Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/9844 K.2012/7651
Hırsızlık suçundan sanık ...'ın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 492/2, 65/3, 522. maddeleri gereğince 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Sivrice Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/1998 tarihli ve 1997/14 esas, 1998/22 sayılı kararının infazı sırasında, hükümlünün aynı Mahkemenin 17/01/2001 tarihli ve 2001/46 müteferrik sayılı kararı ile 4616 sayılı Kanun uyarınca 17/01/2001 tarihinden itibaren şartla tahliye edilmesini müteakip, dosyanın ele alınarak sanık hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı Kanun'un 102/3 ve 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına ilişkin SİVRİCE Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2009 tarihli ve 1997/14 esas, 1998/22 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 08.02.2011 gün ve 2011/1466/8029 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2011 gün ve KYB/2011/110010 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 11.05.2011 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(Sivrice Asliye Ceza Mahkemesince verilen 17/01/2001 tarihli ve 2001/46 müteferrik sayılı kararda, sanık hakkındaki hükmün 19/10/1998 tarihinde kesinleştiğine vurgu yapıldıktan sonra, cezanın 5 yıl süre ile ertelenmesine ve hükümlünün şartla tahliyesine karar verilmiş ise de, kesinleşmiş kararlarda ertelemenin mümkün bulunmaması karşısında, bu kararın şartla tahliye kararı olduğu düşünülerek yapılan incelemede,
4616 sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun'un 1. maddesi 4. bendi uyarınca kamu davasının kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verilebilmesi için, davanın kesin hükümle sonuçlanmamış olması gerektiği, kesin hükümle sonuçlanmış davalarda sadece cezanın infazı sırasında indirim yapılmak suretiyle şartla tahliye hükümlerinin uygulanabileceği, nitekim Sivrice Asliye Ceza Mahkemesince verilen 17/01/2001 tarihli ve 2001/46 müteferrik sayılı kararla, hükümlünün şartla tahliyesine karar verilmiş olduğu, bu tarihe göre hesaplanacak süre sonunda bihakkın tahliye tarihine göre cezanın infazının tamamlanacağı ve sadece yerine getirme fişi düzenleneceği nazara alınmadan, dosyanın ele alınarak zamanaşımı
süresinin dolduğundan bahisle, yazılı şekilde kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.
TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre, yerinde görüldüğünden kabulü ile Sivrice Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 11.12.2009 tarih ve 1997/14- 1998/22 sayılı kararın 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi gereğince BOZULMASINA, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 309. maddesi uyarınca, Mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hükmün verilmesine, 16.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Anılan Yazıda;
(Sivrice Asliye Ceza Mahkemesince verilen 17/01/2001 tarihli ve 2001/46 müteferrik sayılı kararda, sanık hakkındaki hükmün 19/10/1998 tarihinde kesinleştiğine vurgu yapıldıktan sonra, cezanın 5 yıl süre ile ertelenmesine ve hükümlünün şartla tahliyesine karar verilmiş ise de, kesinleşmiş kararlarda ertelemenin mümkün bulunmaması karşısında, bu kararın şartla tahliye kararı olduğu düşünülerek yapılan incelemede,
4616 sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun'un 1. maddesi 4. bendi uyarınca kamu davasının kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verilebilmesi için, davanın kesin hükümle sonuçlanmamış olması gerektiği, kesin hükümle sonuçlanmış davalarda sadece cezanın infazı sırasında indirim yapılmak suretiyle şartla tahliye hükümlerinin uygulanabileceği, nitekim Sivrice Asliye Ceza Mahkemesince verilen 17/01/2001 tarihli ve 2001/46 müteferrik sayılı kararla, hükümlünün şartla tahliyesine karar verilmiş olduğu, bu tarihe göre hesaplanacak süre sonunda bihakkın tahliye tarihine göre cezanın infazının tamamlanacağı ve sadece yerine getirme fişi düzenleneceği nazara alınmadan, dosyanın ele alınarak zamanaşımı
süresinin dolduğundan bahisle, yazılı şekilde kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.
TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre, yerinde görüldüğünden kabulü ile Sivrice Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 11.12.2009 tarih ve 1997/14- 1998/22 sayılı kararın 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi gereğince BOZULMASINA, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 309. maddesi uyarınca, Mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hükmün verilmesine, 16.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.