‹ Ana sayfa
Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/16933 K.2012/18422

Esas No: 2012/16933 · Karar No: 2012/18422 · Karar Tarihi: 12.10.2012
Özet: (1) Sanıklar, borçlarını ödeyemeyerek yakınlarını zorla götürüp kapatıp hırsızlık ve yaralama suçları işlemişlerdir. (2) Mahkeme, yağma suçuna ilişkin kararını bozmadı; sanıkların cezalarını sürdürdü ve itirazı reddetti.
Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 7.9.2010 tarih, 2010/227-364 Esas ve Karar sayılı hükmün, sanık savunmanının temyizi üzerine; Dairemizin 22.12.2011 tarih, 2011/5971-49678 Esas ve Karar sayılı ilamı ile tüm sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanıklardan ... oğlu ... ve ... oğlu ... hakkında ayrıca yaralama suçları yönünden onanmasına, tüm sanıklar hakkında yağma suçu yönünden bozulmasına ilişkin kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.6.2012 gün ve 2011/68126 sayılı yazısı ile sadece yağma suçuna yönelik olarak Ceza Genel Kuruluna itirazda bulunulmasından sonra, Ceza Genel Kurulu Başkanlığı tarafından 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un 99 ve 101. maddeleri uyarınca dosya Dairemize gönderilmekle gereği görüşülüp düşünüldü.

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

Sanıklar, aldıkları mal karşılığı doğan borcunu kısmen ödeyen ve kalan borçtan yeniden belirlenen ödeme takvimlerine uymayan olay günü de Burdur/Söğüt istikametinden Korkuteli Kızılcadağ/Kozağacı köyündeki evlerine aynı kamyonet içinde dönen yakınanları önceden olduğu gibi telefon ile arayıp bu amaçla görüştükleri, Korkuteli Kızılcadağ/Mamatlar köyü yolunda bekleyip, durdurdukları, ... oğlu ...'in elindeki tüfekle kamyonetten inen yakınanlara "parayı niye geciktirdiniz, biz demedik mi bu şekilde yaparız, ananızı.......s.k.edeyim, hepinizi öldüreceğim deli raporum var" dedikten sonra aracın ön lastiğine ateş edip patlattığı, ... oğlu ...'ın elindeki av tüfeğini verdiği, ... oğlu ...'ın dipçik ile yüzüne vurduğu 1938 doğumlu ...'ın yere düştüğü, bu duruma müdahale etmek isteyen oğulları ise elindeki bıçaklarla ... oğlu ...'in yakınan ...'ı yüzünden, sanık ...'ın da yakınan Osman'ı ... boyu hatıra kalsın diyerek yüz ve kalçasından yaraladıkları,

Olayları izleyen (...'ın torunu, ...'ın oğlu) ...'ın ağlaması üzerine onu da tokatladıkları, ... oğlu ...'ın bu defa yerde yatan ...'ı kucağına alıp "Bunun icabına bakacağım, bir yere atacağım" diye lastiği patlak kamyonete bindirip kendi evinin ahırına götürüp kapattığı, diğer sanıkların da üç yakınanı ... ...'ın çiftlik ahırına kapatıp zor kullanıp bağladıkları, ... oğlu ...'ın yakınan Osman cebinden 3.750 TL. ve cep telefonunu aldığı olayda, birden fazla suç işlenmiştir.

Bilindiği üzere birden fazla suç işlenmesi halinde her bir olayın özelliğine, somut olaya göre çözüm yapılacaktır.

Suçun işlenmesinde güdülen amaç ve saik itibariyle suçun nitelikli unsuru "hukuki bir ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla tehdit ve cebir kullanılması" yağma suçunun hafifletici nedeni ve ayrıca serbest hareketli bir suç olan TCK.nın 150/1. maddesindeki suçu oluşturur.
Sanıkların yeni bir kast altında bu defa yakınanları zorla bir yere götürerek kapatıp, bilahare bırakmalarına kadar süren suçları ve hürriyeti tahdit suçudur. Bu suç kapatılıp-bırakılıncaya kadar süren mütemadi bir suçtur. Kanun temel prensibi, kaç fiil varsa o kadar suç, kaç suç varsa o kadar ceza vardır. Bu gerçek içtima kuralıdır. Gerçek içtimanın istisnaları olan birleşik suç; zincirleme suç ve aynı neviden ... içtima olup, somut olayımız içinde anılan istisnaların itiraz gibi düşünülmesi olanaklı görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, usul ve kanuna uygun bulunan yağma suçuna yönelik bozma kararının değiştirilmesi gerekmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen İTİRAZININ REDDİNE, 6352 sayılı Kanun ile değişik CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca dosyanın Ceza Genel Kurulu Başkanlığına gönderilmesine, 12.10.2012 tarihinde Üye ...'un muhalefetine karşın oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY;

Yağma suçunun unsuru olan tehdit, aynı zamanda kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun nitelikli halidir. TCK'nın bileşik suçu düzenleyen 42. maddesi “Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz.” hükmünü içermektedir. Bileşik suçta, iki ayrı suç birleşmekte, suçun bir tanesi diğer suçun içinde erimekte ve faile tek suçtan ceza verilmektedir.

Alacaklarını almak amacıyla hareket eden sanıkların eylemi, 5237 sayılı TCK'nın 150/1. maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 106/2-a-c maddesine uyan tehdit suçunu oluşturmaktadır.

Bu durumda ilk derece mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklara verilen hapis cezasında, anılan suçun tehditi içeren 109/2. maddesinde yazılı nitelikli hali uygulandığından, ayrıca tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulmamalı ve ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmelidir.

Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yağma suçuna yönelik itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği görüşündeyim.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?