Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/1000 K.2012/18844
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların apartman merdiveninde gerçekleştirdiği nitelikli yağma suçunun, TCY’nın 149/1 maddesinin (d) bendindeki “yol kesmek” ifadesiyle sınırlı olup konut eklentisini kapsayıp kapsamadığıdır. Mahkeme, bu bağlamda sanıkların suç işlediğini kabul ederek mahkumiyet kararı verdi ve temyiz itirazlarını reddetti.
MAHKEMESİ: Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
I)-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 27.01.2009 gün ve 2008/6-203-2009/3 sayılı kararında belirtildiği gibi, nitelikli yağma suçunu yaptırıma bağlayan, 5237 sayılı TCY'nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde "Yol kesmek suretiyle ya da konut veya işyerinde" ibaresine yer verilip ayrıca "eklentiden" bahsedilmemesi nedeniyle, suçta ve cezada kanunilik ilkesini düzenleyen 5237 sayılı TCY’nın 2. maddesinin 3. fıkrasındaki; “Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.” hükmü uyarınca, konut eklentisi sayılan, apartman merdiveninde gerçekleştirilen yağma suçunun, 5237 sayılı TCK’nın 149/1. madde ve fıkrasının (d) bendi kapsamında kabulü olanaklı olmadığı gözetilmeden, ayrıca anılan bent ile uygulama yapılması,
II)-Sorgusunun yapılabilmesi için hakkında yakalama emri verilen sanık ...’ın 23.05.2006 tarihinde yakalanması üzerine kovuşturmayı yapan mahkemeye sevk edildiği ve günsüz olarak duruşma açılıp sorgusunun yapıldığı bu oturumda Cumhuriyet Savcısı hazır bulundurulmayarak 5271 sayılı CMK'nın 88. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
I)-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 27.01.2009 gün ve 2008/6-203-2009/3 sayılı kararında belirtildiği gibi, nitelikli yağma suçunu yaptırıma bağlayan, 5237 sayılı TCY'nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde "Yol kesmek suretiyle ya da konut veya işyerinde" ibaresine yer verilip ayrıca "eklentiden" bahsedilmemesi nedeniyle, suçta ve cezada kanunilik ilkesini düzenleyen 5237 sayılı TCY’nın 2. maddesinin 3. fıkrasındaki; “Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.” hükmü uyarınca, konut eklentisi sayılan, apartman merdiveninde gerçekleştirilen yağma suçunun, 5237 sayılı TCK’nın 149/1. madde ve fıkrasının (d) bendi kapsamında kabulü olanaklı olmadığı gözetilmeden, ayrıca anılan bent ile uygulama yapılması,
II)-Sorgusunun yapılabilmesi için hakkında yakalama emri verilen sanık ...’ın 23.05.2006 tarihinde yakalanması üzerine kovuşturmayı yapan mahkemeye sevk edildiği ve günsüz olarak duruşma açılıp sorgusunun yapıldığı bu oturumda Cumhuriyet Savcısı hazır bulundurulmayarak 5271 sayılı CMK'nın 88. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.