amacı ceza ve sanık arasında uygun dengeyi sağlamaktır. İki sınır arasında cezayı belirleme hakime ait ise de bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması bu bağlamda suçun işleniş şekli, önemi, sebepleri, kanun ve nizamlara muhalefet derecesi, kastın yoğunluğu, sanığın sosyal durumu, geçmişi, topluma kazandırılması hususlarının göz önünde tutulmasının yanında bu konudaki gerekçenin dosya ile uyumlu olması zorunludur.
Hal böyle olunca;
Sanık hakkında; temel ceza belirlenirken TCK'nın 61.maddesinde belirtilen hususlar somut olaya göre göz önünde bulundurulup, somut gerekçeler belirtilerek ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle tespit edilip, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı, ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, 19.10.2005 tarihli ek kararın açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 09.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2008-18.01.2012 tarihli kenar yazıları ile Dairemize gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.1996 tarih 1995/699-1996/590 sayılı kararı ile sanık hakkında birleştirilen 1995/695 sayılı dosyadan; TCK'nın 491/4, 61, 522, 55/3, 647 sayılı yasanın 4. maddesi uyarınca neticeten 530.000 TL ağır para cezasına, 1995/696 sayılı dosyadan; TCK'nın 493/1, 522, 55/3. maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl hapis cezasına, 1995/697 sayılı dosyadan; TCK'nın 491/4, 522, 55/3. maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 8 ay hapis cezasına, 1995/698 sayılı dosyadan; TCK'nın 492/1, 55/3, 647 sayılı yasanın 4. maddesi uyarınca neticeten 2.400.000 TL ağır para cezasına, 1995/700 sayılı dosyadan; TCK'nın 491/4, 522, 55/3, 647 sayılı yasanın 4. maddesi uyarınca neticeten 3.650.000 TL ağır para cezasına, 1995/709 sayılı dosyadan; TCK'nın 491/4, 522, 55/3, 647 sayılı yasanın 4. maddesi uyarınca neticeten 1.600.000 TL ağır para cezasına, 1995/726 sayılı dosyadan; TCK'nın 491/4, 522, 523, 55/3, 647 sayılı yasanın 4. maddesi uyarınca neticeten 530.000 TL ağır para cezasına, 1996/1 sayılı dosyadan; TCK'nın 491/4, 522, 55/3. maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 8 ay hapis cezasına, 1995/699 sayılı dosyadan; TCK'nın 493/1, 522, 55/3. maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl hapis cezasına mahkum edilerek TCK'nın 71 ve 72. maddeleri uyarınca sanık ...'un 12 yıl 12 hapis cezası ve 8.710.000 lira ağır para cezasına hükmedildiği,
Anılan mahkeme kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.08.1996 tarih 1996/8952 Esas 1996/8128 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği,
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 5237 sayılı yasaya göre lehe kanun değerlendirilmesi talebi üzerine ise; Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesince evrak üzerinden yapılan inceleme sonucunda 19.10.2005 tarih 1995/699-1996/590 sayılı ek kararı ile sanık hakkında;
"...1- Önceki hükmün iptaline
2-1995/700-709-726-695-696-698 esas sayılı dava dosyalarına konu eylemlerinden ötürü verilen önceki hükümlerin sanık lehine olduğuna,
3- 1995/697 esas sayılı eyleminden ötürü 5237 sayılı kanunun 142/1-b, 31/3. maddesine göre 2 yıl müddetle hapsine,
1995/699 esas sayılı birleşen eyleminden ötürü 5237 sayılı kanunun 142/1-b, 31/3. maddesine göre 3 yıl 4 ay müddetle hapsine,
1996/1 esas sayılı birleşen eyleminden ötürü 5237 sayılı kanunun 142/1-b, 31/3 maddesine göre 2 yıl müddetle hapsine indirilmesine ,
4- TCK'nın 72. maddesi gereğince lehine olan ve bu nedenle değiştirilemeyen eylemleri ile ilgili olarak tertip olunan hükümler ile yukarıda 3. maddede indirilmek suretiyle tertip olunan özgürlüğü bağlayıcı cezalar 72. maddesi gereğince toplanarak sanığın neticeten 11 yıl 4 ay müddetle hapsine,
5- 5237 sayılı Kanunun 63. maddesi gereğince sanığın tutuklulukta geçirdiği günlerin cezasından mahsubuna, infazın bu şekilde yaptırılmasına...”, karar verildiği
Yapılan değerlendirme sonucu verilen 19.10.2005 tarihli ek karar, sanığın 1995/699 esas sayılı dosyada savunmanı olan Av. ... Hepyılmaz'a tebliğ edildiği ve adı geçen savunman tarafından uyarlama kararının temyiz edildiği, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 17.09.2007 gün 2006/13730-2007/9003 sayılı kararı ile 07.07.2011 gün 2008/7070-2011/12415 sayılı ilamları ile hükümlünün bilgisi dışında atanan savunmanının temyizini kabul edip etmediği konusunda anlatımı saptanmak üzere dosyanın iadesine karar verildiği,
Kocaeli 1 Nolu T Tipi Ceza İnfaz Kurumunun 25.11.2011 tarih 2001/16978 sayılı yazısı ekinde sanığın '...Yargıtay'a giden dosyanın temyizini kabul ediyorum...' şeklinde beyanının tespit edilerek, dosyanın temyiz incelemesine tabi olmak üzere Yargıtay'a gönderildiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında belirtildiği üzere; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
1-) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunun yanı sıra konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturan eylemler de temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinde hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı Yasanın 61. maddesiyle cezanın belirlenmesinde, izlenmesi gereken yöntem açık ve denetime imkan tanıyacak bir biçimde ortaya konulmuştur. Buna göre somut olayda ilgili suç tanımında belirtilen cezanın alt ve üst sınırı arasında ceza tayin edilirken cezanın belirlenmesine ilişkin madde hükmündeki ölçütler dikkate alınacaktır. Bu düzenleme ile soyut gerekçelerle cezanın alt ve üst sınırdan belirlenmesi şeklindeki yanlış uygulamanın önüne geçilmek istenmiştir. Bu açıklamalar ışığında bir suçtan dolayı TCK’nın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurulacak ve somut gerekçeler de belirtilmek suretiyle kanundaki cezanın alt ve üst sınırı arasında takdir hakkı kullanılacaktır. Ayrıca temel ceza belirlenirken aynı Yasanın 3. maddesinin birinci fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki hüküm de gözetilmek zorundadır.
Hakimin temel cezayı belirlerken değindiği gerekçesi suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçları, işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksirine dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik ile dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde yerinde ve yeterli olmalıdır. Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan cezanın şahsileştirilmesi kuralının da amacı ceza ve sanık arasında uygun dengeyi sağlamaktır. İki sınır arasında cezayı belirleme hakime ait ise de bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması bu bağlamda suçun işleniş şekli, önemi, sebepleri, kanun ve nizamlara muhalefet derecesi, kastın yoğunluğu, sanığın sosyal durumu, geçmişi, topluma kazandırılması hususlarının göz önünde tutulmasının yanında bu konudaki gerekçenin dosya ile uyumlu olması zorunludur.
Hal böyle olunca;
Sanık hakkında; temel ceza belirlenirken TCK'nın 61.maddesinde belirtilen hususlar somut olaya göre göz önünde bulundurulup, somut gerekçeler belirtilerek ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle tespit edilip, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı, ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, 19.10.2005 tarihli ek kararın açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 09.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.