‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/29312 K.2015/41396

Esas No: 2012/29312 · Karar No: 2015/41396 · Karar Tarihi: 15.06.2015
Özet: Uyuşmazlık konusu, işyeri içinde hırsızlık amacıyla girilen ve silahla tehdit edilen eylemin yağma olarak değerlendirilip edilmediği ile ilgiliydi; mahkeme, bu eylemin dolaylı yağma yerine yalnızca hırsızlığa teşebbüs, silahla tehdit ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarını oluşturduğunu kabul ederek kararını bozdu. Mahkeme, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesini uygulayarak kararını bozmaya ve sanığın haklarını korumaya karar verdi.
Tebliğname No: 6 - 2010/336355

MAHKEMESİ: İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi

TARİHİ: 19/04/2010

NUMARASI: 2008/377 (E) ve 2010/184 (K)
SUÇ: Yağma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Yakınan sanık N.'in işyerine hırsızlık amacıyla girip büro kısmına çıktığında yakınan ile karşılaşan yakınan sanık M.. S..'ın tişörtünü kaldırıp silahını göstererek “benim sabıkam var, benimle uğraşma yakarım” şeklinde tehdit ettiği, yakınan sanık N.'in bağırması üzerine çalışanların gelerek müdahale ettiği eylemde; 5237 sayılı TCK’da dolaylı yağma suçuna yer verilmediği, yağma suçunun oluşabilmesi için cebir ve tehditin malın alınması sırasında veya hırsızlık suçu tamamlanmadan malın götürülmesi sırasında malın geri alınmasını önlemek amacıyla kullanılması gerektiği, eylemin bu haliyle hırsızlığa teşebbüs, silahla tehdit ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarını oluşturduğunun gözetilmemesi,

2- Yakınan sanıklar N. ve F. kolluktaki beyanlarında eylemin 21.00 sıralarında gerçekleştiğini beyan ettikleri, 31.05.2006 tarihli “Olay Yakalama, Üst Arama, Muhafaza Tutanağı”nda da, saat 21.15 sıralarında yakınan sanık N.'in işyeri adresinde bir şahsın yakalandığının bildirilmesi üzerine olay yerine intikal edildiğinin belirtilmesi ve suç tarihinde güneşin 20.33'te battığının tespit edilmiş olması karşısında; eylemin gündüz sayılan zaman diliminde gerçekleştiğinin gözetilmemesi,
3- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; tekerrüre esas alınan ilamda birden fazla suçtan mahkumiyetin bulunduğu, bu suçların içinde en ağırının bankayı kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan hükmedilen 6 ay 20 gün hapis ve 60 TL adli para cezası olduğu ve sadece bu hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle infazda duraksamaya neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, yakınan sanık M.. S.. ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 15.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?