Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/2173 K.2012/18058
1 kez atıf aldıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından dolayı verilen 10 ay hapis cezalarının temyiz edilmesiyle ilgiliydi; mahkeme, sanığın vasisine tebliğ edilen kararın yetkinliğini kabul ederek, usul ve yasaya uygunluk gerekçesiyle temyiz taleplerini reddetti. Mahkeme, temyiz başvurusunu süresinde kabul etti ancak verilen hapis cezalarını onaylayarak, sanığın infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin kararları da aynı şekilde doğruladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, Mala Zarar Verme, Konut Dokunulmazlığını Bozma
HÜKÜM: 142/1b, 168/2, 62 10 ay hapis (2 kez), 116/1, 119/1-c, 62 10 ay hapis (2 kez), 151/1, 168/2, 62 1 ay 10 gün hapis cezalarına ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin reddi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yoklukta verilen kararın sanığın vasisine tebliğ edildiği, o sırada cezaevinde olduğunu söyleyen sanığa tebliğ edilmediği, kanun yoluna başvurma hakkının kişiye bağlı haklardan olup kararın sanığa tebliğinin gerektiği, bu bağlamda vasiye yapılan tebliğ ile yetinilmesi yerinde olmadığından, sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek ve Mudanya Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2011 tarih, 2009/467 sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararı kaldırılarak yapılan incelemede,
Hırsızlık suçu yönünden, sanığın yakalandığında olayda kullandıkları aracın içinde bir kısım eşyaların ele geçirildiği, kalan zararın ise kovuşturma aşamasında giderildiği, bu durumun ise kısmi iade olup yakınanlardan kısmi iadeye rızalarının olup olmadığı sorulmadan yazılı şekilde karar verilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağı belirtilmesine rağmen, tekerrüre esas alınan Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2009 tarih, 2009/534-795 sayılı kararında, hırsızlık suçundan 6 ay 20 gün; tehdit suçundan 1 ay 7 gün olmak üzere iki ayrı hapis cezası olduğu halde, hangi cezanın mükerrerlik uygulamasına esas alındığının belirtilmemesi suretiyle infazda duraksamaya neden olunması,
2- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin (4), (5) ve (6).fıkralarında ‘‘ Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir ’’, denmiştir. Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye aittir. Buna göre hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58/7. maddesi gereğince ‘ mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ’ karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin uygulanmasına dair bölümden daha az cezayı içeren ‘1 ay 7 gün hapis cezasına ilişkin tehdit suçunun’ ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin kısımdan ise ‘ 3 yıllık süre ile’ sözcüklerinin çıkartılması suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, Mala Zarar Verme, Konut Dokunulmazlığını Bozma
HÜKÜM: 142/1b, 168/2, 62 10 ay hapis (2 kez), 116/1, 119/1-c, 62 10 ay hapis (2 kez), 151/1, 168/2, 62 1 ay 10 gün hapis cezalarına ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin reddi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yoklukta verilen kararın sanığın vasisine tebliğ edildiği, o sırada cezaevinde olduğunu söyleyen sanığa tebliğ edilmediği, kanun yoluna başvurma hakkının kişiye bağlı haklardan olup kararın sanığa tebliğinin gerektiği, bu bağlamda vasiye yapılan tebliğ ile yetinilmesi yerinde olmadığından, sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek ve Mudanya Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2011 tarih, 2009/467 sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararı kaldırılarak yapılan incelemede,
Hırsızlık suçu yönünden, sanığın yakalandığında olayda kullandıkları aracın içinde bir kısım eşyaların ele geçirildiği, kalan zararın ise kovuşturma aşamasında giderildiği, bu durumun ise kısmi iade olup yakınanlardan kısmi iadeye rızalarının olup olmadığı sorulmadan yazılı şekilde karar verilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağı belirtilmesine rağmen, tekerrüre esas alınan Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2009 tarih, 2009/534-795 sayılı kararında, hırsızlık suçundan 6 ay 20 gün; tehdit suçundan 1 ay 7 gün olmak üzere iki ayrı hapis cezası olduğu halde, hangi cezanın mükerrerlik uygulamasına esas alındığının belirtilmemesi suretiyle infazda duraksamaya neden olunması,
2- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin (4), (5) ve (6).fıkralarında ‘‘ Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir ’’, denmiştir. Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye aittir. Buna göre hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58/7. maddesi gereğince ‘ mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ’ karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin uygulanmasına dair bölümden daha az cezayı içeren ‘1 ay 7 gün hapis cezasına ilişkin tehdit suçunun’ ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin kısımdan ise ‘ 3 yıllık süre ile’ sözcüklerinin çıkartılması suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.