Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/16163 K.2013/13335
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların yağma ve dolaşım özgürlüğünü kısıtlama/kaçırma suçlarından mahkumiyetine ilişkin yerel mahkeme kararının temyiz edilmesidir. Mahkeme, temyiz itirazlarını inceleyerek bazı usul hatalarını düzeltti ve sanıkların 5 yıl hapis cezasına hükmedilmesini onaylayarak kararı kısmen mahkumiyet, kısmen beraat şeklinde yeniden düzenledi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma, dolaşım özgürlüğünü kısıtlama, dolaşım özgürlüğünü kısıtlamaya kalkışma
HÜKÜM: Kısmen Mahkumiyet, Kısmen Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Yağma suçundan sanıkların beraatine ilişkin yerel Cumhuriyet Savcısının temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre yerel Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve Yasaya uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında yakınan ...'ın dolaşım özgürlüğünü kısıtlama suçu ile sanık ... hakkında yakınan ...'ın dolaşım özgürlüğünü kısıtlamaya kalkışma suçundan kurulan hükümlerin incelemesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık ... hakkında hüküm kurulurken TCY'nın 62. maddesinin uygulanması sırasında adı geçen sanıkla ilgili uygulama yapılıp ceza belirlenmesi yerine, “ neticeten sanık ...'ın 5 yıl ” şeklinde hüküm kurulması,
2- Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Soruşturmada, 5271 sayılı Yasa'nın 150/2-3. maddesi uyarınca, sanıkların savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, sanıklara, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık ...'ın TCY'nın 109/2-3-a-b maddeleri uyarınca hükmolunan 6 yıl hapis cezasına hükümlülüğüne karar verilmesinden sonra, sanıklar hakkında TCY'nın 62/1. maddesine göre 1/6 oranında indirim yapılmasına ilişkin bölüme “ sanık ...'ın 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına” sözcüklerinin yazılması, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına,” tümcesinin eklenmesi, yargılama gideri alınmasına ilişkin bölümünden “Sanık ... için müdafi ücreti Emniyet 172 TL, Savcılık 172 TL; sanık ... için müdafi ücreti Emniyet 172 TL, sorgu 172 TL” sözcüklerinin çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve Yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanıklar ... ve ... hakkında yakınanlar ... ve ...'ye, sanık ... hakkında yakınan ...'ye karşı dolaşım özgürlüğünü kısıtlama eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin incelemesine gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; yakınan ...'a karşı suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıklar ... ve ...'ın 23.1.2012 günü yakınan ...'ın iş yerine gittikleri, sanık ...'ın aralarındaki önceki olayları konuşmak için yakınanı, sanık ... yönetimindeki araca çağırdığı, sanık ...'ın silahla yakınanın başına ve alnına vurduğu, tehdit ettiği, bir süre sonra hakkındaki hüküm onaylanan diğer sanık ...'un iş yerine gidip onu çağırdıkları, daha sonra önce ...'u sonra yakınanı araçtan indirmelerinden sonra, aralarında geçen olaylarla ilgili telefon görüşmeleri yaptıkları, bu görüşmelerden sonra yeni bir kasıtla yakınanın bulunduğu yeri sorup oraya yanlarında haklarındaki hüküm onaylanan sanık ...'da olduğu halde silahlı olarak gittikleri ve zorla yakınan ...'i araca bindirmek istedikleri olaylarda, bir suç işleme kararından söz edilemeyeceğinden, yakınan ...'e karşı biri tamamlanmış, diğeri kalkışma aşamasında kalmış iki eylemden hüküm kurulması yerine yazılı biçimde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,
2- Yakınan ...'ye karşı eylemde ise, sanıkların yakınan ...'in bulunduğu yere gittikleri, ancak burada diğer yakınan ...'nin de bulunduğu, sanık ...'ın av tüfeği ile yakınan...'ın bulunduğu iş yerine girdiği, diğer sanıklar Uğur'un kuru sıkı olduğu söylenen tabanca ve sanık ...'in de av tüfeği ile yakınan ...'i tartaklayarak araca bindirmeye çalıştıkları, bu arada yardım etmek isteyen...'ı engellemek için sanık ...'ın “seni öldürürüm dışarı çıkamazsın” şeklindeki sözlerinde yakınan...'ın özgürlüğünü kısıtlama kasıtlarının bulunmadığı, bu eylemlerinin yakınan ...'e karşı olduğunun anlaşılmasına göre, yakınan...'a karşı eylemde yakınanın dolaşım özgürlüğünü kısıtlama suçunun yasal ögelerinin bulunmadığı halde, her bir sanığın hukuki durumu ayrı ayrı değerlendirilerek silahla tehdit suçundan ceza verilmesi yerine özgürlüğü kısıtlamadan hüküm kurulması,
3- Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Soruşturmada, 5271 sayılı Yasa'nın 150/2-3. maddesi uyarınca, sanıkların savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, sanıklara, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine göre kazanılmış hakkının korunmasına, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağma, dolaşım özgürlüğünü kısıtlama, dolaşım özgürlüğünü kısıtlamaya kalkışma
HÜKÜM: Kısmen Mahkumiyet, Kısmen Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Yağma suçundan sanıkların beraatine ilişkin yerel Cumhuriyet Savcısının temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre yerel Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve Yasaya uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında yakınan ...'ın dolaşım özgürlüğünü kısıtlama suçu ile sanık ... hakkında yakınan ...'ın dolaşım özgürlüğünü kısıtlamaya kalkışma suçundan kurulan hükümlerin incelemesinde;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık ... hakkında hüküm kurulurken TCY'nın 62. maddesinin uygulanması sırasında adı geçen sanıkla ilgili uygulama yapılıp ceza belirlenmesi yerine, “ neticeten sanık ...'ın 5 yıl ” şeklinde hüküm kurulması,
2- Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Soruşturmada, 5271 sayılı Yasa'nın 150/2-3. maddesi uyarınca, sanıkların savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, sanıklara, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık ...'ın TCY'nın 109/2-3-a-b maddeleri uyarınca hükmolunan 6 yıl hapis cezasına hükümlülüğüne karar verilmesinden sonra, sanıklar hakkında TCY'nın 62/1. maddesine göre 1/6 oranında indirim yapılmasına ilişkin bölüme “ sanık ...'ın 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına” sözcüklerinin yazılması, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına,” tümcesinin eklenmesi, yargılama gideri alınmasına ilişkin bölümünden “Sanık ... için müdafi ücreti Emniyet 172 TL, Savcılık 172 TL; sanık ... için müdafi ücreti Emniyet 172 TL, sorgu 172 TL” sözcüklerinin çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve Yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanıklar ... ve ... hakkında yakınanlar ... ve ...'ye, sanık ... hakkında yakınan ...'ye karşı dolaşım özgürlüğünü kısıtlama eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin incelemesine gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; yakınan ...'a karşı suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıklar ... ve ...'ın 23.1.2012 günü yakınan ...'ın iş yerine gittikleri, sanık ...'ın aralarındaki önceki olayları konuşmak için yakınanı, sanık ... yönetimindeki araca çağırdığı, sanık ...'ın silahla yakınanın başına ve alnına vurduğu, tehdit ettiği, bir süre sonra hakkındaki hüküm onaylanan diğer sanık ...'un iş yerine gidip onu çağırdıkları, daha sonra önce ...'u sonra yakınanı araçtan indirmelerinden sonra, aralarında geçen olaylarla ilgili telefon görüşmeleri yaptıkları, bu görüşmelerden sonra yeni bir kasıtla yakınanın bulunduğu yeri sorup oraya yanlarında haklarındaki hüküm onaylanan sanık ...'da olduğu halde silahlı olarak gittikleri ve zorla yakınan ...'i araca bindirmek istedikleri olaylarda, bir suç işleme kararından söz edilemeyeceğinden, yakınan ...'e karşı biri tamamlanmış, diğeri kalkışma aşamasında kalmış iki eylemden hüküm kurulması yerine yazılı biçimde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,
2- Yakınan ...'ye karşı eylemde ise, sanıkların yakınan ...'in bulunduğu yere gittikleri, ancak burada diğer yakınan ...'nin de bulunduğu, sanık ...'ın av tüfeği ile yakınan...'ın bulunduğu iş yerine girdiği, diğer sanıklar Uğur'un kuru sıkı olduğu söylenen tabanca ve sanık ...'in de av tüfeği ile yakınan ...'i tartaklayarak araca bindirmeye çalıştıkları, bu arada yardım etmek isteyen...'ı engellemek için sanık ...'ın “seni öldürürüm dışarı çıkamazsın” şeklindeki sözlerinde yakınan...'ın özgürlüğünü kısıtlama kasıtlarının bulunmadığı, bu eylemlerinin yakınan ...'e karşı olduğunun anlaşılmasına göre, yakınan...'a karşı eylemde yakınanın dolaşım özgürlüğünü kısıtlama suçunun yasal ögelerinin bulunmadığı halde, her bir sanığın hukuki durumu ayrı ayrı değerlendirilerek silahla tehdit suçundan ceza verilmesi yerine özgürlüğü kısıtlamadan hüküm kurulması,
3- Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Soruşturmada, 5271 sayılı Yasa'nın 150/2-3. maddesi uyarınca, sanıkların savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, sanıklara, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine göre kazanılmış hakkının korunmasına, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.