Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/2563 K.2012/23366
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yürürlükten kaldırılması ve bu değişiklikle ilgili olarak sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesiyle ilgili temyiz başvurusu; (2) Mahkeme, Yargıtay’ın bozma ilamına dayanarak kararın bozulmasına ve 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle mahkumiyetin devam ettirilmesine karar verdi.
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Bolu Sulh Ceza Mahkemesinin 02/07/2002 günlü, hükümlülük kararının, aynı dosyada sanık olan ... savunmanı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7.Ceza Dairesinin 04/07/2005 günlü ilamında, “1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulanma şekli hakkındaki Kanunun 12. maddesinin b fıkrası ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olup, aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi uyarınca lehe olan Yasanın belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi ve bozmadan hükmü temyiz etmeyen diğer sanıkların da yararlandırılmasına” denilerek bozulmasına karar verildiği, sanık ... hakkında Mahkemece yeniden yargılama yapılıp bozmaya uyularak, bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen hükümlü ... ...’ın da yararlandırılarak 31/03/2009 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü ... ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca hükümlü hakkındaki davadan ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... ’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Bolu Sulh Ceza Mahkemesinin 02/07/2002 günlü, hükümlülük kararının, aynı dosyada sanık olan ... savunmanı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7.Ceza Dairesinin 04/07/2005 günlü ilamında, “1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulanma şekli hakkındaki Kanunun 12. maddesinin b fıkrası ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olup, aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi uyarınca lehe olan Yasanın belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi ve bozmadan hükmü temyiz etmeyen diğer sanıkların da yararlandırılmasına” denilerek bozulmasına karar verildiği, sanık ... hakkında Mahkemece yeniden yargılama yapılıp bozmaya uyularak, bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen hükümlü ... ...’ın da yararlandırılarak 31/03/2009 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü ... ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca hükümlü hakkındaki davadan ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... ’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.