Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/2363 K.2012/13169
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Katılandan yüzüğü ve eşine ait maaş kartını yağmalayan sanığın, suça konu yüzüğü 65 liraya sattığı, satın alan kuyumcu ...'in yüzüğün gerçek alış değerinin bu miktar olduğunu söylediği, katılanın eşi ...'nün maaş kartını iptal ettirerek, yeni maaş kartıyla maaşını aldığını söylediği, katılanın alyansının değerinin satın aldığı zaman 150 Lira civarında olduğunu söylemesi üzerine, devam eden oturumlarda katılanın zararını giderme iradesi gösteren sanığın, katılanın kabul etmemesi nedeniyle, abisi aracılığıyla belirtilen bu 150 Lirayı PTT yoluyla yakınana gönderdiğinin anlaşılmasına ve Banka maaş kartının yeniden çıkarılması nedeniyle her hangi bir zarar miktarı bildirmemeleri ve ödenen miktarın yüzüğün tahmini satın alış değeri olması karşısında, tam iadenin gerçekleştiğinin kabulü gerekmesi nedeniyle tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nin 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Katılana, savunman istemesi üzerine Baro tarafından 5271 sayılı CMK’nın 234/2. maddesi gereğince savunman atanmış olması karşısında; katılan yararına avukatlık ücretine hükmolunamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ve katılan ... yasal vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcelerinin eklenmesi ve katılan vekiline avukatlık ücreti verilmesine ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/07/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Yağma
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Katılandan yüzüğü ve eşine ait maaş kartını yağmalayan sanığın, suça konu yüzüğü 65 liraya sattığı, satın alan kuyumcu ...'in yüzüğün gerçek alış değerinin bu miktar olduğunu söylediği, katılanın eşi ...'nün maaş kartını iptal ettirerek, yeni maaş kartıyla maaşını aldığını söylediği, katılanın alyansının değerinin satın aldığı zaman 150 Lira civarında olduğunu söylemesi üzerine, devam eden oturumlarda katılanın zararını giderme iradesi gösteren sanığın, katılanın kabul etmemesi nedeniyle, abisi aracılığıyla belirtilen bu 150 Lirayı PTT yoluyla yakınana gönderdiğinin anlaşılmasına ve Banka maaş kartının yeniden çıkarılması nedeniyle her hangi bir zarar miktarı bildirmemeleri ve ödenen miktarın yüzüğün tahmini satın alış değeri olması karşısında, tam iadenin gerçekleştiğinin kabulü gerekmesi nedeniyle tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nin 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Katılana, savunman istemesi üzerine Baro tarafından 5271 sayılı CMK’nın 234/2. maddesi gereğince savunman atanmış olması karşısında; katılan yararına avukatlık ücretine hükmolunamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ve katılan ... yasal vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcelerinin eklenmesi ve katılan vekiline avukatlık ücreti verilmesine ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/07/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.