‹ Ana sayfa
Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/15466 K.2014/2139

Esas No: 2012/15466 · Karar No: 2014/2139 · Karar Tarihi: 12.02.2014
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma

**HÜKÜM:** Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.08.2012 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilerek başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Yanlış uygulamalar sonucu cezası iki (2) yılın altına inen sanık hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede;

5237 sayılı TCY'nın 53/1. maddesinde düzenlenen haklardan yoksunluğa karar verilmemiş ise de, mahkumiyetin doğal sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, uyulan bozmaya, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca geçilemeyecek ceza miktarı belirlenirken, 17.01.2003 günlü önceki hükümde yağma suçundan verilen ceza yerine, ayrıca yaralama suçundan verilen cezanın da esas alınması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğname gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde yer alan “ve 5335 sayılı yasanın 22. Maddesi dikkate alınarak 474 YTL adli para” kelimeleri ile “ve adli para cezasının 647 sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince 1’er ay ara ile 10 eşit taksitler halinde tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde tamamının tahsiline” kelimeleri çıkartılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, üyeler ... ve ...'ın 474 TL Adli Para Cezasının onama kapsamı içinde kalması gerektiğine ilişkin muhalefetlerine karşın 12.02.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY:

Oluşa göre; sanığın yakınanların işyerine açık olan arka kapıdan girip fotoğraf makinasını alarak kapıdan çıkarken yakınan ... tarafından yakalandığı, sanığın yakınanın elinden kurtulup çalıntı eşya ile kaçmak istediği sırada henüz işyeri içerisinde ve kapının önünde oturan yakınan ...'in önüne geçip tuttuğu, bunun üzerine sanığın bu yakınana tekme vurup basit tıbbi tedavi ile giderilemeyecek ve 15 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaraladığı, sanığın yakınanlarca bu yerde yakalanmış olduğu anlaşılmıştır.

Suç tarihinin 15.08.2001 olması nedeniyle gerçekleşen olaydaki sanığın eyleminin 765 sayılı TCK'nın 495/1, 55/3, 456/1, 55/3. maddelerinde düzenlenen suçları; 5237 sayılı TCK'da ise sadece 149/1-d, 31/3. maddesinde düzenlenmiş yağma suçunu oluşturduğu, lehe Yasanın 5237 sayılı TCK. olduğu, bu konularda herhangi bir tereddüt ve uyuşmazlığın bulunmadığı görülmektedir.

Yerel mahkemenin 17.01.2003 gün ve 2001/273, 2003/8 sayılı kararı ile; 765 sayılı TCK'nın 495/2. maddesi delaletiyle 495/1, 61, 55/3, 59, 456/1, 55/3, 59, 647 sayılı Yasanın 4, 5. maddeleri uyarınca neticeten sanığın, 22 ay 6 gün hapis ve 474 TL. adli para cezasına mahkum edildiği, kararın sadece sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, eylemin doğrudan yağma suçunu oluşturduğu ve yeni ceza mevzuatına göre lehe yasanın tesbit edilmesi gerekçeleriyle dairemizce hükmün bozulduğu anlaşılmaktadır.

Yargıtay bozma ilamına uyan yerel mahkeme; 14.12.2006 tarihli 2006/164-470 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 149/1-d, 31/3, 62. maddeleri uyarınca sanığın dört yıl iki ay hapis cezasına mahkum edilmesine ancak kazanılmış hak kuralı gereği CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca cezanın 22 ay altı gün hapis ve 474 TL. adli para cezasına indirilmesine karar vermiştir.
Sanığın eylemlerinin, 765 sayılı TCK'nın 495/1, 55/3, 456/1, 55/3. maddelerinde düzenlenen suçları oluşturmasına karşın, 5237 sayılı TCK'da sadece 149/1-d, 31/3. maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturması, sanığa uygulanması gereken lehe Yasanın doğru olarak 5237 sayılı TCK olarak tesbit edilmiş bulunması, 765 sayılı TCK uyarınca yağmadan başka suç teşkil eden fiilin (müessir fiil) 5237 sayılı TCK hükümleri uyarınca yağma suçunun cebir unsurunu teşkil etmesi, yağma suçunun unsuru olan cebirin zorunlu olarak lehe yasa uygulamasında dikkate alınmasına karşın bu eylemden verilmiş önceki cezasının da zorunlu olarak indirilecek ceza miktarı içinde bulunması gerektiği, müessir fiil suçundan verilmiş adli para cezasının hükümden çıkarılmasının 5237 sayılı TCK'da düzenlenmiş yağma suçu normuna ve ayrıca kazanılmış hak kurallarına uymayacağı, bu nedenlerle mahkeme hükmünün onanması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun adli para cezasının çıkarılarak hükmün onanması düşüncesine katılmıyoruz.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?