Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/28819 K.2013/13457
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkındaki kararı temyiz eden Avukat ...’in sadece soruşturma aşamasında herhangi bir vekaletname sunmaksızın Sulh Ceza Mahkemesindeki sorgusu sırasında hazır bulunduğu, yargılama aşamasında duruşmalara katılmadığı gibi sanığın 07/08/2007 günü mahkemede alınan savunması sırasında kendisine savunman atanması için talebinin bulunmadığını bildirmesi karşısında, Avukat ...’in sanığın vekaletnameli avukatı olmadığı gibi baro tarafından da görevlendirilmediği anlaşıldığından, vekil sıfatı bulunmaması nedeniyle kararı temyiz etmeye yetkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak dosya kapsamına göre, mahkemece 11/3/2010 günlü hükmün sanık ...’e tebliğe çıkartıldığı, 22.4.2006 günlü tebliğ mazbatasında, “Sanığın yazılı adresine gidildiğinde, kuzen Hikmet tarafından sanığın Bursa Kapalı Cezaevinde mahkum olduğunu bildirmesi nedeniyle evrakın merciine iade edildiğinin” yazılı olduğu, mahkemece sanığın cezaevinde olup olmadığı araştırılmadan, aynı adrese Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yaptırıldığının anlaşılması karşısında, sanığın anılan tarihte cezaevinde olup olmadığı araştırılarak, cezaevinde olduğunun saptanması halinde tebligat işlemi usulsüz olduğundan kararın tebliği ile tebligat belgesi ve sunarsa temyiz dilekçesiyle birlikte bu konuda ek tebliğname düzenlenerek eklenmesi, o tarihte cezaevinde olmadığının belirlenmesi durumunda, ise, incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkındaki kararı temyiz eden Avukat ...’in sadece soruşturma aşamasında herhangi bir vekaletname sunmaksızın Sulh Ceza Mahkemesindeki sorgusu sırasında hazır bulunduğu, yargılama aşamasında duruşmalara katılmadığı gibi sanığın 07/08/2007 günü mahkemede alınan savunması sırasında kendisine savunman atanması için talebinin bulunmadığını bildirmesi karşısında, Avukat ...’in sanığın vekaletnameli avukatı olmadığı gibi baro tarafından da görevlendirilmediği anlaşıldığından, vekil sıfatı bulunmaması nedeniyle kararı temyiz etmeye yetkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak dosya kapsamına göre, mahkemece 11/3/2010 günlü hükmün sanık ...’e tebliğe çıkartıldığı, 22.4.2006 günlü tebliğ mazbatasında, “Sanığın yazılı adresine gidildiğinde, kuzen Hikmet tarafından sanığın Bursa Kapalı Cezaevinde mahkum olduğunu bildirmesi nedeniyle evrakın merciine iade edildiğinin” yazılı olduğu, mahkemece sanığın cezaevinde olup olmadığı araştırılmadan, aynı adrese Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yaptırıldığının anlaşılması karşısında, sanığın anılan tarihte cezaevinde olup olmadığı araştırılarak, cezaevinde olduğunun saptanması halinde tebligat işlemi usulsüz olduğundan kararın tebliği ile tebligat belgesi ve sunarsa temyiz dilekçesiyle birlikte bu konuda ek tebliğname düzenlenerek eklenmesi, o tarihte cezaevinde olmadığının belirlenmesi durumunda, ise, incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.